Babacan: Türkiye testten geçiyor

Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'yi diğer gelişmekte olan ülkelerden ayırdedecek en önemli konunun yapısal reformlar olduğunu söyledi. Babacan, "Yapısal reformlarımızı ne kadar hızlı ve kararlı bir şekilde devam ettirirsek...

İSTANBUL - Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'yi diğer gelişmekte olan ülkelerden ayırdedecek en önemli konunun yapısal reformlar olduğunu söyledi. Babacan, "Yapısal reformlarımızı ne kadar hızlı ve kararlı bir şekilde devam ettirirsek, Türkiye hem şu günlerde hem de ilerde yaşayacağımız her türlü dalgalanmaya karşı çok daha korunaklı bir yapı almaya devam edecektir" dedi. Ali Babacan, Merkez Bankası'nın operasyonel bağımsızlığı çerçevesinde elindeki politika araçlarını fiyat istikrarını sağlama hedefi doğrultusunda en etkin biçimde kullanacağını açıkladığını da anımsattı.
Devlet Bakanı Babacan, Türkiye Bankalar Birliği'nin Uluslararası Finans Enstitüsü'yle (IIF) birlikte düzenlediği 'Finansal sektörde türev piyasalar' konulu konferanstaki konuşmasında, tavizsiz uygulanan mali disiplin ve gelirler politikasındaki kararlı tutumun enflasyonla mücadelede bundan sonra da temel yaklaşım olmaya devam edeceğini söyledi. Ali Babacan, "Doğrudan yabancı yatırım girişlerinde elde ettiğimiz başarı Türkiye'nin gerek bu yıl gerekse de orta ve uzun vadede döviz dengelerini güçlendirmiştir" dedi.
'Gelişmeleri izliyoruz'
Son günlerde küresel ölçekte yaşanan gelişmeler karşısında tüm ekonomik kurumlar ve birimlerin gayet sağduyulu ve soğukkanlı bir şekilde gelişmeleri izlediklerini ve gerektiği yerde gereken adımları da gözlerini kırpmadan attıklarını belirten bakan Ali Babacan, "Türkiye'nin ekonomik birimleri güçlüdür kararlıdır. Bundan hiçkimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu.
Dünya Bankası'yla yürütülen yapısal çalışmalarda yeni bir döneme girildiğini, bu çalışmaların odağında AB katılım sürecinin bulunduğunu belirten Babacan, "Dünya Bankası'yla yaptığımız çalışmalar bizim AB sürecini destekleyen bir niteliğe kavuştu. Özellikle istihdam odaklı politikalar yürütülmesinde bu kuruluşla çalışmalarda gerçekten verim alıyoruz" açıklamasını yaptı.
'IMF'yle sorun yok'
Babacan, IMF'yle üç ve dördüncü gözden geçirme çalışmalarının mayıs ayında tamamlandığını, taslak niyet mektubu üzerinde ana hatları itibarıyla mutabakat sağladıklarını, gözden geçirme süreciyle ilgili de hemen hemen bütün adımların atıldığını belirterek, "Temmuz ayı içinde formel olarak bu gözden geçirmelerin tamamlanmasını bekliyoruz" dedi. Babacan, reformları görmezden gelerek eski alışkanlıklarla hareket etmenin ve Türkiye'yi eski kriterlerle, eski parametrelerle değerlendirmenin yanlış olacağını dile getirdi.
'Aşılmaz dağları aştık'
Eline tutuşturulmuş aslı astarı olmayan dosyalarla yanlış yönlendirme yapmaya çalışanları milletin ibretle izlediğini savunan Babacan, şunları söyledi: "Çok meşakkatli yollardan geçtik. Aşılmaz denilen dağları aştık. Fırtınalar, kasırgalardan geldik ve adeta engin denizlerde, derin dalgalarla mücadele ederek bugünlere geldik. Türkiye şu anki sağlam ekonomik temelleriyle çok daha korunaklı bir yapıya sahip. Türkiye önümüzdeki dönemde kazanımlarına yeni kazanımlar ekleyerek yoluna devam edecek. Ne siyasetten, ne ekonomik olarak ne de uluslararası ilişkilere yönelik politikalarımızda en ufak bir sapma söz konusu değil ve olmayacaktır."
'FDF yüzde 6.5'in üzerine çıkabilir'
Hem bütçedeki harcamalar hem de sosyal güvenlik kuruluşlarının harcamalarının bütçe ödenekleri çerçevesinde yapılacağını belirten Babacan, "Ödeneklerin aşılmasına asla izin verilmeyecek" dedi. Babacan, bu yılın sonunda yüzde 6.5'in de üzerinde bir faiz dışı fazla rakamına ulaşılması olasılığının hayli yüksek olduğunu açıkladı. Babacan, öngörülenin üzerinde gerçekleşen faiz dışı fazlalar, özelleştirme gelirleri, TMSF'den sağlanan kaynakların da Hazine'yi güçlendirdiğini belirterek, "Bu da kamu kesimini şoklara karşı daha güçlü hale getiriyor" dedi.
Sermaye girişi artacak
Babacan, ekonomisi açık bir yapıya kavuşan ve sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ülkede sermaye girişi de çıkışı da olacağını belirterek şunları söyledi: "Bunun önünde de engel yok. Hele hele Türkiye'de olmayacaktır. Her ne kadar kısa zaman dilimlerinde girişler ya da çıkışlar, bazı dönemde artı ve eksiler görecek olsak da uzun vadede üç yıl, beş yıl, 10 yıl gibi zaman dilimini ele aldığımızda Türkiye'ye giren sermaye miktarı çıkan sermaye miktarından kat kat üzerinde olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın."
Toplumun büyük çoğunluğunun uygulanan programın samimiyetine inandıklarını söyleyen Babacan, "Türkiye'nin geleceği için çalışan, daha güçlenmesi için çalışan bir anlayış işbaşında. Negatif enerji yaymak isteyenleri, olumsuzluk pompalayanları, kötümserlik aşılayanları milletimiz gayet iyi biliyor, değerlendiriyor" dedi.
Eski siyasileri eleştirdi
Ali Babacan, Türkiye'ye farklı bir rota çizmek ve içine kapatmak isteyenlerin milletten teveccüh görmesinin asla söz konusu olmadığını söyledi. Babacan, bazı eski siyasetçilerin ve eski teknisyenlerin Türkiye'nin bugünkü ekonomik durumuyla ilgili değerlendirmelerini de "Bunları yapanlara mutlaka şunu sormak lazım. Siz önce bir kendi döneminizde Türkiye'de neler yaşandı, Türkiye'nin ekonomik göstergeleri neydi, neyi ne kadar başarabildiniz önce onları anlatın ondan sonra bugünkü dönem hakkında konuşun" diye eleştirdi. Çok değerli analiz ve yaklaşımların hepsinden yararlandıklarını söyleyen Babacan, "Yeter ki bunlar iyi niyetli, samimi bir şekilde yapılsın, ideolojik ve siyasi yaklaşımlardan uzak durulsun" dedi. Babacan, gerçek anlamda, dürüst ve samimi şekilde yapılan analiz ve yaklaşımlarda "Türkiye'nin önünün açık olduğunun" görülebilecğini ifade etti.