37 yıl önce Almanya'ya giden Ersü, Vistek'le Türkiye'yi köprü yapacak

37 yıl önce Almanya'ya giden Ersü, Vistek'le Türkiye'yi köprü yapacak
37 yıl önce Almanya'ya giden Ersü, Vistek'le Türkiye'yi köprü yapacak

Isra Vision CEO?su Enis Ersü, Vistek?in kurucusu Aytül Erçil?le başlangıçta Vistek?in yüzde 24 hissesi konusunda anlaştıklarını söyledi.

Enis Ersü'nün Almanya'da 'yapay görme' alanında kurduğu ve dünya devleri arasına giren Isra Vision, Sabancı Üniversitesi'nin teknoloji şirketi Vistek'e ortak oldu. Isra, Arap ülkelerine Türkiye üzerinden açılmayı hedefliyor
Haber: NURİYE DOĞU / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul’da doğup büyüyen, Alman Lisesi’ni bitirdikten sonra da hayallerini gerçekleştirmek üzere Almanya’ya giden Türk girişimci Enis Ersü’nün 1985 yılında kurduğu Isra Vision, bugün yapay görme alanında dünyanın en büyük beş şirketi arasına girdi. 37 yıl sonra Türkiye’ye dönen Enis Ersü, Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aytül Erçil’in Türkiye’de sanayi üniversite işbirliğiyle ‘yapay göz’ alanında çeşitli projeler gerçekleştiren şirketi Vistek’in yüzde 24’ünü alarak, Türkiye üzerinden Orta Asya ve Arap ülkelerine ulaşmayı hedefliyor. 

Şirketin tamamını alacak
‘Yapay görme’ teknolojisiyle otomotiv, baskı, gıda, sağlık, cam ve demir-çelik sektörlerinde, üretim aşamasında insan gözünün göremeyeceği hataları bulup, sonradan oluşacak zararı minimize eden bilgisayar sistemleri ürettiklerini belirten Isra Vision’ın CEO’su Enis Ersü, 2007 yılından bu yana Türk şirketleriyle de çalışmaya başladıklarını söyledi.
Sadece Türk olduğu için değil, Türkiye’nin gelişen ekonomisine ve güçlü endüstrisine güvendikleri için Türkiye’yi kilit ülke olarak seçtiklerini belirten Ersü, “Bu bağlamda, bir yıl önce katıldığım bir fuarda, Vistek’in kurucusu Aytül Erçil’le tanıştım ve Türkiye’de gerçekleştirdikleri projelere hayran kaldım. Bunun üzerine görüşmelerimiz başladı ve işbirliğine karar verdik” dedi. Anlaşmaları gereğince üç dört yıl sonra şirketin tamamını alacaklarını vurgulayan Ersü, bundan sonra Vistek’in üniversiteden gelen teknolojisini Isra’nın gelişmiş pazarlama stratejisiyle dünyanın her yerine ulaştıracaklarını kaydetti. Bu satınalmanın Almanya dışından yapılan ilk çalışma olması dolayısıyla da özel olduğunu belirten Ersü, şirketin adının da bundan sonra Vistek Isra Vision olacağını vurguladı.
Isra’nın 70 milyon avro cirosuyla her kıtada yer aldığını ve her yıl yüzde 30’un üstünde büyüdüğünü ifade eden Ersü, her sektörden dünyanın öncü şirketleriyle çalıştıklarını belirtti. Robotların kör makinalar olduğunu ve onlara göz verdiklerini aktaran Ersü, “Bunlar özellikle otomotiv sanayinde kullanılan üç boyutlu gözler. Boyamada ya da üretim hattındaki tüm işlemlerde en ufak hataları bile buluyorlar. Camda da, camı fırından çıkıp, binaya ya da otomobile takılana kadar her an takip ediyoruz” diye konuştu. Camda Türkiye’den Şişecam’ın önemli bir müşterileri olduğunu kaydeden Ersü, TV ekranlarının da kontrolünü yaptıklarını ve Samsung, Panasonic, Philips gibi lider firmalarla çalıştıklarını vurguladı. 

Paradaki hatayı buluyor
Yapay göz sistemlerinin baskıda da yaygın olarak kullanılmaya başlandığını kaydeden Ersü, şunları söyledi: “Üç boyutlu robotlar, para basılmadan paranın üzerindeki hataları bulmada da çok iyi. Baskı kontrolü, çok zor bir iş, bunun için ileri bir teknoloji gerekiyor. Bu konuda birçok merkez bankasıyla çalışıyoruz. Örneğin, Çin ve Rusya’da. Türkiye’de de bunu yapmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde bu konuda da çalışmalarımız olabilir.”
Vistek’in cirosunun şu anda 700 bin avro civarında olduğunu kaydeden Ersü, bunu birkaç yıl içinde 5.5 milyon avroya çıkartmak istediklerini ifade etti.
Türkiye’deki büyük firmaların artık yapay görmenin fırsatını anladıklarını ve bu sistemleri kullanmaya başladıklarını belirten Ersü, ‘yapay görme’ sistemlerinin artık üretimde bir mecburiyet haline geldiğini söyledi. Bugün Batı Avrupa’da baskı sanayinde ‘yapay görme’siz üretim yapılmadığını anlatan Ersü, “Türkiye de bunu anlamaya başladı. Üretimdeki bizim üç boyutlu bu robotlarla gördüğümüz hataları insan gözünün görmesi imkânsız. Bu nedenle bence mecburiyet” diye konuştu. Enis Ersü, Vistek’e ödedikleri 400 bin avronun şirkete sermaye artırımı olarak kullandırılacağını ifade etti.

Laboratuvardan şirkete
Vistek’i 2006’da kurduklarını ama öncesinin de olduğunu aktaran Prof. Dr. Aytül Erçil de, ABD’den döndükten sonra 1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde yapay görme ve otomosyan konusunda bir laboratuvar kurduğunu ifade etti. Sonra sanayiyle işbirliği yapmak istediklerini ama kimsenin yüz vermediğini belirten Erçil, “Biz de uluslararası projelere girdik, ABD’ye projeler yaptık. Sanayiden destek alamadan onlara projeler yapmaya başladık ama hayata geçiremedik” dedi. Vistek’in de bu sanayi üniversite işbirliği için 2006’da kurulduğunu kaydeden Erçil, Boğaziçi’nden Sabancı Üniversitesi’ne geçtiklerini vurguladı. AB’nin 2005’te Sabancı’daki laboratuvarlarına ödül verdiğini aktaran Erçil, cam, otomotiv, beyaz eşya, LPG ve gıda sektörleri için çalışarak, çeşitli projeler ürettiklerini aktardı. Erçil, şu anda da başta ‘otomatik dizgi sistemi’ olmak üzere birkaç projenin patentini almayı beklediklerini kaydetti.
Türkiye’de girişimciliğin uzun vadeli bir iş olduğunu vurgulayan Erçil, “Küreselleşen dünyada tek başına büyümek çok zor, dünyada daha kolay söz sahibi olmak için bu ortaklığa giriştik” dedi.