Babacan: Kapıları açalım

Devlet Bakanı Ali Babacan, bankacılık sektörüne dışarıdan taze sermaye girişinin şart olduğunu vurgularken, "Biz bu kapıyı kapatırsak ekonomimiz önüne büyük engel, bariyer koymuş oluruz" diye konuştu.

ANKARA - Devlet Bakanı Ali Babacan, bankacılık sektörüne dışarıdan taze sermaye girişinin şart olduğunu vurgularken, "Biz bu kapıyı kapatırsak ekonomimiz önüne büyük engel, bariyer koymuş oluruz" diye konuştu.
Babacan NTV'de katıldığı programda, stand-by'ın onaylanmasıyla yeni dönemin resmen başlayacağını, IMF'ye 19 milyar dolar olan borcun dönem sonunda 10 milyar doların altına ineceğini söyledi. IMF ile 2008 Mayıs sonrasında kredi unsuru olan yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olmayacağını öngördüklerini belirten Babacan, "Ama bunun nihai kararı, o günler gelince verilecek" demekle yetindi.
'Endişeler yersiz'
Bir soru üzerine IMF Başkan Yardımcısı Anne Krueger'in asgari ücretin yüksekliğine işaret eden sözlerine de değinen Babacan, yeni stand-by görüşmelerinde konunun gündeme gelmediğini, ancak 2004 başında IMF ile yaşanan tartışmaya rağmen, asgari ücrete enflasyonun üzerinde zam yaptıklarını hatırlattı. Babacan "Buna rağmen ihracatımızın yüzde 30 arttığı, enflasyondü hedeften daha aşağıda tutturduğumuz bir yıl yaşadık. Dolayısıyla IMF'nin bu endişelerinin son derece gereksiz olduğu ortaya çıkmış oldu" dedi.
Türkiye ekonomisinin büyümesinin desteklenmesi için büyük bankacılık sektörüne ihtiyaç olduğunu söyleyen Babacan, bunun için de yabancı sermayenin gerekli olduğunu belirtip şöyle konuştu; "Bu sermayeyi Türkiye'den bulamayabiliriz. Dışarıdan mutlaka bankacılık sektörümüze taze sermaye girişi şart. Şimdiden 'Milli bankacılık sistemiz şöyle, böyle' bu tür söylemlerle biz bu kapıyı kapatırsak ekonomimiz önüne büyük engel, bariyer koymuş oluruz. Telaffuz dahi etmemeliyiz."
Başlangıçta halka açılması düşünülen Ziraat ve Halk Bankası ile ilgilenen uluslararası kuruluşlar bulunduğunu belirten Babacan, halka arz çalışmaları sürerken, gelecek tekliflere de açık olduklarını aktardı.
'Erdemir satılacak'
Babacan, özelleştirme konusunda ÖİB'nin büyük gayret gösterdiğini belirtirken, özelleştirme kapsamındaki bazı kuruluşlardaki yöneticilerde ise aynı gayreti göremediklerinden yakındı. Bakan Babacan, bu yöneticilerin de özelleştirmeyi arzu ile istemeleri gerektiğini söyledi. Babacan, kim ne derse desin bu yıl Tüpraş, Telekom ve Erdemir gibi büyük kuruluşlarının satışının gerçekleşeceğini kaydetti.
Babacan, 29 Mayıs'ta Fransa'da yapılacak AB Anayasası referandumunun Türkiye'ye etkileri konusunda ise "Eğer biz Türkiye olarak AB konusundaki kararımızı korursak, korkacak hiçbir şey yok" dedi.