Avrupa IMF'yi unutturdu

Avrupa Birliği'nden müzakere tarihi alınamaması halinde uluslararası platformda kazanılan güveni kaybetmemek için Uluslararası Para Fonu IMF ile...
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Avrupa Birliği'nden müzakere tarihi alınamaması halinde uluslararası platformda kazanılan güveni kaybetmemek için Uluslararası Para Fonu IMF ile yeniden 3 yıllık stand-by imzalayan hükümet, aradan geçen bir yıla yakın zamanda yapısal reform taahhütlerinde mesafe alamadı. Sendikalardan gelen tepkiler ve uzlaşma arayışlarının geciktirdiği sosyal güvenlik reformu, birinci gözden geçirmede olduğu gibi ikinci gözden geçirmede de 'kilit'. Reform çıkmazsa, 1.7 milyar dolarlık kredi de riske girecek.
IMF ile Avrupa Birliği (AB) ile müzakere tarihi için karar günü olan 17 Aralık öncesinde hızlı bir şekilde 10 milyar dolarlık kredi desteğini içeren 3 yıllık stand-by'a imza atan hükümet, aradan uzun bir süreç geçmesine rağmen taahhütlerini yerine getiremedi. Bu nedenle yeni programın birinci gözden geçirmesi tamamlanamadı. Halen müzakereleri süren ikinci gözden geçirmenin tamamlanması da aynı gerekçeyle risk taşıyor.
Her iki gözden geçirmenin tamamlanamaması, Hazine'nin borçlanma programına oa olumsuz yansıyacak. Çünkü, bu yıl içinde iki gözden geçirmenin tamamlanmasıyla toplam 1.7 milyar dolarlık kredi kullanılamayacak.
Devlet Bakanı Ali Babacan, IMF'ye verilen sözlerin yerine getirilmesi için çaba harcıyor ama hükümet içindeki ağırlığı bu yasaların hızlandırılmasına yetmiyor. Babacan'ın asıl telaşı, iki gözden geçirmenin tamamlanmasıyla 1.7 milyar dolarlık kredinin serbest bırakılmasının yanı sıra, programa duyulan güvenin eksilmesi.
Uzlaşma ve bütçe
Sosyal güvenlik reformunun ilk gözden geçirme içinde yani Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden çıkarılması gerekiyordu. Dört ayrı yasa tasarısından oluşan reformun sağlık ve emeklilikle ilgili bölümleri Meclis'e sunulmuş, üç sosyal güvenlik kuruluşunun tek çatı altında toplanması ve sosyal yardımlarla ilgili yasa taslakları ise 'uzlaşma' arayışları nedeniyle Meclis'e gönderilememişti.
Emek Platformu'nun sosyal güvenlik reformuyla ilgili 26 maddelik değişiklik önerileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından değerlendirilecek ve uygun görülenler tasarılara yansıtılacak.
Bu uzlaşma arayışının yanı sıra, reformu geciktirecek temel unsur ise 2006 yılı bütçesinin yılbaşına kadar çıkarılacak olması nedeniyle TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun takviminin yoğun olması.
Sorun tek değil
Çalışma Bakanlığı, üç yıldır gündeminde olan reformun, dört başı mamur halde yasalaştırılması için acele edilmemesi ve tüm sistemi etkileyecek düzenlemelerin aksaklığa yol açmadan çıkarılmasını istiyor. Bu nedenle yasama sürecinin dar tutulmaması, bütçeden sonra 2006 başında tasarıların görüşülmesine olumlu bakıyor.
Devlet Bakanı Ali Babacan ise programdaki aksama nedeniyle sıkıntılı. IMF ile sürdürülen görüşmelerde ortaya çıkan sıkıntılar yalnız sosyal güvenlik reformuyla sınırlı değil. Yapısal reformlar gibi kayıt dışı ekonominin kayda alınmasında da istenilen mesafenin kat edilemediği tespitini yapan IMF heyeti, Gelir İdaresi'nin yani Maliye Bakanlığı'nın daha çok çaba sarfetmesi gerektiği görüşünü taşıyor. Bu sayede özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tahsilatlarının da artabileceği belirtildi. Vergi denetim kadrolarına 2 bin 500 yeni eleman alındığına dikkati çeken yetkililer, bu sayının Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bile üzerinde bir kadroyu ifade ettiğine vurgu yapıyorlar.
IMF, 2005 makro hedeflerinde ise cari açığa dikkat çekiyor. Bu yıl için 11.5 milyar dolar olarak öngörülen açık, hedeflerin çok üzerine çıkacak. Beklentiler açığın 22 milyar dolara yükseleceği yönünde. Bugüne kadar finanse edildiği takdirde risk taşımadığı ifade edilen cari açığın, daha da büyümemesi için alınacak önlemler tartışılırken, herhangi bir vergi önleminin gündeme gelmediği ifade edildi.
Telekom mihenk taşı
Programın işleyişinde mihenk taşlarından biri olan özelleştirmeler de IMF'nin dikkatle izlediği alanlardan. Özellikle özelleştirme rüzgârını tersine çevirebilecek nitelikte bulunan Türk Telekom özelleştirmesi aleyhine açılan davaların sonuçları merakla bekleniyor.