Babacan: Merkez ataması Köşk'te

Devlet Bakanı Ali Babacan, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı atama kararnamesinin Cumhurbaşkanı'na sunulduğunu açıkladı. Babacan, IMF'ye olan borcun siyasi karar olduğunu, bu karar verildiği takdirde iki ay içinde ödenebileceğini ama böyle bir kararın olmadığını söyledi.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Devlet Bakanı Ali Babacan, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı atama kararnamesinin Cumhurbaşkanı'na sunulduğunu açıkladı. Babacan, IMF'ye olan borcun siyasi karar olduğunu, bu karar verildiği takdirde iki ay içinde ödenebileceğini ama böyle bir kararın olmadığını söyledi. TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda önceki gün Hazine, DPT, BDDK bütçelerinin görüşmeleri sırasında, Babacan miletvekilerinden de gelen sorular üzerine şu bilgileri verdi:
Merkez Bankası atamaları: Atamaları Merkez Bankası Başkanı'nı baypas ederek yapmak mümkün değil. Atama, başkanın önerisiyle olur. Tek bir yazılı önerisi oldu. Bakan olarak imzaladık. Başbakanımızdan da çıktı. Şu anda Köşk'te.
Doğrudan yabancı sermaye: Dünyada 916 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermayenin yüzde 78'lik kısmı satın alma ve birleşmelere gitti. Başta rafineriler olmak üzere bundan sonra sıfırdan yatırımları göreceğiz. Sıfırdan yatırım için 2003'te 105, 2004'te 62, 2002-2005'te 178 yabancı sermaye geldi.
Fazla geliri sakladık: Mayıs-haziran aylarındaki dalgalanmaya önlem olarak harcamalara sınır getirildi, fazla gelirlerin harcanmayacağı açıklandı. Faiz dışı fazlanın bu yıl yüzde 6.5'in üstüne çıkması, fazla gelirin saklanmasından kaynaklandı.
Sermaye kaçtı: Dalgalanmayla Türkiye ekonomisi testten geçti. 1994-2001'de çıkan sermayenin iki katı kadar sermaye çıkmasına rağmen iki ay içinde dünyadaki koşullarla uyumlu yeni dengeler kurulmuştur. ABD'de faizlerin yüzde 1'den yüzde 5.25'e yükseltildiği unutulmamalı.
Özel sektörün borcu: Özel sektörün dış borcu 2004'te 44, 2005'te 51, 2006'da 110 milyar dolar. Gayrisafi milli hasılaya oranı 2002'de yüzde 24, 2003'te 21, 2004'te 22, 2006'nın ilk yarısında yüzde 28. GSMH'deki oran değişmese de vadesi 2002'ye göre daha uzun görünüyor.
KİT'ler: KİT'lerle ilgili politikamız şu; kâr beklemiyorum ama zarar da etmeyin. Genel giderlerini karşılayacak kadar kaynak üretmeleri gerekiyor. Elektrik zammı konusunda şu an için alınmış karar yok. Gerektiği zaman gerekli kararlar alınır.
Halkbank özelleştirilmesine yoğun ilgi: Halkbank'la ilgili özelleştirme takvimi açıklanacak. Bu bankaya yoğun ilgi görülüyor.
Yabancıya banka sınırı: Bankacılık sektöründe yerli-yabancı ayrımının yasal zemini yok. Hükümette bunu değerlendirdik. Yerli-yabancı ayrımı olmayacaktır. Yeni yeni başlayan uluslararası sermaye akımını ürkütecek girişimlerden kaçınmak gerekir. Kısa-orta vadede yabancı payı korkulan noktaya gitmez.
