Avrupalı tasarruftan bıktı

Avrupalı tasarruftan bıktı
Avrupalı tasarruftan bıktı
Uzun süredir kriz üstüne kriz yaşayan Euro Bölgesi sakinleri, sürekli tasarruf yapmaktan bıktı.

Yunanistan’ın Gayrı Safi Yurtiçi Hâsılası (GSYH) 2007 yılından bu yana yüzde 20 oranında küçüldü. Bütün tasarruf tedbirlerine ve birikmiş borçlarının kısmen silinmesine rağmen Yunanistan’ın borç stoku önümüzdeki yıl yeniden yüzde 160 sınırını aşacak. Bazıları, borç krizinin vatanı olarak adlandırılan Yunanistan’ın içinde bulunduğu durumun, öncelikle Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ısrarla izlediği bütçe dengeleme politikasının başarısızlığa uğradığını kanıtladığını söylüyor. Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin ağır toplarından Gernot Erler son genel seçimin de bu kanaati yansıttığını söylüyor.

Erler, "Tasarruf politikası birçok ülkede seçmen tarafından cezalandırıldı, başarısız kaldı. Örneğin Hollanda'da, Romanya'da, tabii Yunanistan'da ve son olarak da Fransa'da" ifadelerini kullanıyor.

FONLARDA 250 MİLYAR AVRO BİRİKTİ
Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimi Avrupa ’nın dil alışkanlığını değiştirdi. Artık “tasarruf” değil, “büyüme” telaffuz ediliyor. Berlin yönetimi de bunu fark etti. Hatta Almanya hükümeti yeni büyüme ittifakının çerçevesini bile çizdi. Taslakta, yapısal reformlarla arttırılacak rekabet gücünün büyümenin anahtarı olduğu dile getiriliyor. Bunun anlamı, büyümenin ek harcama yapmadan da teşvik edilebileceği.

Muhalefet, hükümetin lâf kalabalığı ve retorik yaptığını, çünkü rekabet gücünün artmasının, ücretlerin düşürülmesi ve istihdam piyasasının esnekleştirilip işsizliğin artmasıyla eş anlamlı olduğunu savunuyor. Oysa Merkel hükümeti, Avrupa Yatırım Bankası ile Avrupa Birliği Yapısal Uyum Fonları’nın büyümenin hizmetine verilebileceğini söylemişti. Üyeler arasındaki kalkınmışlık farkını kapatmak amacıyla oluşturulan Yapısal Uyum Fonu’nda hatırı sayılır miktarda para birikti.

Avrupa Parlamentosu Başkan Vekili Aleksander Alvaro, "Birçok Avrupa Birliği (AB) üyesi son yıllarda fondan para istedi ve isteği kabul edildi. Ama paralar çekilmedi. Böylece AB ülkelerinin hak etmiş olup da fondan çekmedikleri miktar 250 milyar Euro’ya yükseldi" diyor.
Gerçekten de ekonomisi kötü yönetilen ülkelerin gücü mevcut parayı çekip kullanmaya bile yetmiyor. Bunun bir diğer açıklama şekli de şöyle: Kriz ülkelerinin mali durumu o kadar kötü ki, fondan talep ettikleri paranın dörtte birini bile bulup yardımın tamamını çekemiyorlar.

GEREKİRSE ‘VARLIK VERGİSİ’ ALINACAK
Avrupa’nın en kısa zamanda büyüme rotasına oturtulmasını isteyen Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, tartışmanın uzamasından memnun değil. Kriz ülkelerinin borçlarını ödeyebilecek duruma gelebilmeleri için Avrupa’nın en kısa zamanda büyüme rotasına oturtulmasını istiyor. Bunun için de her yolu mubah sayıyor: Varlık vergisi, Euro tahvilleri ya da daha fazla borçlanılması gibi.

Büyüme taraftarları ABD ’den de destek alıyor. Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, Avrupa’nın kriz yönetimindekileri kemer sıkarak ekonomiyi boğmakla itham ediyor. Krugman iktisat gazetesi Handelsblatt’ta yayınlanan makalesinde, “tasarruf tedbirleriyle ekonominin canlandırılabileceği inandırıcı değil. 2010 şartları ile günümüzdeki durum açısından ise tamamen saçma” diyor.

‘FRANSA BÜTÇE GİDERLERİNİ AZALTMAK ZORUNDA’
Alman iktisatçılar ise büyüme ile tasarruf arasındaki tercih yapmaya gerek olmadığını ve her iki politikanın birlikte uygulanabileceğini belirtiyorlar. Thomas Straubhaar, “Avrupa'nın akıl ve zekâsıyla büyüme stratejisini tasarruf politikasıyla bağdaştırabileceğini” belirtiyor. Bu ekonomi uzmanına göre, François Hollande'nin de bütçe giderlerini azaltmaktan başka çaresi yok. Fransa'nın bütçe açığının önümüzdeki yıl yüzde 3'ün altına indirebilmesi için milli gelirinin yüzde 2'si oranında tasarruf etmesi gerekiyor. Straubhaar, “Hollande, büyümeden ve adaletten söz edecek ama diğer yandan da ne gerekiyorsa onu yapacak” diyor.

Yasayla tasarrufu arttırmak mümkün. Ama büyüme yasa çıkararak başarılabilecek bir şey değil. Avrupa Parlamentosu Başkan Vekili Aleksander Alvaro, büyüme hızını kısa zamanda arttırmanın mümkün olmadığını da hatırlatıyor ve ekliyor: "Avrupa'nın bütün çiçeklerini bir günde açtıracak süper gübre henüz icat edilmedi." (Deutsche Welle Türkçe)

bigPara.com