'Avrupa'daki güçlü para kültürü kolay sarsılmaz'

2004 yılında uluslararası piyasaların gündeminin ilk maddesi haline gelen ABD Doları'nın kontrollü değer kaybının düzeltmelerle de olsa, 2005'te de sürmesi bekleniyor.

İSTANBUL - 2004 yılında uluslararası piyasaların gündeminin ilk maddesi haline gelen ABD Doları'nın kontrollü değer kaybının düzeltmelerle de olsa, 2005'te de sürmesi bekleniyor. Bu alandaki gelişmeler yüksek milli geliri ve siyasi etkinliği ile dolarının rezerv para konumu sarsılmaz gibi görünen ABD çıkışlı analizlerle değerlendiriliyor.
Alman ve Fransız etkisindeki Avrupa Merkez Bankası'ndaki (ECB) güçlü para sevdalılarının ise gelişmelerden rahatsızlık duymadığı belirtiliyor. Japonya'daki karar alıcılarının stratejilerinin ne olduğuysa bir soru şareti.
Son günlerde sıklıkla ifade edilen bir görüşe göre ECB ve Japonya kurlara müdahale etmek istiyor, ancak bu irade uygulamaya dönüşmüyor. Elinde yüklü miktarda dolar yatırım aracı tutan Japonya Merkez Bankası diğer büyük ülkelerle koordine edilmemiş bir müdahalenin etkisinden şüpheli görünüyor. ECB cephesindeki müdahale isteksizliğine ise bilinçaltındaki güçlü avro isteğinin de eklendiği belirtiliyor.
Akbank Private Banking Yatırım Yöneticisi Murat Sağman'a göre ise Avrupa'da para politikası karar alıcılarının bilinçaltındaki güçlü para kültürü kura yaklaşımlarında egemen. ABD Doları'nın artan dış açık ve bütçe açığına bağlı olarak değer kaybetmesinin görünür gelecekte süreceğini belirten Murat Sağman şöyle dedi: "Aslında ABD Doları'nın değer kaybının Amerikalıların kontrolünde sürmesini beklenebilir. Bu dış ticaret açığını başka türlü kapatmaları mümkün görünmüyor. ABD'ye artık 1990'larda görüldüğü gibi sermaye akışı yok. Bütçe açığının finansmanında zorlanıyor. ECB Başkanı Jean Claude Trichet'nin kur yaklaşımı çok önemli. Trichet bundan önce Fransız Merkez Bankası Başkanı iken güçlü frank isterdi. Şimdi de güçlü avro için mücadele ediyor."
'Enflasyon baskısı var'
Sentetik Alman Markı'na göre, yani son üç yılın da içinde olduğu sürede Alman Markı olsaydı, 15 yıllık seyre göre avro-dolar paritesinin 1.41 olacağının hesaplandığını belirten Sağman piyasadaki gelişmelerin ECB'nin para politikası tercihlerini baskı altında bıraktığını belirtiyor. Sağman, "ECB sıkıştı, faiz indirimi yapamıyor zira avro bölgesinde enflasyon baskısı var.
Diğer taraftan, faizi de fazla yükseltemez çünkü böyle bir yaklaşım hem avroya olan talebi artırır hem de büyümeyi iyice baskı altına alır. Avrupa'da az da olsa avroyu frenleyici sesler duyuluyor. Yine de alışkanlıklar hemen değişmez" diyor.



Yatırımcılar daha seçici
Akbank Private Banking birimi içinde pazarlama ve yatırım olmak üzere iki grup bulunuyor. Pazarlama grubu İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Antalya'daki 10 şubede müşterilerilerle doğrudan hizmet verirken, yatırım grubu da private banking müşterilerinin yatırım kararlarını uygulamaya geçiriyor. Akbank Private Banking halen 1600 dolayında müşteriye hizmet veriyor. Birim tarafından yönetilen fon miktarı da 3.5 milyar doların
(5 katrilyon lira) üzerinde.