Anadolu kaplanı yalı seferinde

Anadolu kaplanı yalı seferinde
Anadolu kaplanı yalı seferinde
Ağırlıklı olarak Anadolu Yakası'nda arz-ı endam eden yalıların satışları her ne kadar 'gizli kapaklı' gerçekleşse de şu anda iki yakada toplam 34 yalı satılığa çıkmış durumda.
Haber: NURİYE DOĞU / Arşivi

Bu yalıların takipçileri arasında da Anadolulu firmalar var. Daha çok 10-25 milyon dolarlık yalılar talep görürken, gizemli tarihleri ve rıhtımlarının uzunluğu yalı alacakların ilk merak ettikleri arasında... 

Yalı konusunda uzman Ayıkcan Emlak’tan Sinem Ayıkcan Yılmaz, henüz piyasada kimsenin duymadığı dört yalının da gizli satışını yürüttüklerini söyledi. Bir iki aydır satışta olan 25-5 8 milyon dolarlık bu yalıları çok özel müşterilerine sunduklarını anlatan Ayıkcan, son dört aydır yalılara olan ilgide bir hareketlilik yaşandığını belirtiyor. Yalı sahibi olmanın bir ‘imaj desteği’ olarak görüldüğüne de dikkat çeken Ayıkcan’a göre, yalı sevdası kriz bile dinlemiyor ve prestij kaybı olarak görüldüğünden satışları açıklanmıyor. Satılıklar arasında en dikkat çeken uzun süredir alıcı bekleyen 100 milyon dolarlık Erbilgin Yalısı. 

‘Gizli satılık’lar da var 
Son dönemde yalılara İstanbul dışından da ilgi olduğunu belirten Coldwell Banker Bravo Gayrimenkul Danışmanı Cem Sallı’ya göre, parayla birlikte yalılar da el değiştirmeye başladı. Satışların genellikle çok gizli tutulduğunu belirten Sallı, “En çok Bursa’dan ilgi var. Sonra İzmir, Ankara geliyor. Hatta çok ilginç geçen yıl Diyarbakırlı bir iş adamına yalı satışına aracılık ettik” diyor. Diyarbakırlı iş adamının kendilerine aracılarıyla geldiğini ve ismini sakladığını anlatan Sallı, yalının 10 milyon dolara satıldığını söyledi. Şu anda Boğaz’da 100’ün üstünde gizli satılık yalı bulunduğuna dikkat çeken Sallı, özellikle Bursalı tekstilcilerden talep olduğunu ifade etti. 

Yalılarda el değiştirmenin genellikle gizli yapıldığına dikkat çeken Turyap Çengelköy’den Ulvi Özcan da, şu anda ellerindeki en pahalı yalının Gümüş ve Kurtlar Vadisi dizilerinin de çekildiği Kandilli’deki Abud Efendi Yalısı olduğunu söylüyor. Ölen işadamına ait yalının iki kızı tarafından 45 milyon dolara satışa çıkarıldığını anlatan Özcan, ancak müşterilerin fiyatı çok yüksek bulduğunu belirtiyor. Yabancılardan da ilgi olduğunu belirten Özcan, “Araplar çok ilgi gösteriyor. Ancak yabancılara mülkiyet yasağı nedeniyle alamıyorlur. Ancak şirket olarak bakabiliyorlar. Ruslar ve İranlılardan da ilgi var. Mesela geçen yıl TMSF’nin İstinye’deki hmet Afif Paşa Yalısı ihalesine bir Katar Prensi de katılmıştı. Ama alamadı” diyor. 

Ulvi Özcan fiyatların son dönemde ciddi oranda değişmedğini, bunun tamamen yalı sahibine bağlı olduğunu söylüyor. Türkiye ’nin en büyük sanayicilerinden birinin de şu anda kendilerinden yalı bakmalarını istediklerini anlatan Ulvi Özcan, “İsmini kesinlikle gizli tutuyor. Yalısını satanlara da ismini vermiyor. Danışmanı onun adına geziyor. Paşabahçe-Beylerbeyi hattında bir yalı arıyor. Dört beş yalı gezdik ama henüz beğendiremedik” diyor.
Özcan, yine Bursalı bir iş adamıyla da görüşmeye devam ettiklerini söylüyor. Boğazda Koç, Sabancı, Demirören, Ülker, Kıraç ve Doğan ailelerinin yalıları bulunuyor. Bunlar içinde en ilgi çekeni ve beğenileni yaklaşık 100 milyon dolar değer biçilen Rahmi Koç’a ait Kont Ostrorog Yalısı. 

