Babacan: Taviz vermeyiz

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam edileceğini söyledi.

ANKARA - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam edileceğini söyledi. Babacan, Dünya Bankası ve Hazine Müsteşarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen 'Türkiye Ülke Ekonomik Raporu (CEM): Sürdürülebilir Büyüme ve Avrupa Birliği'ne Yakınsama' konulu konferansın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin istikrar ve sürdürülebilir büyüme ortamına kavuştuğunu anlattı.
Enflasyonla mücadelenin yürütülen ekonomik programın en temel unsurlarından biri olduğunu ve bundan asla vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Babacan, "Çok sıktınız, biraz gevşetin" gibi söylemleri de eleştirerek, "2004'te yerel seçimler yapıldı. Program gevşeyecek, seçim ekonomisi yürütülecek diye yaygaralar yapıldı. Ama yüzde 6,5 olan faiz dışı fazla hedefi yüzde 7'nin üzerinde oldu. Ekonomik program bundan sonra da tavizsiz olarak devam edecek. Seçim ekonomisi diye bir şey söz konusu olamaz" dedi.
AB'den daha şanslıyız
Sosyal güvenlik açıklarının Avrupa ve ABD için de büyük bir tehlike arz ettiğine dikkat çeken Babacan, ciddi önlemler alınması gerektiğini, bu ülkelerde de sosyal güvenlik sisteminin iflasa sürüklendiğini kaydetti. "Daha fazla harcama baskısı var ama asla bütçe hedefi bu, bunu geçemeyiz diyoruz" diyen Babacan, bu sayede borçlanma gereğinde Maastricht kıstasına uyulduğunu, satın alma paritesine göre kişi başı milli gelir seviyesinde Bulgaristan ve Romanya'nın geçildiğini vurguladı. TBMM gündemindeki sosyal güvenlik reformunun adaletin sağlanması açısından önemine dikkat çeken Babacan, öngörülenden biraz daha geç bitecek olan bu reform şansının ABD ve AB'de uygulamaya çalıştığı reformlardan daha fazla olduğunu söyledi. Babacan, "Bizim şansımız, nüfusumuz, dolayısıyla prim ödeyeceklerin sayısı artıyor. Gelişmiş ekonomilerde ise nüfus yaşlandığından, işleri daha zor. İnşallah meclisimizin bu büyük reforma ilişkin görüşmeleri kısa sürede tamamlayacağına inanıyorum" diye konuştu.
A'dan Z'ye eğitim şart
Kaliteli istihdam yapısına ulaşmak için de bu reformun büyük önemi olduğunun altını çizen Babacan, şunları kaydetti: "AB'de bu yok. Ne bölgeden bölgeye, ne sektörden sektöre işgücü kaydıramıyorlar. Eğitim sistemimizi A'dan Z'ye gözden geçirmemiz gerekiyor. Kişi başına doktor sayısında dipteyiz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi istediğimiz hızda olmasa da her geçen yıl öncekinden daha iyi oluyor. Biz AB'nin içine düştüğü hataları tekrarlamak istemiyoruz. Pek çok politika AB'nin de memnun olmadığı, bir an önce kurtulmaya çalıştığı politikalar."
Çanakcı: Önümüzde uzun bir yol var
Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, Dünya Bankası ile yepyeni ve kapsamlı bir ortak çalışma başlatıldığını ve bunun aynı anda katılım sürecinin farklı bir boyutu olduğunu belirterek, raporun da bu yeni dönemdeki işbirliğinin somut örneği olduğunu söyledi. Son dört yılda Türkiye'nin önemli ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Çanakcı, kamu kesimi borçlanma gereğinde Maastricht kriterlerinin tutturulduğunu, kamu borç stokunda da kriterlerin 1-2 yılda yakalanacağını anlattı. Kişi başına reel gelirin AB'ye yakınsamada yeterli olmadığını, bu konuda Türkiye'nin önünde uzun bir yıl bulunduğunu belirten Hazine Müsteşarı Çanakcı, yapısal reformlarla başta bankacılık ve finans kesiminin sağlam bir yapıya kavuştuğunu kaydetti.
AB: 2014'te tam üye olursunuz
Dünya Bankası hazırladığı 'Türkiye, Ülke Ekonomik Raporu'nda, Türkiye'nin mali disiplin ve enflasyon alanında sağladığı başarılara yer verirken, istihdamın artırılamaması ve cari açığın sürdürülebilir yapıya kavuşturulması gerektiğine dikkat çekti. Eğitim, sağlık gibi alanlara ayrılan kaynakların artırılması, kayıt dışılığın azaltılması da AB'ye yakınsama için atılması gereken adımlar arasında sayılıyor. Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Hansjörg Kretschmer, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2012 yılında AB ile müzakereleri sonuçlandırması ve tam üyelik için gerekli tedbirleri alması halinde, 2014 yılında AB'ye tam üye olabileceğini söyledi. AB'nin Türkiye ile üyelik müzakerelerini 5 ay önce başlatma kararını aldığını hatırlatan Kretschmer, Türkiye'nin sergilediği performansın kayda değer olduğunu, bu performansın desteği hak ettiğini vurguladı. Kretschmer, "Hem siyasi ve hem de ekonomik alanda Türkiye başarılara imza attı. Ama yapılması gereken çok şey var. Rehavete kapınılmaması gerekir. İşsizlik hâlâ çok yüksek boyutlarda" dedi.