6.5 milyar YTL'lik 'delik'

Bütçede iyileşme ve mali disiplin rakamları kuşku yaratıyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü (TEPAV), 2005 yılında 6.5 milyar YTL'lik harcamaların bütçenin dışında tutulduğuna dikkati çekerek...
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Bütçede iyileşme ve mali disiplin rakamları kuşku yaratıyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü (TEPAV), 2005 yılında 6.5 milyar YTL'lik harcamaların bütçenin dışında tutulduğuna dikkati çekerek, faiz dışı fazla rakamının da bu miktarda aşağı çekilmesi gerektiğini savundu. TEPAV'ın raporunda, "Açıklanan bütçe raporlarının ve yapılan beyanların güvenirliğinin ve saydamlığının ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini düşünmekteyiz" denilirken, ertelenen ve bütçe rakamlarına yansıtılmayan harcamaların, gelecekteki yükümlülükleri artırdığı ve yeni bir borçlanma türü yaratıldığı vurgulandı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından kurulan TEPAV tarafından hazırlanan 'Mali İzleme Raporu'nda, 2005 yılı bütçe uygulama sonuçları değerlendirildi. Açıklanan rakamlara göre, IMF tanımlı bütçe gelir kaleminde yüzde 16.9, gider kaleminde yüzde 18.7 artış sağlandığı, faiz dışı fazlanın ise yüzde 9.8 artışla program hedefleriyle uyumlu şekilde 24.1 milyar YTL olarak gerçekleştiği vurgulandı.
Gerçeği yansıtıyor mu?
'2005 yılı konsolide bütçe faiz dışı fazlası gerçeği yansıtıyor mu? (Bütçe Hesaplarına Yansıtılmayan Harcamalar)' başlığı ve sorusu altında 2005 yılında bütçe saydamlığının zorlandığına işaret edilerek, şu değerlendirme yapıldı: "2005 yılı bütçe uygulama sonuçlarının faiz dışı konsolide bütçe dengesinin program tanımlı hedefleri tutturduğu yönündeki resmi beyanlara rağmen kanımızca aşağıdaki tabloda gösterdiğimiz gibi bazı çok önemli kamu harcamaları gider olarak bütçe açığına yansıtılmamaktadır. Bu durum ülkenin mali saydamlığını ve devletin mali pozisyonunu net olarak görmemizi önemli ölçüde zedelemektedir. Mali saydamlıktaki olumsuzluklar ciddi boyutlara ulaşmaktadır."
Raporda, bütçe dışı bırakıldığı düşünülen harcamalara ilişkin tahminler de şöyle sıralandı:
EMEKLİLERE VERGİ İADESİ: '8 Şubat 2006 tarihinde kanunlaşan 5454 sayılı emeklilere vergi iadesi yapılmasıyla ilgili yasanın geçici 1. maddesine eklenen bir hükümle 2004 ve 2005 yıllarında vergi iadeleri için avans olarak yapılan ödemelerin 'bütçe ile ilişkilendirmeksizin mahsuplaşılacağı'na dair bir düzenleme getirilmiştir. Bu yolla bu mahsuplaşma işinin bütçe açığını etkilemeyecek şekilde bütçe dışında yapılmasına olanak sağlanmıştır. İki yıl için bu tür mahsup edilmeyen dolayısıyla bütçeye gider yazılmayan tutarların asgari 1 milyar 100 milyon YTL olacağını hesaplamaktayız.
TAHAKKUK ETTİRİLMEYEN KİT GÖREV ZARARLARI: Son 2-3 yıl içinde kamu işletmelerinin bilançolarında Hazine borcu olarak tahakkuk eden görev zararı alacaklarının Hazine tarafından bütçeye yükümlülük oluşturmak amacıyla tahakkuk ettirilmediği görülmektedir.
TMO'dan 1.1 katrilyon
Örneğin 2004 yıl sonu itibarıyla sadece Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alacağı brüt olarak 1.6 katrilyon liraya (milyar YTL) ulaşmış, çıkarılan torba yasası ile bu borcun yaklaşık 500 trilyon lirası Hazine Müsteşarlığı'nın alacağına mahsuben düşülmüştür. Sonuç olarak TMO'nun hesaplarında 2004 yılı sonu itibarıyla toplam 1.1 katrilyon lira (milyar YTL) birikmiş görev zararı alacağı bulunmakta, bu tutar kontrol süreci tamamlanmadığı gerekçesiyle, tahakkuk ettirilerek Hazine Müsteşarlığı hesaplarına yansıtılmamaktadır.
GSMH'nin yüzde 1.3'ü
Bu türden Yüksek Denetleme Kurulu (YDK) raporlarına göre birikmiş görev zararlarının toplam 2.5 milyar YTL olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür görev zararlarının bütçe açığına dahil edilmeseler dahi 2005'te bütçe harcamalarına yansıtılmayan toplam 6.5 milyar YTL'lik (GSMH'nin yüzde 1.3'ü) bir büyüklüğe ulaştığını göstermektedir.
YENİ BORÇLANMA TÜRÜ YARATILDI: Ait olduğu yıl içinde hak sahiplerine ödenmeyen ya da ödendiği halde bütçe hesaplarına yansıtılmayan, ertelenen bu türden harcamalarla ileriye yönelik ciddi yükümlülükler birikmekte, bunun yanı sıra reel sektörün alacakları zamanında ödenmeyerek yeni bir borçlanma türü yaratılmaktadır. En önemlisi bu yükümlülüklerin gerçek boyutunun ne olduğu konusunda resmi makamlardan sağlıklı bilgi alınamamaktadır. Açıklanan bütçe raporlarının ve yapılan beyanların güvenirliliğinin ve saydamlığının ciddi bir biçimde sorgulanması gerektiğini düşünmekteyiz.
BİLGİ EDİNME YASASI DA İŞLEMEDİ: Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü raporunda 21 Şubat 2005 tarihinde, TEPAV olarak Maliye Bakanlığı'na bu tür yükümlülüklerle ilgili Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde başvuru yapıldığı belirtilerek, "Ancak hazırladığımız Mali İzleme Raporun'un yayımlandığı tarih itibarıyla henüz bir yanıt alamadık" denildi.
2004'ün borcu 2006 yılına ertelenmiş
TEPAV raporunda, "Toplam 3.5 milyar YTL olduğu açıklanan devlet hastanesi borçlarının 2 milyar YTL'sinin 2005 öncesinden geldiği ve ağırlıklı olarak SSK'dan kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Burada ilginç olan nokta, bu şekilde oluşan yükümlülük kısmen döner sermaye hesaplarına yansıtılırken, borçlu olan kamu kurumlarının mali raporlarında ise yükümlülük olarak görülmemesidir" denildi.
Raporda, ilaç, medikal firma ve diğer sağlık kurumlarına olan borçların da bütçe dışı bırakıldığı tahmin edildi. Maliye Bakanlığı'nın bu şekilde biriken yükümlülükleri borç hesabı adı altında bütçeleştirdiğine ve 2006 yılının şubat ayında ödeneceğini açıkladığına işaret edilerek, "Bunun anlamı, aslında 2004 yılında doğan ve tahakkuk eden yükümlülüklerin ödenmesinin 2006 yılına ertelenmesidir" denildi.
Bu türden borçların da 1 milyar YTL seviyesinde olduğu belirtildi.