Babacan'dan fırsat uyarısı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ekonomide işlerin iyi gittiğini, ancak yalnız muhalefet olsun diye farklı yaklaşımların ortaya konulduğuna dikkati çekerek, "ha bire olumsuzluk pompalayanlar...

ANKARA - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ekonomide işlerin iyi gittiğini, ancak yalnız muhalefet olsun diye farklı yaklaşımların ortaya konulduğuna dikkati çekerek, "ha bire olumsuzluk pompalayanlar, 'bir şeyler kötü gidiyor, bir şeyler olacak' diyenler, Türkiye'ye kötülük yapıyorlar" dedi.
Babacan, 2005 makroekonomik gerçekleşmeleri açıkladığı toplantıda, yoğunlaşan eleştirilere yanıt vererek başladı. Açıklanan göstergelerin 'evrilip çevrilip başka türlü sunulmasına ve sadece muhalefet olsun diye pek çok farklı yaklaşıma' şahit olduklarını ifade eden Babacan, 'dersin iyi çalışılması', verilerin bütün yönleriyle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Beklentilerin ve moralin iyi olmaması durumunda yatırımcının ve tüketicinin frene basacağını ve bunun da ekonomi için kötü olacağına işaret eden Babacan, "Türkiye'nin elinde tarihi fırsat var, bu fırsat kaçtı mı yeniden kazanmak on yılları alır" uyarısında bulundu.
BÜYÜME SIHHATLİ: Türkiye son üç yılda dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında. Büyümede üç yıldır özel sektör katkısı büyük oldu. Özel sektör geçen yıl 74 milyar YT yatırım yaptı.
YERSİZ ENDİŞE VE KORKU: Geçen yıl cari açık 23 milyar dolar, GSMH'nin yüzde 6,3'ü oldu. Bu bir problemin, felaketin habercisi gibi işlendi. Son üç yılda GSMH'ye oranla cari açığımız üç puan arttı. Aynı dönemde yatırımların GSMH'ye oranı 4,1 puan artmış. Cari açığı bu tasarruf yatırım rakamları nereden kaynaklanıyor diye incelemek lazım. Ezbere yaklaşımlarla olmaz... Yersiz endişelerin sürekli işlenmesi ülkemize zarar veriyor."
AB üyelik sürecindeki ülkelerde cari açık uzun yıllar yüksek seyretmiş. Türkiye inşallah harıl harıl yatırım gelmeye devam edecek.
CARİ AÇIĞIN PANZEHİRİ FDF: Yüksek faiz dışı fazla aynı anda cari açığın kontrol altında tutulmasının en önemli müsebbibi. Dolayısıyla yüksek faiz dışı fazla politikamız epey süre sürecek.
ENERJİ İKİ PUAN ARTIRDI: Enerji fiyatlarındaki artış cari açığı iki puan artırdı. Bunun makroekonomik politikayla uzaktan yakından ilgisi yok."
İLK DEFA BORÇTA EKSİ: Türkiye'de kamu borçlanma gereği, 1993-2002 ortalaması GSMH'nin yüzde 10,4'ü. Korkunç yüksek bir oran. 2006'da ilk defa, kamu borçlanma gereği eksi olacak.
NET BORÇ STOKU YÜZDE 55.8: Konsolide bütçe brüt borç stokumuzun, GSMH'ya oran olarak, 2002'de yüzde 88,3'ten 2005'te 68'e indi. Toplam kamu net borç stoku 2002'de yüzde 78,5, 2005 sonu 55,8'e geriliyor. Net borç stoku 2004'te İtalya'da yüzde 103, Japonya'da yüzde 82 ama yüzde 55,8 borç yükü dahi, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülke için yüksek... 2004'te 272,2 milyar YTL olan borç stoku ise, 2005 sonunda 271,5'e indi. Bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk.
BDDK AÇIK POZİSYONA GÖZ AÇTIRMIYOR: Kur iniş çıkışlarında banka bilançolarının korunaklı olması son derece önemli. Şu an Merkez Bankası ve BDDK, açık pozisyonları çok yakından takip ediyor. Bankalara göz açtırılmıyor.
YABANCIYA SINIR YOK: Asla bankacılık sektöründe yabancı sermayenin önünde bir sınır, bir hedef olmayacaktır. Artık sermayenin yerlisi, yabancısı yok.
KAYIT DIŞI AZALDIKÇA KREDİ ARTAR: Kayıt dışılığı önleyelim, reel sektöre verilen krediler daha da artar.
CİDDİ SERMAYE GİRİŞİ: Doğrudan yabancı sermaye girişi 2005'te 9,7 milyar dolara çıktı. 2006'da 2005'e göre daha yüksek olacağı konusunda tahminler kuvvetli.
REZERVLER 60 MİLYAR DOLARI GEÇTİ: Merkez Bankası rezervleri 7 Nisan'da 58,9 milyar dolar. Ama geçen hafta, Özelleştirme İdaresi'nden Hazine'ye oradan da Merkez Bankası'na yapılan nakit hareket sonucunda, 60 milyar doları geçti.
Atamadan ses yok
Bakan Ali Babacan, Merkez Bankası Başkanlığı atamasına ilişkin soruya "Henüz bize ulaşmış bir karar yok" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 'İrticai kadrolaşma ve teröre dikkat çekmesinin piyasaları nasıl etkilediğinin' sorulması üzerine aldıkları tüm kararlarda siyasi sorumluluğu iliklerine kadar hissettiklerini söyledi. 'Farklı ekonomik perspektif, felsefeye sahip olanlarla çalışmamız mümkün değil' diyen Babacan, Merkez Bankası için farklı felsedeki isimlerin önerildiğini ancak risk istemediklerini söyledi. Kurum ve insanları yıpratmamak için ismi açıklamadıklarını belirten Babacan, "Kaldı ki isim açıklamamamıza rağmen, olası isimleri nasıl hırpaladık, aile hayatlarına nasıl girdik, önce bunu kendimize sormalıyız" dedi. Babacan, sürecin uzamasına ilişkin de "Merkez Bankası'nda boşluk yok. Başçı bu görevi layığıyla yapabilecek donanıma sahip" diye konuştu. Babacan, başkan yardımcılığı görevlerini süresinden önce bırakan başkan yardımcılarına dikkati çekti, ancak bu görevlerin kısa sürede doldurulduğunu kaydetti.