Bakan 'Destekleriz' diyor ama İran'la ticarette risk var

Bakan 'Destekleriz' diyor ama İran'la ticarette risk var
Bakan 'Destekleriz' diyor ama İran'la ticarette risk var

İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecat, halkın çoğunluğunun desteğine sahip. FOTOĞRAF: REUTERS

Dışişleri'ne göre Türk işadamları İran'a işe giderken Avrupa ve ABD'deki işlerinden olabilir. 'Satılmasın' denilen ürünleri İran'a satan şirketlerin ABD ve Avrupa ülkeleri ile buralardaki şirketlerle yapacağı işler riske girebilir
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA - Enerji Bakanı Taner Yıldız ‘İran’a petrol ürünleri satışının önünde engel yok, yapanları destekleriz’ diyor ama Dışişleri Bakanlığı’na göre Türk işadamları İran’a işe giderken Avrupa ve ABD ’deki işlerinden olabilir.
BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırım kararında Türkiye ’yi ve özel sektörü çok fazla etkileyecek maddeler yok, ancak ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin yaptırım kararları daha geniş kapsamlı olduğu için ‘satılmasın’ denilen ürünleri İran’a satan şirketlerin ABD ve Avrupa ülkeleri ile buralardaki şirketlerle yapacağı işler riske girebilir. Bu kapsamda ABD’nin yaptırım kararından ilk etkilenen şirket, geçen yıl özel bir şirketle anlaşma imzalayan ve benzin satmaya başlayan TÜPRAŞ oldu. Dışişleri Bakanlığı’na başvuran TÜPRAŞ, bakanlığın yol göstermesini istedi, bakanlık yetkilileri, anlaşmanın ambargo öncesinde imzalanmış olması nedeniyle muafiyet istenebileceğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı, başvuran diğer şirketlere de ‘yaptırım kararı olan mallarda riskler ortada, göze alıyorsanız ticarete devam edin’ yanıtını veriyor. 

Üç ayrı karar var
İran’la ilgili ilk yaptırım kararı BM Güvenlik Konseyi Kararı. Sözkonusu karar enerji konusunu kapsamıyor, doğrudan nükleer çalışmalarda kullanılacak malları içeriyor. Bu nedenle, Türkiye’nin İran ile ticaretini doğrudan ya da dolaylı etkilemiyor. Ancak, ABD’nin ve AB ’nin yaptırım kararları daha geniş kapsamlı ve ilgili ülkelerdeki şirketleri ve bu ülkeler ile şirketlerle iş yapan yabancı şirketleri doğrudan ilgilendiriyor. ABD’nin yaptırım kararı petrol ürünleri satışını da içeriyor. AB ise yaptırım kapsamına enerji yaptırımlarını da almış. Bu yüzden çok sayıda Avrupalı şirket, İran’dan çekilmeye başlamış. ABD ve AB ülkeleri, doğrudan ambargoya uymayan ya da ambargoya uymayan yabancı şirketlerle işbirliği yapan şirketlerine çeşitli yaptırımlar getiriyor. Ayrıca birçok yurtdışı ortaklı proje Amerikan Kongresi’nin onayını gerektirdiği için, İran’la ilgili kararlara uymayan şirketler Kongre’den onay alamıyor.
İran ile iş yapan birçok şirket, Dışişleri Bakanlığı’na başvurarak, yaptıkları işin yaptırım kararlarından nasıl etkileneceğini sordu ve tereddütlerini iletti. Dışişleri Bakanlığı, yapılan başvurulara yanıt verirken üç ayrı yaptırım kararının metinleri ile kapsamlarını kullanıyor. Bakanlık, yaptırım kapsamındaki ürünlerin satışını gerçekleştiren şirketlerin ABD ve AB’de karşılaşabileceği riskleri de sıralayarak tercihi kendilerine bırakıyor.

TÜPRAŞ ilk somut örnek
Edinilen bilgiye göre ilk somut sorun TÜPRAŞ’ın İran’a yaptığı benzin satışı konusunda yaşandı. Çünkü benzin satışı ABD’nin yaptırım kararları arasında ilk yasaklanan etkinliklerden biri olarak görülüyor. TÜPRAŞ da birçok şirket gibi Dışişleri’ne başvurarak yol göstermelerini istedi. Bakanlık yetkilileri, TÜPRAŞ’ın ABD ile iş yapan bir şirket olması nedeniyle İran’la yapacağı ticaretin ABD ile ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çektiler. Yetkililer, şirketin anlaşmasının ambargo öncesinde yapılmış olması nedeniyle de bir muafiyet istenebileceğini ifade ettiler. Yıldız’ın ‘devam’ çağrısına karşın, ABD’de karşılaşılacak riskler nedeniyle TÜPRAŞ’ın İran’a satışlarını büyük ölçüde durdurduğu basına yansıdı. 

Ürünler için çalışılıyor
Dışileri Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı, BMGK, ABD ve AB’nin yaptırım kararlarından etkilenecek ihraç ürünlerinin neler olacağı üzerinde çalışıyor. Kesin olan, petrol türevleri ihracının ABD, enerji yatırımlarının da AB ambargosuna takıldığı. Ayrıca iki kullanımlı ürünlerin (Hidroelektrik santralında kullanılan ancak nükleer reaktör çalışmalarında da kullanılabilecek ürünler vs) satışı şirketleri riske sokabilir. Risk bu malların ihracı ile sınırlı da değil. Ambargoya giren ürünleri taşıyan lojistik şirketleri de ABD ve AB ile işlerinde sıkıntı ile karşılaşabilir. Kargonun sigortalama süreci de ABD ve AB bağlantılı sigorta şirketlerinin ambargoya katılımı nedeniyle aksayabilir.  

İhracat da ithalat da artıyor
İran’la dış ticaret rakamları Türkiye aleyhine artmaya devam ediyor. Türkiye’nin 2010’daki ilk altı aylık ihracatı, 2009’un aynı dönemine göre yüzde 40 artmış. 938 milyon dolar olan rakam 1 milyar 308 milyon dolara çıkmış. Türkiye’nin İran’a ihracatının dörtte biri tüketim mallarından oluşuyor. İran’a ihracatının yüzde 65’i ara malı olan Türkiye’nin İran’a yatırım malı ihracatı da toplam içinde yüzde 10 civarında kalıyor. Bu da bazı şirketler dışında İran’la ticaretin üç ambargodan da çok fazla etkilenmeyeceğini gösteriyor. İran’dan ithalat da doğalgaz ithalatı nedeniyle tırmanışta. 2009’un ilk altı ayında 1 milyar 510 milyon dolar olan ithalat, 2010 yılının aynı döneminde yüzde 110 artarak 3 milyar 186 milyon dolara çıkmış.