'Allah bir daha TSMF'nin böyle güzel şeyler yapmasını nasip etmesin'

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TSMF) Başkanı Ahmet Ertürk, Kayseri Sanayi Odası'nın (KAYSO) davetlisi olarak katıldığı toplantıda sanayicilere yönelik konuşmasında Türkiye'de yaşanan krizlerin ardından kurum olarak başarılı işler yaptıklarını söyledi.

KAYSERİ - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TSMF) Başkanı Ahmet Ertürk, Kayseri Sanayi Odası'nın (KAYSO) davetlisi olarak katıldığı toplantıda sanayicilere yönelik konuşmasında Türkiye'de yaşanan krizlerin ardından kurum olarak başarılı işler yaptıklarını söyledi. Ertürk, krizlerde batan bankaların neden olduğu kamu zararını tahsil için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek şunları kaydetti:
"Mehmet Akif, 'Allah bu ülkeye bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin' demişti. TMSF iyi şeyler yapıyor ama, Allah bir daha TMSF'nin böyle güzel şeyler yapmasını nasip edecek şartları ortaya çıkartmasın."
Ertürk, konuşmasında TMSF olarak başarıyı hedeflediklerini anlatırken, "Kendi alanımızda, kamu yönetimi ve bankacılık alanında böyle bir başarı hikâyesi yazmaya koyulduk, hedefimiz, misyonumuz amacımız başta buydu. Güçlü bir iddia ve güçlü misyonla yola koyulmak. Temel şart bu" diye konuştu.
Görevi devraldığında kısa süreli panik yaşadığını, kendilerine devredilen 20 bankanın binlerce müşterisinin gözlerini üzerlerine çevirdiğini dile getiren Ahmet Ertürk şunları söyledi:
"Çok sayıda şikâyet var. İmar Bankası fona devredilmiş. Her gün televizyonlardan TMSF'ye saldırılar var. Bu ortamda işin nasıl altından kalkacağımızı düşünmeye başladık. Ama, bu işlerin temelinde düzgün iyi kadrolar, iyi planlama ve güçlü irade var. İyi planlama yaptık, özverili, ahlaklı bir kadro kurduk. Bundan sonrası kendiliğinden geldi. Bundan sonrası bir mücadele süreciydi. Son iki yılda Hazine'ye 10 milyar dolar aktardık."
'Bu nasıl akıl, tartışmalı'
El koydukları Zeytin Adası'nı satışı için hazırlık yaptıkları sırada Orman İşletmesi'nin bölgenin orman alanı olduğunu belirterek dava açtığını belirtirken, "Bu ada, yeni jeolojik kırılmayla ortaya çıkmadı. Ev yapılmış, fabrika kurulmuş, keyif, zevk yapıyorlar. Ama ne zaman TMSF aldı o zaman devletin aklına geldi. Bu nasıl akıl tartışmalı. Adapazarı'nda bir çiftliğe baskın oldu, o çiftlikte yıkım kararı var, ne hikmetse bir türlü uygulanamıyor. Biz gittikten sonra ilgili kamu idaresi yıkım kararını uygulamaya kalktı, savcılarla, adalet mekanizmasıyla sorunlar yaşadık" diye devam etti.
Ertürk, 'Son belamız' diye nitelendirdiği Evcil Grubu'na kayyum tayin edildiklerini, Sivas, Bursa, İstanbul'daki müesseselerine gittiklerinde elektrik ve vergi idarelerine yüklü borç olduğunu gördüklerini, bu kuruluşların kendilerine tolerans tanımalarını beklerken haciz
emirleri gönderildiğini söyledi.
TSMF Başkanı Ahmet Ertürk, "Bir anda kendimizi saldırı karşısında bulduk. 'Diğer adamın sahip olduğu hakların veya imtiyazların hiç olmazsa birazını bize tanıyın bu müesseseleri işletelim, borcu ödeyeceğiz' dedik. Vergi idarelerine 2.8 milyar dolar faiz ödedik" dedi.
'Teşekkür eden yok'
Bütçenin ilk kez fazla vermesinde kendilerinin büyük payı olduğu halde hiç kimsenin kendilerini övmediğini, basın toplantılarından TMSF'ye tek teşekkür çıkmadığını anlatan Ahmet Ertürk, şöyle konuştu:
"Görevimizi yapıyoruz. Ama insanoğlu bir teşükkür edilmeyi de bekliyor. Bürokratik problemlerle boğuşarak bu noktaya geldik. 17'den fazla ülkede yüzlerce dava takip ediyoruz. İngiltere'den Tayvan adalarına, KKTC, Kıbrıs Rum kesimi, Lübnan'a kadar aleyhimize açılmış davalar var. Anında müdahale gereken olaylar oluyor. Avukat sabah binip akşama İngiltere'de olmalı. Ben yazacağım, elden ele bakılacak, acaba faydalı bir seyahat mı diye düşünecek sonra izin verecek ya da vermeyecek, ama mahkeme bizi beklemeyecek. Onun için TMSF'nin hangi şartlarda çalıştığını bilmelisiniz. Bunlar Türkiye'nin değişmesi gereken gerçekleri. Malı satmadığınız zaman niye satmadınız diye kimse sormuyor. Ama sattığınızda 'Niye şuna sattın, buna satmadın' diye yüzlerce soruyla muhatap olabiliyorsunuz. Bütün bu sorunları şeffaf politika izleyerek aştık."