'AB-Türkiye ilişkilerinde tren kazası değil, ancak lastik patlaması olabilir'

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Avrupa Birliği (AB) müzakereleri sürerken zaman zaman yaşanan ve yaşanabilek gerilimler için yapılan 'tren kazası' benzetmelerine karşı çıktı.

MOSKOVA - Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Avrupa Birliği (AB) müzakereleri sürerken zaman zaman yaşanan ve yaşanabilek gerilimler için yapılan 'tren kazası' benzetmelerine karşı çıktı. Rahmi Koç, "Yaşanan veya yaşanacak gerilimleri ben lastik patlaması olarak değerlendiriyorum. Tren kazası çok daha ağır sonuçlar doğurur. Benzetme olarak da ağır kaçıyor" dedi.
Koç, AB'yle müzakerelerin başlamasını Türkiye'ye yabancı sermaye akışına çok olumlu katkı yaptığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Türkiye, AB ile müzakereleri rayında götürme çabasından hiç vazgeçmemeli. 10-12 yıl sonrasını, tam üyelik dönemini kestirmek zor. Ancak, AB yolunda yürümenin Türkiye'de yatırım iklimini düzelten bir etkisi oldu. Bunu iyi sürdürmeliyiz."
50 milyar avroluk ciro
Koç, Arçelik'in Moskova yakınlarındaki Kirzaç kasabasında 90 milyon avro yatırımla kurulan Beko buzdolabı, çamaşır makinesi ve televizyon fabrikasının açılışını gerçekleştirdikten sonra basının sorularını yanıtladı.
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, topluluk olarak 50 milyar avroluk ciroya ulaşmalarını şöyle değerlendirdi: "Şimdi önemli olan bu büyüklüğe yakışan kârlılığı da yaratmak. Biz ciromuzla birlikte kârlılığımızı da artırmaya özen gösteririz. Bünyemize yeni katılan Tüpraş ve Tansaş, bu yıl ciromuza katkı yaptı. Ancak, kârlılığımıza katkısını bu yıl tam olarak göremeyeceğiz. Tüpraş ve Tansaş'ın kârlılığımıza katkısını 2007 yılı sonunda hep birlikte görüp anlayacağız."
'Ekonomiyle büyüyoruz'
Ekonomideki istikrar ve büyüme ortamının Koç Topluluğu'nun da büyümesine katkı yaptığını belirten Rahmi Koç, şöyle konuştu: "Son 30 yılı değerlendirdiğimizde şu sonuç ortaya çıkıyor: Eğer Türkiye küçülmüşse, o dönemde biz daha fazla küçülüyoruz. Eğer Türkiye ekonomisi büyümüşse, bizim büyümemiz daha yüksek gerçekleşiyor. Biz Koç Grubu olarak Türkiye'nin son dört yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği büyüme çizgisinin süreceğine inanıyoruz."
Rahmi Koç, "Demirdöküm, İzocam, Döktaş gibi önemli şirketlerinizi elden çıkarıyorsunuz. Şimdi Marmaris'teki otelinizi de satıyorsunuz. Bunun nedenini açıklar mısınız?" sorusuna da şu yanıtı verdi: "Türkiye, dünyayla giderek daha fazla bütünleşiyor. Biz de rekabete ayak uydurmak
için piyasadaki gelişmelere göre adım atıyoruz, yeni atılımlar yapıyoruz. Bir anlamda portföy düzeltiyoruz. Bulunduğunuz sektörde ya büyüyüp güçü olacaksınız, ya da o sektörden çekileceksiniz. İkisinin arası yok. Biz de portföyümüzü düzenleyip, büyüme öngördüğümüz sektörlerdeki gücümüzü artırıyoruz. Şirketler doğar, gelişir, büyür sonra ya yoluna aynı güçle devam eder ya da sizin için ömrünü tamamlar. Biz de kendi cephemizde büyümesini sürdürmeyi düşünmediğimiz şirketleri elimizden çıkarıyoruz."
'Şimdi bu şirketleri elden çıkarmak sizi üzmüyor mu?' sorusu üzerine Rahmi Koç 1970'deki 15-16 Haziran olaylarını anımsadı. Rahmi Koç, Demirdöküm'ün o günlerdeki Genel Müdürü Yüksel Pulat'ın direniş sırasında içerde rehin kaldığını, direniş bitmeden fabrikayı terk etmek istememesine uzandı: "Elbette o şirketlerin bizim için önemi vardı. Bizim için zor olsa da bugünkü şartlar, o şirketlerle vedalaşmamızı gerektiriyor."
