2007'ye kadar umut yok

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, 2006 sonuna kadar iç pazarda kayda değer canlanma beklemediklerini ifade ederek küçük işletmelerin bile ihracata yöneldiğini vurguladı ve işsizliğin 2007'ye kadar devam edeceği sinyalini verdi.

İSTANBUL - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, 2006 sonuna kadar iç pazarda kayda değer canlanma beklemediklerini ifade ederek küçük işletmelerin bile ihracata yöneldiğini vurguladı ve işsizliğin 2007'ye kadar devam edeceği sinyalini verdi.
İSO tarafından 2004 yılı ikinci yarısı ve 2005 yılı beklentilerine
ilişkin hazırlanan 'Ekonomik Durum Tespiti Anket Çalışması'nı
açıklayan Küçük, işsizliğin en önemli sorun olmayı sürdürdüğünü söyledi. Radikal'in, "Ekonomideki büyüme, ihracattaki artış, firmaların verimliliği istihdama ve ücretlere yansımıyor. Bu durumda iç pazara ilerleyen sürede nasıl mal satmayı planlıyorsunuz? İç pazarı gözden çıkardınız mı? Göstergeler sokaktaki insana ne zaman yansıyacak?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Bu çalışma da sanayi kuruluşlarının istihdama olan katkılarının azaldığını ortaya koyuyor. İşsizlik çözülmediği sürece iç pazarda canlanma mümkün görünmüyor. İç pazarın en azından 2006 sonuna kadar gözle görülür şekilde canlanmayacağı ortada. Bu nedenle de küçük firmalar bile ihracata yönelmeyi tercih ediyor."
İSO'nun durum tespit raporu, işletmelerin 2005 yılı ilk yarısından oldukça umutlu olduklarını ve son yıllarda ekonomide yakalanan büyüme eğiliminin sürmesini beklediklerini ortaya koydu.
Ekonomide 2004 yılında kaydedilen gelişmelere değinilen raporda, ikinci yarıda işletmelerde üretimde artışı bildirenlerin oranı yüzde 53.5'ten yüzde 56.1'e çıktığı, azalma bildirenlerin yüzde 20.5'ten 22.8'e yükseldiği kaydedildi. 2004 yılı ikinci yarıda bir önceki döneme göre istihdamlarında daralma yaşadığını belirten işletmelerin oranının tüm ölçeklerde önemli ölçüde arttığına işaret edilen raporda, şöyle denildi:
"Temel göstergelerde azalış bildiren işletmeler değerlendirildiğinde, 2004 yılı ikinci yarısının ilk yarıya göre işletme açısından olumsuz geçtiği görülmektedir."
Raporda, 2004 yılı ikinci yarıda işyerlerinin yüzde 53.5'inin yüzde 70'in üzerinde kapasite kullanım oranıyla çalışırken, bu oranların özellikle büyük ölçekli işyerlerinde tepe noktalara ulaştığı, dolayısıyla imalat sanayinde büyümenin devam etmesi için en kısa zamanda yeni yatırım ve yeni kapasitelere ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.
İhracat yapan işletmelerin oranı 2004 ikinci yarıda yüzde 79.4'e yükselirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin giderek daha büyük bölümünün ihracat yaptığı, büyük işletmelerde oranın yüzde 89 seviyesinde olduğu belirtildi. Sanayicinin kaynak yaratma ve yatırım yapma kapasitesinin giderek azaldığına işaret edilen raporda, çalışmaya katılan işletmelerin yüzde 32.6'sının kârının 2004 ikinci yarısında geçen yılın aynı dönemine göre düştüğü kaydedildi.
'Cari açık sınırı aştı'
Cari açığın GSMH'nin yüzde 5.2'siyle tehlike sınırında olduğunu savunan Küçük, Türkiye'nin daha önceki dönemlerde de, cari açık nedeniyle sıkıntılar yaşadığını hatırlattı. Küçük, "Şu anda büyük bir sıkıntı yok. Ancak bu olmayacağı anlamına gelmez, uzun vadede bu sorunun tamamen ortadan kalkması için gerekli çalışmalar başlatılmalı" dedi.
Tanıl Küçük, Radikal yazarı Yiğit Bulut'un, "Bankacılık sektörü hızla yabancılara geçiyor, ileride sanayici ve KOBİ'lere kredi vermezlerse neler olur?" sorusunu yanıtlarken, sadece yabancı sermayeli bankaların değil, ulusal bankaların da bireysel kredilere ağırlık verdiklerini belirtti. İSO Başkanı Tanıl Küçük, bireysel kredilere ağırlık veren bankalardan yatırımcıya da destek olmaları gerektiğini söyledi.


