Avrupa kesenin ağzını açmıyor

Daha önceki genişleme sürecinde büyük miktarlarda para yardımı yaparak katılım sürecini hızlandıran AB, Türkiye'nin de aralarında olduğu altı ülkeye yedi yıllık bir dönem için sadece 10.2 milyar avroluk bir paket sunuyor.
Haber: SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

ANKARA - Daha önceki genişleme sürecinde büyük miktarlarda para yardımı yaparak katılım sürecini hızlandıran AB, Türkiye'nin de aralarında olduğu altı ülkeye yedi yıllık bir dönem için sadece 10.2 milyar avroluk bir paket sunuyor. Türkiye'nin sadece çevre alanında AB'ye tam uyum sağlaması için 65 milyar avro gerektiği düşünüldüğünde, Brüksel'in sunduğu bu miktarın Türkiye'yi tam üyeliğe hazırlamaktan çok uzak olduğu ortaya çıkıyor. AB'li yetkililer, paranın altı ülke arasında nasıl bölüştürüleceğinin belirlenmediğini, ancak Türkiye açısından en çok üzerinde durulması gereken alanların bölgesel rekabetin artırılması, çevre ve istihdam politikaları olduğunu kaydediyor. AB Komisyonu'ndan Erich Unterwurzacher başkanlığındaki bir heyet, iki gündür AB Genel Sekreterliği yetkilileriyle katılım öncesi mali yardımları içeren 10.2 milyar avroluk IPA (Katılım öncesi Yardım Enstrümanı) konusunda temaslarda bulunuyorlar. Toplam büyüklüğü 862 milyar avro olan AB bütçesinden sadece 10.2 milyar avro'nun ayrıldığı IPA'dan Türkiye'nin yanı sıra aday ülkeler Makedonya ve Hırvatistan ile adaylık bekleyen Arnavutluk, Sırbistan-Karadağ ve Bosna-Hersek de yararlanacak. Aynı dönem için sadece Polonya'ya ayrılan fonların tutarının 60 milyar avro olduğu düşünüldüğünde, bu rakamın ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıkıyor. IPA, toplam beş ana parçadan oluşuyor: "Geçiş süreci yardımları ve kurumsal gelişme; Bölgesel ve Sınır-Ötesi İşbirliği; Bölgesel Kalkınma; İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi; Kırsal Kalkınma."
IPA için yeni örgütlenme
Bu alanlarda, Türkiye'nin AB'ye tam uyumunun geliştirilmesi için gerekli projelere, Türk hükümeti kendi önceliklerine göre karar verecek. IPA'nın ulusal koordinasyonu için yeni bir kurum oluşturacak olan Türkiye, bu süreçte işleri üstlenecek yapıları, sorumlulukları, koordinasyon mekanizmalarını ve yürütülecek projeleri de saptayacak. Türk hükümetinin bu adımlarına paralel olarak AB Komisyonu da, belirlenecek projelere mali yardım sağlayacak. Bu projelerin yürütülmesinden Türk hükümeti sorumlu ve yetkili olacak. Türk diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin AB'nin finanse ettiği projelere uzak olmadığını, toplam değeri 1 milyar avroyu aşan 152 projenin yürütüldüğünü anımsatırken, "Türkiye, diğer adaylar gibi sıfırdan bu işe başlamıyor. Adaylık sürecinden bu yana 2002-2006 arasında bu tür projeleri gerçekleştirdik. Şimdi yeni bir 4 yıllık döneme giriyoruz. Artık daha çok eşgüdüm sağlamış şekilde ilerlemeliyiz" diye konuştular.
Bölgesel kalkınma şart
Türkiye açısından en önemli alanlar ise bölgesel kalkınma ve insan kaynaklarının geliştirilmesi olarak görülüyor. Bölgesel rekabeti artırmak için atılması gereken adımlar ise şöyle sıralanıyor:

  • Sanayi bölgeleri oluşturmak.
  • Yaratıcılık ve girişimciliği desteklemek. KOBİ'lerin desteklenmesi, bölgesel araştırma kapasitelerinin artırılması.
  • Bilgi toplumu yaratılması. İletişim teknolojilerinin güçlendirilmesi ve yaygınlaştarılması.
  • Eğitim ve sağlığa sosyal yatırımlar yapılması.