'ABD'den zengin miyiz de kuruşa kıymet vermiyoruz'

Türk Lirası'ndan altı sıfır atılarak geçilen Yeni Türk Lirası'nda dönüşüm oranı yüzde 91'e çıktı. Ancak kuruşların dönüşümünde aynı hıza ulaşılamadı.

ANKARA - Türk Lirası'ndan altı sıfır atılarak geçilen Yeni Türk Lirası'nda dönüşüm oranı yüzde 91'e çıktı. Ancak kuruşların dönüşümünde aynı hıza ulaşılamadı. Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, halkın bir kuruşlara olan ilgisizliğine, "Biz Avrupa Birliği'nden ABD'den daha mı zenginiz ki bir kuruşun kıymetini bilmiyoruz, bu tavrı yadırgıyorum" sözleriyle tepki gösterdi.
Devlet Bakanı Ali Babacan, Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı dün düzenledikleri basın toplantısında YTL ile ilgili kaydedilen gelişmeler hakkında bilgi verdi. Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti YTL tahvillerinin uluslararası piyasalardaki satışının 2 Eylül itibarıyla 5 milyar 805 milyon YTL'ye ulaştığını açıkladı. Türk parasına güvenin sağlanmasıyla, 'dolarize' olmuş Türk ekonomisinde de değişim yaşandığına işaret eden Babacan, yatırımlarda 2002 yılında yabancı para/TL oranının yüzde 50/50 olan oranın bugün yüzde 70/30 TL lehine değiştiğini söyledi.
Yabancı banka hesap açtı
Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, YTL ile Türk parasının itibarının yükseldiğini belirtirken, gelişmiş bir ülkenin Merkez Bankası'nın Türkiye tarihinde ilk kez Merkez Bankası nezdinde vadesiz YTL mevduat hesabı açtığını, diğer merkez bankalarının da talepte bulunmasını beklediklerini söyledi. Serdengeçti, hesap açan Merkez Bankası'nın hangi ülkeye ait olduğunu ise açıklamadı.
Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti, banknotlarda dönüşüm oranının 2 Eylül itibarıyla yüzde 91'e ulaştığını, 50 YTL'nin ATM'lere yerleşiminin gecikmesinin dönüşüm hızını biraz yavaşlattığını söyledi. Madeni paralarda ve düşük değerli kupürlerde dönüşümün yavaş ilerlediğine işaret eden Serdengeçti, bir kuruşlara vatandaşın ilgisizliğinden yakındı.
"Avrupa Birliği'nde ABD'de bir kuruşun kıymeti bilinirken, bizdeki bu tavrı yadırgıyorum. Biz bu ülkelerden daha mı zenginiz ki bir kuruşun kıymetini bilmiyoruz" diyen Serdengeçti bu durumun değiyeceğine inandığını söyledi. Serdengeçti, bir kuruşun alışveriş merkezlerinde bulunmadığını, talep edilse bile verilmediği hatırlatılarak bunun için nasıl bir önlem
alındığı sorusu üzerine de talebin önemine işaret etti. Hazine Müsteşarı Halil İbrahim Çanakcı da, basılan 150 milyon adet bir kuruşun yüzde 65'inin piyasaya verildiğini, gelebilecek talebi karşılayacak stokları bulunduğunu belirtti.
Serdengeçti, AB ve ABD'deki tedavüldeki madeni paraların dağılımına ilişkin bilgileri de aktardı. Buna göre, ABD'de bir dolar ve 50 centlik madeni paralara ilgi yokken, bir cent en çok kullanılan madeni para. AB'de de bir cent en çok kullanılan madeni para. Türkiye'de ise durum tam tersi. En çok 1 YTL ve 50 kuruş kullanılırken, en az ilgi bir kuruşa gösteriliyor. Madeni parada 1.2 milyar adet eski madeni paranın 800 milyonu hala piyasada. Bunun yaklaşık yarısının da paranın yapıldığı 'maden'i paranın değerinden daha kıymetli olması ve hatıra olarak elde tutulacağı için darphaneye geri dönmeyeceği tahmin ediliyor.
