'2009 Türkiye için zor bir yıl ama 2010'da hızlı iyileşecek'

'2009 Türkiye için zor bir yıl ama 2010'da hızlı iyileşecek'
'2009 Türkiye için zor bir yıl ama 2010'da hızlı iyileşecek'

IMF Başkanı Strauss-Kahn Washing-ton?daki genel merkezde Türk gazetecilere İstanbul?daki toplantı hakkında bilgi verdi. FOTOĞRAF: AFP

Türkiye'nin şu anda yardıma ihtiyacı olmadığını söyleyen IMF Başkanı Strauss-Kahn: Türkiye için 2009 zor bir yıl ama küresel ekonomilerde iyileşme sağlandığında 2010'da iyileşme hızlı olur

WASHINGTON - Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, 2009’un Türk ekonomisi için zorlu bir yıl olduğunu, ancak küresel ekonomilerde iyileşme sağlandığında buna paralel olarak Türkiye’de de 2010 yılında hızlı bir iyileşme beklediklerini söyledi.
Strauss-Kahn, Türkiye’nin de bütün gelişmekte olan ülkeler gibi küresel krizden etkilendiğine dikkati çekti. Türkiye’nin mali krizde uğradığı etkinin dolaylı yoldan olduğuna işaret eden Strauss-Kahn, mali ve ekonomik krizin küresel yavaşlamaya yol açtığını ve bu yavaşlamanın dünyadaki diğer tüm ekonomilerde olduğu gibi Türkiye’ye de etkisinin görüldüğünü ifade etti.
Strauss-Kahn, “2009 yılı, Türk ekonomisi için zor bir yıl ama 2010’da hızlı bir iyileşme öngörüyoruz. Küresel ekonomide iyileşme sağlandığında, buna paralel olarak Türkiye’de de hızla iyileşme görülecek” dedi.
G-20’nin bir üyesi olarak Türkiye’nin, dünyadaki en büyük ekonomilerden biri olduğunu söyleyen Strauss-Kahn, “Türkiye’nin gelişmekte olan bir ekonomi olduğu aşikâr ama hızlı bir biçimde gelişmiş ve güçlü bir ekonomi olacak. Tabii ki bunun için atılması gereken adımlar var ve ben hükümetin bu konuda ne yapılması gerektiğini bildiğini düşünüyorum. Türk ekonomisinin geleceğine güvenim tam” diye konuştu.

‘Yardıma ihtiyacınız yok’
IMF’nin, ihtiyaç duyan ülkelere yardım eden bir kuruluş olduğuna dikkati çeken Strauss-Kahn, şu anda Türk ekonomisinin yardıma ihtiyacı olduğu yönünde bir işaretin bulunmadığını dile getirip, “Ancak tabii ki Türk hükümetinin hizmetinde olmayı sürdüreceğiz ve diğer tüm IMF üyesi ülkelerle olduğu gibi Türk hükümetiyle de görüşmeye devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

‘İstanbul özel önem taşıyor’
Dominique Strauss-Kahn dün ayrıca, IMF binasında, bir grup Türk gazeteciye, İstanbul’da düzenlenecek IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’nın gündemi ve küresel krizin durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Yıllık toplantıları, IMF açısından en önemli etkinlik olarak niteleyen ve bu toplantıların 3 yılda sadece bir kere Washington dışında yapıldığına işaret eden Strauss-Kahn, İstanbul’daki toplantının, ‘tünelin ucu görünüyor’ olsa da küresel krizin halen sürdüğü bir döneme denk gelmesi açısından özel bir önem taşıdığını belirtti.
Strauss-Kahn, İstanbul’daki toplantının ayrıca, IMF açısından iki sebeple özel önemi bulunduğunu ifade ederek, bunlardan birincisinin Türkiye ile IMF arasında geçmişten gelen başarılı ilişkiler, ikincisinin de Türkiye’nin ABD hariç yıllık toplantıların ikinci kez düzenleneceği tek ülke olması olduğunu söyledi.
Toplantının, Pittsburgh’da gelecek hafta düzenlenecek G-20 toplantısının hemen sonrasında gerçekleşecek olması bakımından da önem taşıdığını ifade eden Strauss-Kahn, bu durumun, G-20’de alınan kararların hayata geçirilmesine imkân tanıması açısından olumlu olduğunu kaydetti.
“İstanbul toplantısı işte bu yüzden çok önemli, çünkü Pittsburgh’da çok farklı konularda önemli kararların alınacağına inanıyorum” diyen Strauss-Kahn, İstanbul toplantısının, birçok konu için başlama noktası olacağını söyledi.

