Az gelirliye çoksesli reklam

Az gelirliye çoksesli reklam
Az gelirliye çoksesli reklam
Markalar halaylı, türkülü reklamları ile az ve orta gelirlinin peşine düştü. Yeni strateji ile bu kitledeki payın arttırılması hedefleniyor.
Haber: NURİYE DOĞU - nuriye.dogu@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL- Davul, zurna eşliğinde göbek atanlar, türkülerle coşup, meydanlara taşanlar... Reklam filmlerinin yeni başrolleri, bakkal amcalar, emekliler, işçiler... Büyük evlerden, lüks mutfaklardan sokaklara taşınan reklamların son dönem gözdesi orta ve az gelir grubu. Bu kitledeki payını arttırmayı hedefleyen markalar, böylece büyükşehir ve beyaz yakalı odağından sıyrılarak, Türkiye ’ye seslenmeye başladı.
Reklam dünyasının en bilinen isimlerinden Tibet Sanlıman, son dönemin gözdesi olan türkülü reklam filmlerine dikkat çekerek, buradaki müşteri kitlesinin az gelir grubu olduğunu söylüyor. Genel olarak reklamların İstanbul ve diğer büyükşehirlere, dolayısıyla daha çok beyaz yakalılara seslendiğini belirten Sanlıman’a göre şimdi Türkiye’ye seslenme zamanı. Sanlıman, bunu da şu örnekler ile açıklıyor: “Özellikle doygunluğa ulaşan GSM sektörü, kitlesini genişletme derdinde. Bu nedenle Türkiye’ye yayılıyor. Bankacılık sektörü de özellikle bu sıkıntılı dönemde kredi kullanımında tabana yayılmak istiyor.” 

Düşlenen değil gerçek hayat
Medina Turgul DDB’nin Kreatif Direktörü Kurtcebe Turgul da, Türkiye’de şarkılı türkülü reklamların çok tuttuğuna dikkat çekiyor. Turgul, “Kulak hafızası diye bir şey var, görsel hafızadan daha kuvvetli. O yüzden iyi bir şarkı, hoş bir cingıl, verilen mesajı kuvvetlendirmek için birebir. Ancak kullanılan o şarkı ya da türkünün marka duruşuyla örtüşüyor olması çok önemli” diyor.
Reklamın hedef kitlesindeki değişime dikkat çeken Ipsos KMG Reklam Araştırmaları Genel Müdürü Özlem Bulut ise, artık reklamda ‘düşlenen’ hayat yerine ‘gerçek’ hayatın kullanıldığını söylüyor. Markaların Türkiye’de hızla büyüyen orta sosyal sınıfı fark ettiklerini belirten Bulut, “Son yıllarda orta sosyo-ekonomik grup, nüfustaki ağırlığının yanı sıra gelir ve alım gücündeki artış ile de göz önünde. Toplam tüketim içindeki paylarını arttırıyorlar” diyor. 

Toplumun yarısı yer sofrasında
Bu durumu iki yılda bir gerçekleştirdikleri Türkiye’yi Anlama Kılavuzu araştırmasının sonuçları ile de destekleyen Özlem Bulut, araştırmanın giderek muhafazakâr bir toplum yapısına yakınlaştığımızı gösterdiğine dikkat çekiyor. Araştırmanın önemli bir kısmını inançları günlük yaşamına yön verenler, değerleri sorgulayan, eski tatları ve eski değerleri özleyenler oluşturuyor. Bulut, yine araştırmadan çarpıcı bir örneğin altını çiziyor: “Toplumun yüzde 52’si hâlâ yer sofrasında yemek yiyor.”

AKP başlattı
Toplumsal duyguları canlandıran, türkülü reklam serüveni ilk olarak AKP’nin seçim kampanyası ile başladı. 12 Haziran seçimleri için çekilen bir dizi reklam filminde hep bir ağızdan ‘Aynı Yoldan Geçmişiz Biz’ diyen, Türkiye’nin her kültüründen insana yer verildi. Finali Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın görüntüsüyle yapan reklamlar büyük ilgi gördü. Reklam kampanyasını AKP’nin yıllardır çalıştığı Arter Ajans yürüttü.

Neşeli hayvanlar
Garanti Bankası en çok akılda kalan reklamlar arasına giren son kampanyası ile halihazırda banka müşterisi olmayan kesimi hedefliyor.

Emekli gözde
İş Bankası ve Akbank, reklamları ile yüzlerini orta sınıfa çevirdiler.

Emekçiler reklamda başrolde
Turkcell’in ‘Hayat paylaşınca güzel’ reklamı orta sosyoekonomik seviye tarafından ve 3 metropol dışındaki illerde daha çok beğeniliyor. Vodafone’un ‘Çekmiyormuş’ kampanyası türkü ve halaylar ile toplumsal coşkuyu arttırıyor.

bigPara.com