'Anadolu olmasa batardık'

Türkiye'deki genç nüfus birçok sektör ve yatırım yapmak isteyen şirketler için en önemli avantaj olarak ön plana çıkarken kuyumculuk sektörü, 'genç'lerden yana çok dertli.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye'deki genç nüfus birçok sektör ve yatırım yapmak isteyen şirketler için en önemli avantaj olarak ön plana çıkarken kuyumculuk sektörü, 'genç'lerden yana çok dertli. Altın kullanmayı tercih etmeyen genç nüfusun sektörün önündeki tehlike olduğunu söyleyen İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu, "Anadolu insanının altına düşkünlüğü ve geleneklere bağlılığımız olmasa kuyumcu dükkânlarının yarısı kapanırdı. Genç nüfus altın almak yerine gümüş ya da bijuteriyi tercih ediyor. Ancak evlendikten sonra tercihleri altına yöneliyor" dedi.
Düğün, sünnet, nişan gibi geleneksel törenler olmasa sektörün çok zor durumda kalacağını vurgulayan Kameroğlu, "Genç nüfusu ancak evlendirdikten sonra altına alıştırabiliyoruz" diye konuştu. Ancak son yıllarda pırlanta alanında yaşanan gelişimle genç neslin de mücevherata alıştığına dikkat çeken Alaattin Kameroğlu, "Büyükşehirlerde pırlantaya talep çok arttı. Tercihler arasında payı yüzde 15'lere kadar çıktı. Bu oran beş yıl içinde yüzde 30'a kadar çıkacaktır" açıklamasını yaptı.
Türk halkının çok uzun yıllar kandırıldığı için pırlantadan uzak kaldığını belirten Kameroğlu şunları söyledi:
"Turistik bölgelerdeki kuyumcuların pırlanta satışına başlamasıyla daha kaliteli, farklı dizaynda ürünler ülkemize girince iç pazar da hareketlendi. De Beers'in bilinçlendirme çalışmaları etkili oldu. Pırlantanın kârlılığı da altına göre fazla olunca altın firmaları bu alandaki yatırımlarını artırdı. Şu anda pırlanta talebi büyükşehirlerde ve gençler arasında çok yüksek."
'İtalya'yı ABD'de yendik'
Altın ihracatında dünya ikincisi olan Türkiye, hem liderliği yakalamak hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın koyduğu '5 yılda 5 milyar dolarlık ihracat' hedefini tutturmak için çalışmalarını hızlandırdı.
Şu anda 1.5 milyar doları turiste satılan ya da bavul ticareti yoluyla gönderilenlerle toplam 2.5 milyar dolarlık ihracat yapan sektörün rakibi İtalya'yla başa baş güreştiğini anlatan Kameroğlu, şöyle devam etti:
"İtalya'nın ihracatı düşerken bizimki artıyor. Ancak İtalya gibi bir marka imajını oturtmadan ürün fiyatlarımızı yükseltemiyoruz. İtalya'nın 4-5 dolara sattığını biz 1-2 dolara ihraç edebiliyoruz. Ataklarımız sayesinde ABD'de belli ürün gruplarında liderliği onlardan aldık."
Kuyumculuk sektörünün kurulu üretim kapasitesi 5 milyar dolarlık büyüklüğe sahip. Türkiye'de 35 bin kuyumcu olduğu tahmin edilirken sektörde 300 bine yakın çalışan olduğu belirtiliyor. Üretimin yüzde 80'i, ihracatın da yüzde 98'i İstanbul'da gerçekleştiriliyor.
Eminönü özel reçete istiyor
Eminönü'nde faaliyet gösteren kuyumcuların Kuyumcukent'e taşınmaları konusunda 'özel bir reçete' hazırlanması gerektiğini söyleyen Alaattin Kameroğlu, "Kuyumcukent'in şartları ağır ve işletme maliyetleri yüksek kalıyor. Orada yeri olup taşınmak istemeyen de var. Buradan çevreye zarar veren ve büyük çaplı üretim yapanlar taşınmalı. Bu bölgeyle özdeşleşen 3-5 kişinin çalıştığı sanatkârları buradan taşımak bölgenin özelliğini kaybettirir. Zaten Eminönü'den büyük çaplı üretim yapanlar Marmara Sanayi Sitesi'ne taşındı. 3-5 yıl önce orada 3 fabrika varken bu sayı 63'e çıktı" diye konuştu.
Türkiye'deki kuyumculuk sektörünün üretim, ihracat rakamlarının yüzde 40'ının Eminönü bölgesinde gerçekleştiğine değinen Alaattin Kameroğlu, "Ürün çeşidinin yüzde 70'i de Eminönü'nde . Eminönü'nün günlük nüfusu 2-2.5 milyon. Bu sayı gece 200 bine geriliyor. Sadece Kapalıçarşı ve çevresindeki 500 metrelik dairede 500 bin kişi hareket ediyor. Turistlerin ilk geldiği yer burası" dedi.
'Babadağ çapıtçı, Çivril kuyumcu'
Denizli, Zorlu Grubu başta olmak üzere birçok ünlü tekstilci ailenin şehri olarak tanınsa da aslında Türkiye'nin hatta dünyanın en ünlü kuyumcu ve mücevherat markalarının da çıktığı ve sektörün yüzde 25 kapasitesini yaratan yer. Denizli'de Buldan ve Babadağ ilçelerinden tekstilci yörenin deyimiyle 'çapıtçı', Çivril'den de kuyumcu çıktığını söyleyen, kendisi de Çivrilli olan Alaettin Kameroğlu, kendi markaları Ekol'le 2006'de atağa kalkacaklarını söyledi. Atasay, Arpaş, Asgold, Motif gibi birçok markanın aynı ilçedeki ailelerin olduğunu hatırlatan Kameroğlu, "Kuyumculuk baba mesleğimiz. Ama uzun zamandır inşaat sektörüne yoğunlaşmıştık. Ancak 2006'da baba mesleğimize daha çok önem vereceğiz. Satış noktalarımızın sayısı artacak. Ayrıca Kıbrıs, Almanya, Doğu Avrupa ülkelerine yönelik ihracatımızı da geliştireceğiz" diye konuştu. Kameroğlu, Ekol'un Türkiye'deki 5 büyük marka arasında yer aldığını ve fantezi 22 ayar ürünlerde pazarın hâkimi durumunda olduğunu da sözlerine ekledi.