'Avrupalı olma' şartına gölge düştü

TBMM, Avrupa'daki, temel sosyal ve ekonomik hakların bütün yönlerini garanti eden tek sözleşme niteliğindeki gözden geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı'nı onaylamaya hazırlanıyor.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - TBMM, Avrupa'daki, temel sosyal ve ekonomik hakların bütün yönlerini garanti eden tek sözleşme niteliğindeki gözden geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı'nı onaylamaya hazırlanıyor. Onay, çağdaşlık yolunda önemli adım olurken, şarta konulan bazı çekinceler bu önemli adıma gölge düşürdü.
TBMM Dışişleri Komisyonu gündemindeki Avrupa Sosyal Şartı 1961'de imzalandı. 1989'da Türkiye'nin onayladığı şart, sosyal haklar alanında 30 yılda kaydedilen gelişmelere paralel 1991 yılında yeniden düzenlendi. Türkiye, 6 Ekim 2004'te şartları imzaladı. TBMM'nin şartı onaylamasıyla, sosyal haklarda Batı Avrupa normlarına uyum için çok sayıda yasal düzenleme gerekecek. Anlaşmanın bir ülke tarafından kabul edilmiş sayılabilmesi için en az 16 maddesinin ve numaralandırılmış 63 fıkrasının kabulü gerekiyor. Türkiye ise 20 maddeyi ve 87 fıkrayı kabul ederken, vatandaşların sosyal haklarına ve çalışma yaşamına ilişkin önemli bazı haklara uyma sözü vermekten kaçındı. Kabul ettiği bazı maddeler için ise çekince koydu. Anlaşmanın onaylanmasına dair yasa tasarısının gerekçesinde, toplumlarına geniş kapsamlı sosyal haklar sağlayan birçok ülkenin de çoğu fıkraya çekince koyduğu veya yeni yorum getirdiği ifade edildi.
Gölge düşüren maddeler
Anlaşma, devleti yurttaşlarına karşı birçok yükümlülüğün altına sokuyor. Bunlar arasında, adil, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulu, sağlığın korunması, sosyal güvenlik, sosyal ve tıbbi yardım, sosyal hizmetlerden yararlanma hakkı, ailevi sorumlulukları olanlara fırsat eşitliği hakkı, yoksulluğa karşı korunma ve konut hakkı gibi haklar bulunuyor. Buna karşın çalışana örgütlenme, toplu pazarlık, yaşlıların korunma hakkı hükümleri onay kapsamı dışında. Şartın örgütlenme hakkını düzenleyen maddesi, ulusal yasaların, çalışanların ve işverenlerin örgütlenme özgürlüğünü zedeleyici hükümlerden arındırılmasını, güvenlik ve silahlı kuvvetler mensuplarına sınırı yasalarla çizilen örgütlenme hakkını öngörüyor. Toplu pazarlık hakkı maddesi ise, menfaat uyuşmazlığı durumunda çalışan ve işverene, grev hakkının yanı sıra 'toplu eylem' hakkı tanınmasını düzenliyor. Ancak kabul edilen maddelerden bazılarına Türkiye, kendine özgü yorumlar getirdi.