Adıyamanlı peynirciyi 'kefir' coşturdu

Adıyamanlı peynirci Kılıç ailesi, Kafkaslar'ın şifa kaynağı 'kefir'i market raflarına taşıdı, cirosunu ikiye katladı. Bugüne kadar eski kaşar, koyun ve inek peyniri gibi geleneksel peynirleriyle sadece İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde tanınan Altınkılıç markası, kefir sayesinde tüm Türkiye'ye mal satar hale geldi.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Adıyamanlı peynirci Kılıç ailesi, Kafkaslar'ın şifa kaynağı 'kefir'i market raflarına taşıdı, cirosunu ikiye katladı. Bugüne kadar eski kaşar, koyun ve inek peyniri gibi geleneksel peynirleriyle sadece İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde tanınan Altınkılıç markası, kefir sayesinde tüm Türkiye'ye mal satar hale geldi. Günde 300 tona yakın kefir üretip satan Altınkılıç, 2 milyon dolara sadece kefir üreten bir fabrika bile kurdu. Kefir için Yunanistan, İran ve birçok Ortadoğu ülkesinden talep gelirken şirket, önceliği Türkiye'ye verdi.
Bu yıl üretimi ikiye katlamayı planladıklarını söyleyen Altınkılıç Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kılıç, "Kurduğumuz fabrika sayesinde artık günde 400 ton kefir üretecek kapasiteye ulaştık. Gelen talepler de sürekli artıyor. Özellikle tatil yörelerinden ve askeri kışlaların bulunduğu şehirlerden çok talep geliyor. Amasya, Trabzon, Samsun, Mersin ve Adana gibi illerde kefir gözde" dedi.
Kefir sayesinde Altınkılıç'ın da büyüme dönemine girdiğini vurgulayan Kılıç, "Kefir'i piyasada daha fazla yer almasıyla şirketimiz toplam cirosu kadar satış yaptık. Yıllık ciromuz 6 milyon dolar seviyesinde iken bu rakam 15 milyon dolara çıktı" diye konuştu. Peynir satış alanlarının da İstanbul ve Marmara Bölgesi'nin dışına çıkarak tüm Türkiye'ye yayıldığını vurgulayan Kılıç, "Artık enerjimizi peynirde de markalaşmak için harcayacağız. Bu alanda yeni ürün geliştirmek çalışmalarımız sürüyor" diye konuştu.
Başbakan doping yaptı
Kefir'in aslında aktar raflarından tanınan, geleneksel bir ürün olduğunu ama markalaşmasının Altınkılıç'la gerçekleştiğine dikkat çeken Altınkılıç marka danışmanı Haydar Yılmaz, dünyada fonksiyonel gıda pazarının hızla büyüdüğü bir dönemde kefire yatırım yapmak bu ürünün yayılmasını da hızlandırdığını ifade etti. Kafkaslar'da uzun yaşamın sırrı olarak gösterilen kefirin içeriğinde 200 çeşit yararlı probiyotik bakteri barındırdığını anlatan Haydar Yılmaz, şunları söyledi:
"TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü'ne de başvurduk ve kefir'in analizlerini yaptırdık. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi, Onkoloji Bölümü kefirin kanser türü hastalıklar üzerindeki etkilerini inceleyen bir araştırmayı dört ay sonra bitirecek. Ege ve Erciyes Üniversitesi'nde de mide sağlığı üzerindeki etkileri üzerine bir araştırma yapılıyor. Amacımız kefirin Türkiye'nin ulusal içeceği haline gelmesi."
Rusya Devlet Başkanı Putin'in Türkiye ziyareti sırasında da ikram edilerek gündeme gelen kefirin Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nden Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'a kadar çok sayıda ünlünün sofrasına geldiğini hatırlatan Yılmaz, özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kefir içmesiyle satışlarının ivme kazandığını ifade etti.
Tezgâhtarlıktan başladı
Kefiri market raflarına ve sofralara taşıyarak gündeme gelen Altınkılıç firmasının hikâyesi 1950'li yıllara dayanıyor. Mehmet Kılıç'ın Adıyaman'dan İstanbul'a göçmesi ve Taciroğlu firmasında işe girmesiyle ailenin hayatı değişiyor. Babası Mehmet Kılıç'ın firmaya tezgâhtar olarak girdiğini ve peynir yapımını öğrendiğini söyleyen Kemal Kılıç, şöyle devam etti:
"Sonra babam firmadan ayrıldı ve yine aynı aileyle 10 yıl süreyle ortaklık kurduk. 1990'lı yıllarda peynir işinde toptancılık döneminin bittiğini gördük ve imalata yöneldik. Küçük bir imalathanede başladığımız işimiz bugünlere geldi. Geleneksel tatları bırakmadan üretim yapıyoruz."