Büyütmek için tıklayınız

İşsizlik için önlem alınmalı
İşsizliğin 2004 yılında da Türkiye'nin en önde gelen sorunlarından biri olarak gündemde kaldığına dikkat çekilen raporda, sabit sermaye yatırımlarının 2004 ile birlikte artmaya başlamasına rağmen, istihdam sorununu azaltıcı etki yaratamadığı, istihdamın tek başına imalat sanayi yatırımlarıyla çözümlenmesinin mümkün olmadığı, başta hizmet sektörü olmak üzere her alanda yeni istihdam alanları yaratacak yatırımların özendirilmesi gerektiği vurgulandı. İstihdam sorununun gelecek yıllarda da gündemin ilk sırasındaki yerini koruyacağının açık olduğu belirtilen raporda, "Kısaca 2004 yılının ikinci yarısı istihdam açısından olumsuz bir dönem olmuştur" denildi. İSO'nun raporuna göre, 2004 yılı ilk yarıda yüzde 41 olan istihdamda artış sağlayan işletmelerin oranı, ikinci yarıda yüzde 37.9'a gerilerken, istihdamda azalış bildirenlerin oranı yüzde 15.9'dan yüzde 23.1'e yükseldi.

Büyütmek için tıklayınız

Dolardan 2005'te telafi yükselişi
İş dünyası 2005 için yüzde 5 olarak belirlenen büyüme hedefinin aşılacağını, buna karşın yüzde 8 olarak belirlenen tüketici fiyat endeksi (TÜFE) hedefinin de üzerine çıkılacağını öngörüyor. Buna göre, katılımcıların yıl sonu ortalama GSMH artışı öngörüleri yüzde 6.4 olurken, üretici fiyat artışı (ÜFE) ve TÜFE artışı tahminleri yüzde 10 düzeyinde bulunuyor. Çalışmaya katılan işletmeler, bugün bankalararası piyasada 1.2960/65 düzeyine kadar inen dolar kurunun geçen yıl yaşadığı değer kaybını 2005 içerisinde bir miktar telafi edeceği ve yıl sonunda 1.5546 YTL ile yüzde 15-16 dolayında değerleneceğini öngördüler. Anket sunum metninde artış beklentisinin, ÜFE ve TÜFE artışının üzerinde olduğuna dikkat çekildi. Ankette yıl sonu euro kuru için oluşan ortalama beklenti
ise 2 YTL düzeyinde gerçekleşti. Bu da yıl sonuna kadar yüzde 14-15'lik artış beklentisini ortaya koydu.

Büyütmek için tıklayınız

Üretimde ithal girdinin payı arttı
2004 yılında ihracattaki olumlu artışın etkisiyle sanayi sektöründe son yılların en yüksek üretim artışlarının gerçekleştiği kaydedildi. Ağustos ayıyla birlikte sanayi sektöründe görülen yüksek üretim artışının nispi bir yavaşlama sürecine girdiğini belirten İSO Başkanı Tanıl Küçük, yılın ikinci yarısında kasım ayı hariç sanayi sektöründeki aylık artışların, 2003 yılı değerlerinin altında kaldığını vurguladı. İmalat sanayii sektöründe üretimde ithal girdilerin payının yüksek olduğuna dikkat çekilen ankette, TL'nin değer kazanması sonucu ithal girdi kullanımının arttığı belirtildi. İthal girdi kullanımının arttığını belirten işletmelerin oranı yüzde 19.6'dan yüzde 21.2'ye yükseldi. 2004 yılının ilk yarısında yüzde 34.6 olan ihraç ürünleri içinde ithal girdilerin payı ikinci yarıda yüzde 35.5'e çıktı. Bu durumun ithalata olan bağımlılığın giderek arttığını ortaya koyduğu dile getirildi.