Sahte banknot azaldı
Serdengeçti, enflasyon ortamında zaten 'yuvarlama' yapıldığını ve YTL'ye geçişle birlikte yuvarlama etkisi olmadığını, bunun ağustos sonu enflasyon rakamlarıyla da ortaya çıktığını vurguladı. Serdengeçti, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın ürün fiyatlarındaki değişime ilişkin araştırmasını da örnek olarak verdi. Buna göre, bin 867 üründen 186'sının fiyatı düştü, 185'inin arttı, bin 496'sının fiyatı ise değişmedi.
Sahte para basımına da değinen Serdengeçti, 2005'in ilk yarısında Merkez Bankası'nın eline geçen sahte YTL'lerin toplam banknotlara oranının avro bölgesine göre çok daha düşük olduğunu, bazı Avrupa ülkelerinde bu tutarı Türkiye'nin 4-5 katına kadar yükseldiğini söyledi. Serdengeçti, 2005'te sahte banknot adedinde azalma olduğunu vurguladı.
Başkanın açıklamalarının ardından yine sahteciliğin arttığı ile ilgili bir soru Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay'ı kızdırdı. "Bunu kim iddia ediyorsa verilerle birlikte burada olmasını isterdim" diyen Binay, bilgi sahibi olmadan fikir beyan etme alışkanlığından kurtulmak gerektiğini dile getirdi. Binay, gazetecilere, birkaç yıl sonra geçilecek olan yeni banknotlar için şimdiden çalışmalara başlandığını ve yeni paraların güvenlik önlemlerinin de artırılacağını ifade etti.
Bakan Tüzmen'e taş
Serdengeçti TL'nin değeri konusunda ihracatçılara ve Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'e de taş atarak 2001'den itibaren reel efektif kur endeksiyle birlikte reel emisyon endeksinin artış eğiliminde olduğunu belirterek, bu olumlu gelişmeye bazı ekonomi birimlerinin sevinmek yerine üzüldüğüne dikkat çekti. Serdengeçti, bunun ters para ikamesinin göstergesinin ve TL'nin değerinin arttığını gösterdiğini belirterek "Ekonomik birimlerin önemli bir bölümü bu gelişmeleri yakalayabilmiş değildir. Türk parasının itibarının yükselmesine sevinecekleri yerde dövizin göreli itibarının düşmesine bu ülkede üzülme noktasındalar" dedi.
Ali Babacan: Enflasyon zıplamadı
Devlet Bakanı Ali Babacan, YTL'nin artık Avrupa ve dünya parası haline geldiğini, artan güven ile uluslararası yatırımcıların da YTL tahvillerine yöneldiğini söyledi.
Babacan, 2003 ve 2004'te enflasyonun hedefin altında kaldığını, bu yıl yüzde 7 civarında dönen enflasyonun, yüzde 8'i geçmeyeceği, hatta altında kalacağı beklentisi taşıdıklarını belirterek, "Enflasyonu daha aşağıya indirmek için, belki şimdiye kadar gösterilen mücadeleden daha yoğun bir mücadele gerekir" diye konuştu.
Başarıyla tamamlanan YTL'ye geçiş operasyonunun, iddia edildiği gibi enflasyonu zıplatmadığını söyleyen Babacan, kaosa yol açma ve devalüasyon beklentilerinin de boşa çıkarıldığını vurguladı. Babacan, paradaki 'yeni' ibaresinin Bakanlar Kurulu kararı ile kolayca kaldırılabileceğini belirterek, şöyle konuştu: "Tahminim, birkaç yıl daha bu yeni ibaresine devam eder."
Yeni paranın enflasyonla mücadeleye katkısı olduğunu belirten Ali Babacan, sözlerini şöyle tamamladı: "YTL Avrupa, dünya parası oldu. Türk hisse senetleri ve devlet iç borçlanma senetlerinin yaklaşık 40 milyar dolarlık kısmını uluslararası yatırımcılar aldı. Bu, Türkiye'deki istikrara Türk Lirası'na güvenin önemli bir işareti."