Krizde bile hareketliydi 
Yalılarda el değiştirmeler kriz yılı 2009’da bile hareketliliğini korudu. Geçtiğimiz yıl İstanbul Boğazı’nda yine ‘sessiz sedasız’ 10’a yakın yalı el değiştirdi. Geçen yıl yalı piyasasındaki en sürpriz satış, Kanlıca Koyu’nda yer alan Yedi Sekiz Hasan Paşa Yalısı olmuştu. Bu yalıyı Abdi İbrahim İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut eski sahibi Haluk Erben’den 20 milyon liraya yakın bir fiyatla satın almıştı. Kanlıca Koyu’nda el değiştiren bir başka yalı da ünlü Körfez Restoran’a ev sahipliği yapan Hazım Atıf Bey Yalısı olmuştu. Ömer ve Suna Salur Çifti ile Alinur Salur’a ait olan bu yalı da yaklaşık 27 milyon liraya Erciyas Çelik Boru Sanayi A.Ş’nin patronu Ahmet Kamil Erciyas’a geçmişti. 

Bebek’te yer alan ve Çınar Otel’in kurucusu Tevfik Ercan’ın ismiyle anılan yalı da, 18 milyon dolara Örsan Tekstil’in sahibi Osman Ör’ün olmuştu. Yine Anadolu Hisarı İskelesi’nin hemen yanı başında yer alan Köseleciler Yalısı da 5.5 milyon lira karşılığında Ali Akkanat tarafından satın alınmıştı. Yine Beykoz’da yer alan tarihi Yüzüklü Yalısı 13 milyon liraya Dalkıran Grup’un patronu Yaşar Dalkıran’ın olmuştu. Tarabya’da yer alan ve miras davası 16 yıl süren 131 yıllık Manas Efendi Yalısı da icradan satışa çıkarılmıştı. Manas Efendi Yalısı’nı 2.3 milyon lira karşılığında Erdal Aslan Menemenlioğlu satın aldı.


15 günde üç yalı el değiştirdi 
En son geçen haftalarda üç yalı daha sessiz sedasız el değiştirdi. Boğaz’ın en görkemli yalılarından olan Clifton Yalısı Torunlar Grubu Başkanı Aziz Torun tarafından satın alınırken, Koza-İpek Holding Başkanı Akın İpek Bebek’te bir yol yalısının, Bursalı tekstilci Erol Türkün de Anadoluhisarı’nda bir yalının sahibi oldu. Yalıların toplam satış bedeli 39 milyon 200 bin doları buldu. 19’uncu yüzyılın sonlarında inşa edilen tarihi Clifton Yalısı için Torun, 11.5 milyon dolar ödedi. Ayşe Nilüfer Hayat (İsvan) ve Ömer Kemal İsvan’ın hissedarı olduğu yalının sahibi Aziz Torun, yalıda oturmayı düşünüyor. İngiliz Clifton Ailesi’nin yaşadığı yalı 1890 ve 1914’de iki kez yandı. Clifton Yalısı’na komşu olan isimler Fuat Bayramoğlu, Yalçın Sabancı, Hasan Aslanoba, Togay Bayatlı, Şevket Sabancı ve Uğur Mengenecioğlu yer alıyor. Boğaz’da yalı operasyonuna imza atan bir diğer isim de Koza-İpek Holding’in patronu Akın İpek oldu. İpek, Bebek’te bulunan Handan Aksu ve kızı Suzan Aksu’ya sahip yol yalısını 21 milyon 500 bin dolara satın aldı.

‘Erikli Su’ da yalılandı 
Boğaz’da yalı sahibi olan işadamları kervanına son katılan isim ise, bünyesinde tekstil ağırlıklı 11 şirketi barındıran Bursa kökenli Türkün Holding’in patronu Erol Türkün. Türkün, Anadolu Hisarı’nda Ömer Veysel Midil ile Veysel Dursun’un hissedarı olduğu yalıyı 6 milyon 200 bin dolara satın aldı. Haziran ayında da Bursalı Erikli’nin ortaklarından Hasan Aslanoba, Kaya Sabancı’ya ait Kandilli’deki ünlü ikiz yalılardan birini 16 milyon avroya satın almıştı.


