Ali Babacan'dan Merkez Bankası'na tam destek

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Merkez Bankası'nın geçen hafta doğrudan alım yoluyla piyasadan 5 milyar dolar çekmesinin kura etkisi üzerine yapılan eleştirileri...

ANKARA - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Merkez Bankası'nın geçen hafta doğrudan alım yoluyla piyasadan 5 milyar dolar çekmesinin kura etkisi üzerine yapılan eleştirileri, problemin çözümünün kurda olmadığına dikkati çekerek şöyle yanıtladı: "Geçen hafta yapılan işlem kura müdahale değil, aşırı oynaklık müdahaledir. Merkez Bankası kuru bu noktada tutmaya çalışmış başarılı olmamış gibi bir hava estirilmeye çalışılıyor, bunun tamamı yanlış."
Bakan Babacan, bugün başlayan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Ekonomi Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere Atina'ya gitti. Hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında sorular üzerine Merkez Bankası'nın dövize müdahalesini değerlendirdi.
Ali Babacan, serbest kur rejiminde, Merkez Bankası'nın müdahalesinin de 'Aman kur buradan aşağı inmesin, bu kur için alt sınır oluştursun' anlamı taşımadığını belirterek şunları söyledi:
"Yapılan işlem kura müdahale değil, aşırı oynaklık müdahalesidir. Bir başka deyişle, önümüzdeki dönem aşırı oynaklık ihtimaline ilişkin bir müdahaledir. Kur daha aşağıya da inebilir daha yukarıya da çıkabilir. Yani yüzde 50 inebilir, yüzde 50 daha çıkabilir. Merkez Bankası, kuru bu noktada tutmaya çalışmış başarılı olamamış gibi bir hava estiriliyor. Bunun tamamı yanlış ve ben bunu bilimsel temeli olmayan yorumlara bağlıyorum. Bu müdahale kuru bir bant aralığında tutmak için yapılmamıştır ve piyasa güçleri en doğru kuru bulacaktır zaten. Nasıl üç senedir cari dengeyle ilgili konuları konuşuyorsak, bundan sonra bunları konuşabiliriz. Gerçi ekonomiyle ilgili fazla konuşacak konu da kalmadı. Çünkü herşey çok iyi gidiyor. Kur rejimimiz değişmez, deişmeyecek çünkü serbest kur rejimi var."
Çözüm kurda değil
Babacan, tekstil sektörü başta olmak üzere sanayicilerin kurla ilgili şikayetlerinin hatırlatılması üzerine, kurun Türkiye'nin bazı sektörlerinde ihracatla ilgili sıkıntıların çözümü olmadığını söyledi. "Varsa sıkıntı, bunun çözümü kurda değil" diyen Babacan, kurla ilgili bir rejim değişikliğinin bütün makro ekonomik dengeleri temelden değiştirecek, hatta çok daha riskli bir sürece girilmesine yolaçacak bir adım olacağını dikkat çekti. Babacan, bunun da başta tekstil olmak üzere pekçok sektörü olumsuz etkileyeceğini şöyle ifade etti:
"Makroekonomik dengelerde bir bozulma hiç kimsenin işine gelmez. Dolayısıyla problemlerin biz farkındayız, ancak çözümü kurda aramamak gerekiyor. Serbest kur rejimiyle ilgili, ya da kurun bulunduğu noktayla ilgili şikayeti olanlara soruyorsunuz, (Bu kur yanlışsa, doğru kur nedir diye) 50 kişiye soruyorsunuz, 50 ayrı cevap alıyorsunuz. Herkesin kafasında ayrı bir kur var. Sorunlarımıza çözüm arıyorsak, artık kurda aramayacağız, başka noktalara bakacağız." Babacan, sektörün sorunlarının yakında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak toplantıda ele alınacağını da anımsattı.
Bakan Ali Babacan, yüksek döviz rezervi tutmanın maliyeti ile ilgili soru üzerine, ekonomideki büyüme ve ithalattaki artışa paralel olarak Merkez Bankası'nın döviz rezervini yükseltmesinin 'gereklilik' olduğunun altını çizdi. Babacan, "Yani olması gerekenden daha yüksek bir rezerv olduğunu düşünmüyoruz. Hatta tam tersine döviz rezervlerinin önümüzdeki dönemde daha yükselmesi için marjlarımızın olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Petrol fiyatları riski
Bu yıl ve 2007 yılının uluslararası konjonktür açısından bazı riskler taşıdığına vurgu yapan Ali Babacan, şöyle devam etti:
"Uluslararası piyasadaki petrol fiyatları, her zaman için önümüzde risk olacaktır. Bunun yanında yine uluslararası sermaye hareketlerinin yön değiştirmesi her zaman bir risk olarak önümüzdedir. Yine bölgemizde bazı konjonktürel riskler vardır. Tüm bunları göz önünde bulundurduğunuzda bizim yüksek döviz rezervleriyle seyretmemiz her zaman için genel ekonomik yapımızın sıhhati açısından önemlidir. Bunun maliyeti yok mudur? Vardır elbette. Ama her sigortanın da bir bedeli vardır. Eğer risklerle ilgili bazı tedbirler alıyorsanız, bu riskleri sigorta etmenin bir bedeli vardır. Maliyet gayet doğaldır, ülkemizin uzun vadeli istikrarı için de gereklidir."
'IMF'yi davet edersek gelir'
Devlet Bakanı Ali Babacan, üçüncü gözden geçirme için IMF'den ek süre isteme gibi bir durum olmadığını belirterek, "Biz, heyeti ne zaman davet edersek o gün gelirler. Bir ay davet etmezsek, bir ayda hiç gelmezler buraya, tamamen bizim irademiz. Gözden geçirme çalışmalarını belli bir noktaya getirdiğimiz anda heyeti davet edeceğiz, onlar buraya gelecekler" dedi. Tahmini gözden geçirme takvimine göre biraz sapma olabileceğini belirten Babacan, bazı konuların TBMM takvimiyle ilgili olduğunu kaydetti.