'Rekabet rahatsız etmez'
"Yabancı sermayenin iç pazardan giderek daha fazla pay alması sizi rahatsız etmiyor mu?" sorusu üzerine Rahmi Koç şu değerlendirmeyi yaptı: "Neden rahatsız etsin ki? Artık bugün rekabet gücü çok önemli. Eğer rekabet edemezseniz, teslim olursunuz. Zaten rekabet gücünüz yoksa, dışarıya da açılamazsınız, dünya pazarlarından pay da alamazsınız. Bizim için ister içeride, ister dışarda olsun, rekabet, rekabettir. Başka bir yolu yok."
'Tüpraş'la bir ilgisi yok'
Koç, "Bazı şirketlerinizi elden çıkarma stratejisi kapsamına tersaneniz de girecek mi?" sorusunu da şöyle yanıtladı: "RMK Marin, benim en hassas noktam. Tersane konusunda bölgemiz öne çıkıyor. RMK Marin, orduya da üretim yapıyor, yat tamiri hizmeti de veriyor, büyük yatlar da üretiyor. Bunu elden çıkarmamız söz konusu değil ama ihracata dönük ortaklık yapmayı düşünebiliriz."
Rahmi Koç, "Bazı şirketlerinizi Tüpraş borcu ödemelerinde kendinizi rahatlatmak için elden çıkardığınız yorumları var. Tüpraş için çok yüklü kredi kullanmıştınız. Tüpraş'ı almak sizde sıkıntı yarattı mı?" sorusu üzerine şöyle konuştu: "Kesinlikle bir sıkıntı yok. Herkes kredi alır, borçlu duruma düşer. Biz bazı sektörlerden çıkacağımızı daha önce anons etmiştik. Onlar bu döneme denk geldi. Söz konusu şirketleri satmamızın nedeni Tüpraş borcunu ödemek değil. Tüpraş'ta borç ödeme konusunda iki türlü denklem var. Ya ilk alımı yapan konsorsiyum ayrı şirket olarak yoluna devam edecek, borcu o şirket ödeyecek ya da Tüpraş'la birleşecek. O durumda Tüpraş da borçlu duruma düşecek. Hangi yöntemin benimseneceğine daha sonra karar verilecek."
'Otomotivden memnunuz'
Koç, grubun otomotiv şirketlerini şöyle değerlendirdi: "Ford Otosan, dünyadaki Ford şirketleri arasında kârlılık yarışını hep önde götürüyor. Tofaş ise altı yeni model üzerinde çalışıyor. Grup içindeki otomotiv şirketlerimizden çok memnunuz."
'Rusya'da risk almanın meyvesini topluyoruz'
Rahmi Koç, Moskova'ya Enka ile birlikte ilk Ramstore'u açtıkları sırada Rusya ekonomisinin dibe vurduğunu hatırlatarak, "Aslında o dönemde büyük risk aldık. Buna rağmen yatırımlarımız aralıksız sürdü. Aslında grubumuz Rusya pazarını 1994'ten beri iyi tanıyordu. Ramstore yatırımlarıyla yerleştik. Petrol ve doğalgaz avantajıyla Rusya ekonomisi günden güne yükseliyor, halkın alım gücü de artıyor. Arçelik-Beko yatırımıyla artan alım gücünden daha fazla pay almayı hedefledik. Biz şimdi Rusya'da risk almanın meyvelerini topluyoruz ve toplayacağız" dedi. Koç Grubu'nun Rusya'daki yatırımlarının toplamı 500 milyon avroyu aştı. Rahmi Koç, Rusya ile hem ekonomik, hem de siyasi ilişkileri sıcak tutmanın çok önemli olduğunu vurguladı.
'Wal-Mart işi, önüme gelmedi'
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, gazetecilerin, "Wal-Mart'ın Migros'la ilgilendiği haberleri yeniden gündeme geldi: Son durum nedir?" sorusu üzerine şunu söyledi: "Birçok yabancı şirket her zaman gelir gider.
10-15 yıldır yabancılar ortaklık görüşmeleri için gelir gider. Arçelik ortaksız bugünlere geldi. Fakat yabancılara hep açığız. Bütün şirketlerimizle dışarıdan gelen yatırımcılar temasta bulunurlar, oturup konuşuyoruz. Ancak, Migros'la ilgili hiçbir yeni gelişme yok. Wal-Mart çok güçlü bir grup ama Avrupa'da başarılı olamadı.
Bölgemize dönük arayışları zaman zaman öne çıkıyor. Ne yaparlar bilemiyorum. Perakendede dünyanın en büyüğü geldiği zaman da oturup konuşuyoruz. Daha doğrusu arkadaşlar konuşuyor. Ancak, Wal-Mart işi benim önüme gelmiş değil."