Boğaz’ın incilerinde kimler yaşıyor? 
RAHMİ KOÇ: Boğaz’ın en beğenilen yalılarından biri olan 100 milyon dolar değere sahip Kont Ostrorog Yalısı’nda yaşıyor.
GÜLER SABANCI: Sarıyer’de, Büyükdere Caddesi üzerinde malikanesi bulunuyor.
YALÇIN SABANCI: Boğaz’da beş yalısı var.
SUZAN SABANCI DİNÇER: TMSF ihalesiyle İstinye’deki Ahmet Afif Paşa Yalısı’nı 58 milyon TL’ye almıştı. Ancak Suzan Sabancı, Erol Aksoy’a ait yine TMSF’den 23 milyon TL’ye aldığı Tahsin Bey Yalısı’nda oturuyor.
MUSTAFA KOÇ: Beykoz Kanlıca’daki Nuri Paşa Yalısı’nda oturuyor. 80 milyon dolarlık yalıda, uzun yıllar Rahmi Koç yaşamıştı.
ŞARIK TARA: Yeniköy Yol Yalısı’nın sahibi olan Tara, iki çocuğundan biri olan Leyla Tara Suyabatmaz için bu yalıyı satın almıştı. FERİT ŞAHENK: Beykoz Çubuklu’da malikanesi, ayrıca Emirgan ve Bebek’te köşkü var.
ALİ AĞAOĞLU: Vaniköy’deki yalısında oturuyor.
AHMET NAZİF ZORLU: Boğaz’da Hisar üstünde restore ettirdiği eski bir köşkte yaşıyor.
ALİ KİBAR: Kuzguncuk’taki Madam Ağavni Muratyan Yalısı’nın sahibi olan Kibar, en son Rumelihisarı’ndaki Ferhan Baras Yalısı’nı da aldı.
ERDOĞAN DEMİRÖREN: Marki Ahmet Necip Bey Yalısı’nda oturuyor.
HALİS KOMİLİ: Komili Ailesi, tarihi Kıbrıslı Yalısı’nın sahibi. Tarihi yalı Halis Komili’nin eşi Alev Komili’ye ait.
CEM-ÜMİT BOYNER: Çift Kanlıca’daki yalılarında yaşıyor.


Uzmanlar ne diyor?

Osmanlı’dan sonra ikinci Anadolu dalgası 

Gazeteci yazar Dr. Murat Belge de, Osmanlı’dan günümüze yalı aleminde değişen sosyal çevreyi şöyle anlatıyor: “Osmanlı’da yalılar paşaların, büyük devlet adamlarının yaşadığı yerlerdi. Ailede üç kuşaktan geçerdi. Osmanlı’dan sonra İstanbul’da burjuva kesim yalılara geçti. Sonra Anadolu devreye girdi. Her siyasi dönem Türkiye’de kendi zenginlerini yaratır. Şimdi de yine benzer bir durum yaşanıyor. Bugün de bu dönemin zenginleri yalılara geçmeye başladı. Bunu Osmanlı’dan sonra gelen bir süreç olarak ele alırsak değişen burjuvazi sınıfı yalıların yeni sahiplerini de belirliyor. Bu, tamamen Türkiye’nin iç koşullarıyla, siyasi değişimleriyle ilgili bir durum.”

Yalı işadamı için statü simgesi 
Türkiye’nin önemli marka danışmanlarından Muhterem İlgüner de, Anadolu’dan gelip Boğaz’da yalı sahibi olan iş adamlarını şöyle değerlendiriyor: “Yalı satın almak bir statü simgesi. Anadolu sermayesi kendini İstanbul’a kabul ettirmek istiyor.Deniz kültürü yokken buraya gelip bir yalı almak da bunun göstergesi. “Ben de varım” demenin bir yolu. Son yıllarda Anadolu firmaları güçlendikçe, kendilerini ispat etmeye başladılar. Anadolu’da büyük paralar dönüyor. Bu durum, gelişimin doğal sonucu.”

Para gibi statü de el değiştiriyor
Sosyolog yazar Ali Bulaç da, son dönemde parayla birlikte statünün de el değiştirdiği görüşünde. Paranın yoğunlaştığı Anadolu sermayesinde bir sosyal değişim de gözlendiğini belirten Bulaç, “Bu artık bir statü göstergesine dönüştü. Yalı bir itibar olarak görülüyor” diyor. Bulaç, şöyle devam ediyor: “Kendi memleketlerindeki sosyal çevreye sığamayıp, buraya geliyorlar. Durumu kötüleşen geleneksel zengin sınıf da yalılarını bu yeni zenginlere satıyor.”

bigPara.com