Avrupalı ve ABD'li savaş uçaklarının Türkiye yarışı

Yaklaşık 20 milyar dolar bütçeli Türk savunma sanayinden pay kapmak isteyen dünyanın önde gelen savaş uçağı üreticileri kıyasıya rekabet içine girdi. Türkiye'nin ABD'li Lockheed Martin ile 100 adetlik F-35 savaş uçağı alımı anlaşmasının ardından Typhoon'un...

İSTANBUL - Yaklaşık 20 milyar dolar bütçeli Türk savunma sanayinden pay kapmak isteyen dünyanın önde gelen savaş uçağı üreticileri kıyasıya rekabet içine girdi. Türkiye'nin ABD'li Lockheed Martin ile 100 adetlik F-35 savaş uçağı alımı anlaşmasının ardından Typhoon'un (Tayfun) üreticisi Eurofighter Konsorsiyumu da, Türkiye'ye, uçak üretimini ortaklaşa gerçekleştirme yönünde endüstriyel katılım teklif etti. Türkiye F-35 projesinde yer alan dokuz ülkeden biri.
F-35 projesine benziyor
Dolayısıyla F-35'lerin gövdesiyle ilgili bir kısım üretim Türkiye'de yapılarak Türkiye'nin satın alma projesinden 6 milyar dolar tasarruf yapması sağlanacak. Eurofighter'ın Türkiye'ye teklifi de buna benziyor.
Eurofighter, Savunma Sanayi Müsteşarlığı'na yaptığı teklifle, konsorsiyumun, hava savunma uçaklarını satmanın ötesinde, Avrupa'nın önde gelen savunma ve havacılık oyuncularının yer aldıkları kulübe Türkiye'yi de üye yapmayı ve Avrupa ile gelecekte gerçekleştirilebilecek diğer işbirliği programlarına dahil etmeyi amaçlıyor. İtalya, Almanya, İngiltere ve İspanya'nın eşit ortaklığından oluşan Eurofighter Konsorsiyumunun Türkiye'ye programa ortak olması durumunda 120 uçak için 9 milyar dolar, 80 uçak için 6 milyar dolar ve 40 uçak için 3.2 milyar dolarlık endüstriyel katılım payları teklif ettiği belirtildi. Uçakların çeşitli parçalarının üretiminin bu dört ülke tarafından ayrı ayrı gerçekleştirildiği, karşılıklı olarak bu parçaların satın alınarak montajlarının yapıldığı, Türkiye'nin de bu üretim süreçlerine katılmasıyla yukarıda teklif edilen oranlarda alımların garanti edildiği ifade edildi.
Yapılan açıklamada, "Bu endüstriyel katılım rakamlarının ötesinde konsorsiyum endüstriyel katılım teklifi, tüm Türk hava ve savunma şirketlerini kapsıyor, ileri teknoloji ve kaynak kodlarına sınırsız erişim sunuyor, programın temel teknolojilerine yönelik hiçbir sınırlama veya kısıtlama getirmiyor" denildi.
Konsorsiyumun teklifine göre, Türkiye'nin kaynak kodları ve temel teknolojilere erişimin yanında uçağın operasyonel ömrü boyunca tüm bakım, servis, güncelleme ve geliştirme işlemlerini ve gelecekteki silah sistemlerinin entegrasyonunu yapabilme kapasitesine ve uçağı kendi ulusal askeri doktrinleri doğrultusunda her yerde, her zaman kullanma yetkisine sahip olacağı belirtildi.
Dörtlü ortaklık yapısı
İtalya, Almanya, İngiltere ve İspanya'nın eşit ortaklığından oluşan 'Eurofighter Konsorsiyumu'nda her ortağın eşit oy hakkı bulunurken, Türkiye'nin projeye katılması durumunda beşinci ortak olarak diğer ortaklarla birlikte hem projenin bugüne kadar geliştirilen kısmına, hem de gelecek 40 yıl boyunca sürecek tüm geliştirme ve üretim süreçlerinde eşit ortak olarak bulunacağı ifade edildi.
Eurofighter'ın, bir kara taarruzu destek uçağı olarak tasarlanan Amerikan Müşterek Taarruz Uçağı JSF'ye rakip olmadığına dikkat çekil-di. Ayrıca, "Bu proje diğer NATO ülkeleri için olduğu gibi Türk Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçları için de doğru çözüm" yorumları yapıldı.