‘Çıkış stratejisi için erken’
Strauss-Kahn, ‘çıkış stratejisi’ hazırlamaya ihtiyaç duyulduğunu, ancak bu stratejiyi yürürlüğe koymak için henüz erken olduğunu, bunun için krizin kesin olarak arkada bırakıldığından emin olmayı beklemek gerektiğini kaydetti.
Strauss-Kahn, ileride ne tür krizlerle karşı karşıya kalınabileceğini öngörebilmek için ‘erken uyarı egzersizi’ üzerinde çalıştıklarını da kaydederek, gelecekte olası bir krizden kaçınabilmek için koordinasyon içinde olma ve bu yönde bir mekanizma geliştirmenin gerekliliğini dile getirdi.

‘Küresel çözüm üretilmeli’
Bir soru üzerine, “kriz karşısında ödenmesi gereken bir bedel olduğunu”, hiçbir ülkenin bir bedel ödemeden krizden yakasını sıyıramayacağını ifade eden Strauss-Kahn, küresel bir dünyada yaşadıklarına dikkati çekerek, krizin yerel çözümlerle atlatılamayacağını, küresel sorunlara karşı küresel çözümler üretmek gerektiğini vurguladı.
Ülkelerin çok büyük bir çoğunluğunun, yerel çözümler üretme peşine düşmemesi ve küresel koordinasyon içinde olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Strauss-Kahn, “Herkes artık sorunlarını sadece sınırlarını kapatarak ve sorunu kendi içine hapsederek değil, küresel ekonominin bir parçası olarak çözebileceğini anladı” diye konuştu.

‘Bu bize ders oldu’
‘Erken uyarı egzersizinin’, IMF’nin gelişmiş ülkeleri de takip etmesi anlamına geldiğini kaydeden Strauss-Kahn, IMF’nin sadece dar gelirli ülkeleri izlediğine dair geçmişte ‘pek de adil olmayan’ eleştirilerle karşılaştıklarını anlatarak, “Ancak, yine de kriz gösterdi ki, kaynaklarımızı, gelişmiş ülkelerde neler olduğuna dair yeteri kadar harcamamışız. Bu da bizim açımızdan bir ders oldu” dedi.

‘Ucu göründü ama hâlâ tüneldeyiz’
IMF Başkanı, krizle ilgili yaptığı değerlendirmede de, küresel iyileşmenin 2010’un ilk yarısında görülmesinin beklendiğini ancak her yerde aynı anda bunun sağlanamayacağını kaydetti. Strauss-Kahn, mali krizi arkalarında bıraktıklarını ancak, ekonomik kriz için aynı şeyi söyleyemeyeceğini belirterek, “Büyük ihtimalle bazı ülkeler için hâlâ kötü aylar, kötü rakamlar ve büyüme oranları göreceğiz. İyileşme 2010’un ilk yarısından önce, belki de ilk yarı sonuna kadar elde edilemeyecek. Tünelin ucunu görüyoruz ama hâlâ tüneldeyiz” dedi.
İşsizlik sorununun da hızlı şekilde çözülemeyeceğini dile getiren Strauss-Kahn, “Yani bazı ülkelerde büyüme yeniden sağlansa da, işsizliğin düştüğünü görmek için 8-10 ay daha beklemek zorundayız” diye konuştu.


‘Türkiye ile anlaşma olmazsa bizim için sakıncası yok’
IMF Başkanı Strauss-Kahn, Devlet Bakanı Ali Babacan’ın IMF ile anlaşmanın şart olmadığı yönündeki sözlerine ilişkin yorumunun sorulması üzerine, IMF’nin, yardımına ihtiyaç duyan ülkelere yardım etmekle görevli bir kuruluş olduğuna dikkati çekti.
Bir ülke, bir sorunla başa çıkmada kendisini yeterli düzeyde görürse, bunun kendileri için sakıncasının olmadığını kaydeden Strauss-Kahn, “Hükümetle görüşmelerimiz sürüyor. Bütçenin iyi yönde seyrettiğini öğrendim. Olup bitenlere ilişkin değerlendirmemiz, hükümetin değerlendirmesiyle çok yakın. Tabii ki ufak tefek farklılıklar olabilir, bu her ülkeyle oluyor. Dolayısıyla herhangi bir sorunun çözümü için hükümetle çalışmaya devam edeceğiz. Eğer Türkiye bir gün IMF’nin yardımına ihtiyaç duyarsa, bu yardımı sağlamaktan mutluluk duyarız” diye konuştu.
Strauss-Kahn, Türk hükümetiyle 2010 yılına ilişkin öngörülerde de büyük ölçüde görüş birliği içinde olduklarını söyledi.

İmza İstanbul’da atılmaz
Strauss-Kahn, Türkiye ile IMF arasında, İstanbul’daki toplantılar sırasında bir anlaşmaya varılması olasılığına dair soru üzerine de, İstanbul’un IMF’nin bir toplantısına ev sahipliği yapacağını, ancak bunun IMF ile Türkiye arasında özel bir ilişki türü yaratmadığını kaydederek, IMF ile Türkiye arasındaki görüşmenin, IMF’nin İstanbul’da diğer herhangi bir ülkeyle yapacağı görüşmeden farklı olmayacağını belirtti. 
(aa)