Abdüllatif Şener: Şarabın bir tek tadını bilmiyor

'Topraktan Kadehe AB Yolunda Bağcılık' çalıştayına katılan Devlet Bakanı Abdüllatif Şener, şarabın tadı dışında her şeyini bildiğini söyledi. "Biz üzümü yiyoruz, Avrupalı şarap yapıp içiyor diyen Şener Türkiye'de rakının şarabı baskı altında tuttuğunu belirtti.

ANKARA - Hükümet, partili belediye başkanlarının çeşitli uygulamalarla getirmeye kalkıştığı içki yasağına karşılık, şarap çalıştayında en üst düzeyde temsil edildi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, şarabın tadı dışında her şeyini bildiğini belirtti, milli içki olan rakının, şarabı baskı altında tuttuğunu söyledi. Türkiye'de şarap üretimi ve kalitesinin düşük olduğuna dikkat çeken Şener, "Biz üzümü yiyoruz, Avrupalı şarap yapıp içiyor" dedi. Şener bir soru üzerine de 'içkinin yasaklanması diye bir şey olamayacağını' söyledi.
Şener dün Şarap Üreticileri Derneği ve Ankara Üniversitesi'nin ''Topraktan kadehe AB yolunda bağcılık' konulu çalıştayına katıldı. Toplantıya katılıp katılmayacağına ilişkin olarak bazı gazetelerde haberler çıktığını anımsatan Şener, haberlerde "Acaba hakikaten katılacak mı?" sorusunun yanı sıra, bunun siyasi bir risk olarak da algılandığı şeklinde anlamların bulunduğunu söyledi.
'İlgi duymam normal'
Abdüllatif Şener, "Türkiye, demek pek çok şeyi aşamamış bana kalırsa. Yani böyle bir yaklaşım tarzı, değerlendirme biçimi olmaması gereken, insanın hafızasından geçmemesi gereken bir şeydir... Herkesin ilgi duyduğu bu konuya, hele ki bir bakan olarak, Türkiye'nin ekonomisinden ve tarımdan sorumlu bir kişilik olarak benim de ilgi duymamdan daha doğal bir şey olamaz. Ama tüm bunlara rağmen eğer 'sen şaraptan ne anlarsın' diyenler varsa, ben bu nesnenin her şeyini bilirim, sadece tadını bilmem" dedi.
'Avrupa içiyor, biz yiyoruz'
Tarımda en yüksek katma değerin şarapçılıkta olduğunu, ancak küresel rekabetin de en sert şarapçılıkta yaşandığını belirten Abdüllatif Şener, "En kaliteli ve ucuzunu üretemiyorsanız, fabrikanızın bulunduğu mahalle bakkalına bile mal satamazsınız" dedi. Şener, İspanya, Portekiz ve İtalya'da üretilen şarapların yüzde 90'ının şaraba dönüştüğünü, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 2-3 civarında olduğunu belirterek, "Biz yiyoruz, Avrupa içiyor. Biz sucuk, pestil, pekmez, sirke yapıyoruz, ilave katma değerden mahrum kalıyoruz" diye konuştu.
Kayıt dışı uyarısı
Şarabın tarihiyle ilgili kısa bilgi veren Bakan Abdüllatif Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1904'te 340 milyon litre şarap üretmişiz. Bugün 90 milyon litreye ulaşmışız diye 'büyük atak yaptık,' diyoruz. Şarap üretiminde çok düşük seviyedeyiz. Şarap kalitemiz düşük. Üretimin üçte ikisi kayıt dışı. Kayıt dışı bir yapının dış piyasada rekabet şansı yok. Uluslararası piyasaya şarap satabilir hale gelmemiz lazım. Bunun için de bağdan şaraba uzanan kayıt mekanizması olması gerekiyor. Etikete, şu bölgenin şu üzümünden yapılmıştır, diyebilmek için bu şart. Şarap kendini tevekküle kaptırmış gibi geliyor bana. Pek bağdaştıramıyorum ama. Tevekkül içinde şarapçılığı sürdürmek mümkün değil."
'İçkiye yasak olmaz'
Şener toplantı sonrası gazetecilerin, bazı AKP'li belediyelerce içki satışının yasaklanmasını nasıl değerlendirdiğini sorunca, "Türkiye bir hukuk devleti. Hukukun genel ilkeleri, çağdaş normları önemlidir. Mutlak anlamda yasak ya da serbesti olamaz" dedi. Bir dönem dünyanın değişik yerlerinde içki yasağı uygulandığını, ancak günümüz dünyasında bu konuda çağdaş bir anlayış olduğunu kaydeden Şener, "O, şu anda Türkiye'de de geçerli olan bir kuraldır. İçkinin yasaklanması diye bir şey zaten olamaz. Ancak mevzuatımızda bazı düzenlemeler var. 'İçki satılan yerlerin okullara, ibadethanelere şu kadar mesafede olması gerekir' gibi. Genel düzenlemeler dışında bir sınırlama veya yasaklamanın söz konusu olduğunu düşünmüyorum" dedi.
Toplantıda konuşan Şarap Üreticileri Derneği Başkanı Ali Başman da sektörden toplanan verginin bağcılığın geliştirilmesine destek için kullanılmasını istedi.