Affın kapsamı genişletildi

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın Al Baraka Türk'ün yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin hayali ihracat suçlamalarını da ortadan kaldıracak olan af düzenlemesi, CHP'lilerin itirazlarına rağmen TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda genişletilerek kabul edildi.

ANKARA - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın Al Baraka Türk'ün yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin hayali ihracat suçlamalarını da ortadan kaldıracak olan af düzenlemesi, CHP'lilerin itirazlarına rağmen TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda genişletilerek kabul edildi. Bağlı bakanın onayıyla 'ikinci ödeme' adı altında para alan TÜBİTAK'taki öğretim üyelerine fazladan yapılan ödemelerin tahsil edilmemesine ilişkin öneri ise reddedildi.
Naylon faturalar kullanılarak gerçekleştirilen hayali ihracat işlemlerinde banka, özel finans kurumu gibi aracıları ceza kapsamı dışına çıkarıp, sadece imalat ve tedarikçi ihracatçıları sorumlu tutan düzenlemenin görüşmeleri sırasında AKP'li Mustafa Elitaş tarafından verilen önergeyle, dış ticaret sermaye şirketleri (DTSŞ) ile sektörel dış ticaret şirketleri (SDTŞ) ve mali kurumlar da af kapsamına alındı.
CHP'li Mustafa Özyürek, yurtdışındaki bir firma ile anlaşılarak gerçekleştirilen hayali ihracat işleminde kısa yoldan KDV almak için özel finans kurumlarını tercih ettiklerini ve bunlara komisyon ödediklerini belirterek, "Bunun suçunu niye aracı çekmiyor" diye sordu. Özyürek, SDTŞ ve DTSŞ'nin de kapsam dışına çıkarılmasının, Türkiye'de hayali ihracatı serbest hale getireceğini savundu. Hayali ihracat için naylon fatura düzenlemekle suçlanan Orhan Aslıtürk'ün yurtdışında olduğuna dikkati çeken Özyürek, "Bu değişiklikle Aslıtürk elini kolunu sallayarak, omuzlara alınıp, 'Türkiye seninle gurur duyuyor' denilerek ülkeye gelecek" dedi. AKP'li Eliaçık, Aslıtürk'ün aracı ihracatçı değil, doğrudan ihracatçı olduğu için sorumluluğunun ortadan kalkmadığını belirtti.
CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu ise getirilen maddenin, iddia edildiği kadar masum bir düzenleme olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Mezar taşındaki isme yazılan faturalar var. Faturaya konu edilen malın ne olduğunu TOBB bile bilemedi. Değiştirmek istediğiniz kurallar, pek çok deneyimin sonunda, bu tür yolsuzlukları önlemek için getirildi. Bu madde, kiri yayma maddesidir. Değişiklikle, hayali ihracat artık bu ülkede yasal hale gelecektir" diye konuştu. Bakan Unakıtan ise işin özünün, bir suçu bilerek işleyenle, bilmeden işleyen arasında ayrım yapmak olduğunu savunarak, "Demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Ceza Kanunu'nda, suçun şahsiliği ilkesi var. Hayali ihracat diye diye bu ülkeye döviz kazandıran insanları, 'ihracatçıyım' diyemez hale getirdiniz" dedi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, söz konusu değişiklikle hayali ihracatın artacağı yönünde bir 'vehim' bulunduğunu ileri sürerken, "Bu adaletsizliği yüce Meclis'in kaldırması lazım" diye konuştu.
Af düzenlemesinin ardından, TÜBİTAK'ta görevlendirilen akademisyenlere ilgili bakanın onayıyla yapılan 'ikinci görev aylığı' ödemesi limitini aşan ödemelerin geri istenmesine ilişkin madde görüşüldü. Bu madde, fazla ödeme alan akademisyenler ile yönetici konumundakilerin sadece kendi aldıkları fazla parayı ödemesini, yöneticilerin diğer kişilere yapılan ödemelerle ilgili sorumluluğunun kaldırılmasını düzenliyor. CHP'liler önergeyle bakan onayıyla ödeme yapılmış olan bütün akademisyenlerin, geri ödeme yükümlülüğünden kurtarılmasını istediler. Ancak bu önerge kabul edilmedi.
Unakıtan maddeleri
Af düzenlemesiyle, Al Baraka Türk'teki yöneticilik dönemiyle ilgili olarak Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a yönelik iddialara konu olan tüm yasa maddeleri değiştirilmiş olacak. Unakıtan'ın da aralarında yer aldığı 87 kişiyle ilgili suçlamalar, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) `evrakta sahtecilik'le ilgili 342. maddesi, Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) `naylon fatura'yı düzenleyen 359. maddesi ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun `teşekkül halinde hayali ihracat, toplu kaçakçılık' suçlarını düzenleyen 5/1. maddesine dayandırılıyor. VUK'un 359. maddesiyle ilgili ilk değişiklik, hükümet kurulduktan hemen sonra gündeme gelen ve 2003'ün Ocak ayında çıkarılan Vergi Barışı Yasası'nda gerçekleştirildi. Söz konusu yasaya konulan bir maddeyle 31 Ağustos 2002 tarihinden önce işlenen suçlar açısından uygulanamaz hale getirilmişti. Yeni TCK Yasası ile de ceza üst sınırı 8 yıldan 5 yıla çekidi. Adalet Alt Komisyonu'nun gündemindeki yasa teklifi de 'örgütlü kaçakçılığı' bağımsız suç olmaktan çıkarıp ceza üst sınırını 6 yıldan 3 yıla indirecek. Bu yolla, 10 yıl olan zamanaşımı süresi 5 yıla inecek.