'IMF'ye erken ödeme yapacak paramız var'
Ali Babacan IMF'ye olan borcun istenildiği takdirde zamanından önce ödenebileceğini belirterek şunları söyledi:
"IMF borcunu ödeyeceğim diye siyasi karar verirsek bunu yapabiliriz. Hazine'nin nakit rezervi var. Şimdilik öyle bir kararımız yok. Yoksa iki ay içinde ödenebilir. Yüzde 77 iç borç çevirme oranını bir-iki puan artırıp, bunu ödeyebilirsiniz. Bir ülkenin IMF'ye borçlu olması normal bir şey değil; o ülkede sorun yaşanmış, IMF'den kaynak talep edilmiş, onun göstergesi. O ekonominin geçmişinde yaralar açılmış ve borçlanılmış. IMF kaynakları piyasa kaynaklarından çok farklı değil. Ucuz kaynak diye IMF'den daha fazla borçlanma politikası uygulamadık."
Yılmaz 'kaynağımız yok' demişti
Babacan, "İstersek iki ay içinde öderiz" sözleriyle yeniden IMF'ye olan borçların erken ödenmesi tartışmaların kapısını araladı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın AKP'nin Kırklareli 2'nci Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasında "İstersek IMF'ye borcumuzu öderiz. İki-üç taksit yapar, yine öderiz" sözleriyle başlayan tartışmalar Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından 'Başbakan'ın ekonominin geldiği noktayı belirtmek için böyle bir açıklama yaptığı' şeklinde değerlendirilerek kapatılmıştı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, da 7 Kasım'da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) toplantısında, erken ödeme tartışmalarına nokta koymuştu: "Türkiye'nin IMF'ye olan borçlarını erken ödemek için kaynağı yok. Bugünkü şartlarda borçların öngörüldüğü şekilde vadesinde ödenmesi gerektiğini düşünüyorum."
Darbe tartışıldı
CHP'li Akif Hamzaçebi'nin, cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmemesi ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı konusunda ısrar etmesi halinde ekonominin bundan olumsuz etkileyeceğini söylemesi üzerine AKP'li Musa Uzunkaya şöyle konuştu: "İstikrarsızlıktan, üstü kapalı tehditten bahsedildi. Ne olabilir? Seçime doğru milletvekilleri transfer hareketi mi bekleniyor? İktidarın gücünü neyle kaybettireceksiniz ki? Bu Meclis'e cumhurbaşkanını seçtirmeyecek iki yol var. Biri parlamento içi darbe, diğeri uygun olmayan güçtür." Özyürek'in, "Kamuoyu da var" demesi üzerine Uzunkaya, kamuoyunun değerlendirmesini 4 Kasım 2007'de yapılacak seçimlerde yapabileceğini söyledi.
CHP'den Yimpaş'a önlem sorusu
CHP'li Gürol Ergin, Mustafa Özyürek, Kemal Kılıçdaroğlu, Akif Hamzaçebi, Ali Kemal Kumkumoğlu, Yimpaş ve diğer yeşil sermayeli şirketler konusunu gündeme getirerek, hükümetin yeteri kadar önlem almadığı eleştirisinde bulundu. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener eleştirilere şu yanıtı verdi:
"Yimpaş hakkında 17 adet suç duyurusu vardır. Altı dava af yasasıyla ertelendi. Üç adet dava ortadan kaldırıldı, iki davada mahkûmiyet kararı verilmiş, bir davada ise suç idari para cezasına dönüştürülmüştür.
İzinsiz halka arzlar konusunda SPK'nın hazırladığı yasa taslağı 2004'te Başbakanlığa geldi, Bakanlar Kurulu'nda da tartışıldı. Taslak özet olarak, şirketlerin tasfiyesini öngörüyor. O taslak yasalaştığı takdirde 78 şirketin sorumlu kişileri hemen yakalanacaklar, mahkûm olacaklar, cezai işlem yapılacak gibi bir anlayış varsa, bu anlayış yanlıştır. Taslak yasalaşmış olsaydı, 'Devlet olaya el koydu ve tüm alacakları ödeyecek' gibi bir atmosfer doğacaktı.
Toplam 6 milyar avro toplanan bir ortamda, 10-15 milyar dolarlık ferileriyle birlikte bir yükün, kamu tarafından ödeneceği gibi bir izlenim doğacaktı. 'Bu para verilemez' denince siz eleştireceksiniz. Ödesek 'Kendi yandaşlarınıza devletten para dağıtacaksınız' diyecektiniz."