@bahadir_ozgr

Bakanlığın yeni telif taslağından sanatçıya iyi, yayıncıya kötü haber

Telif hakları taslağı, DVD, CD vb üretenlerin bakanlığa ödedikleri paranın bir kısmının sanatçıya dağıtılmasını öngörüyor. Ancak aynı taslak kütüphane, müze gibi yayınevlerinin önemli kurumsal müşterilerine eserleri elektronik olarak çoğaltıp arşivleme hakkı veriyor
Haber: BAHADIR ÖZGÜR / Arşivi

İSTANBUL - Kültür Bakanlığı, kangrene dönüşmüş telif konusuna bir neşter daha vurmaya hazırlanıyor.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda değişiklik yapmak amacıyla bakanlık yeni bir taslak hazırladı ve tartışmaya açtı. Taslak eğer yasalaşırsa, CD, DVD vb ile eserleri çoğaltan cihazları imal edenlerin bugüne kadar ‘Şahsi kullanım harcı’ adı altında bakanlığa ödediği kaynağın bir kısmı birlikler üzerinden sanatçılara da dağıtılabilecek. Bu madde sanatçıları bir hayli sevindirecek. Buna karşın kütüphane, eğitim kurumu, müze gibi kurumların eserleri telifsiz biçimde dijital ortama aktarıp istedikleri miktarda arşivlemelerinin önü açılıyor. Bu madde ise yayıncıları kalbinden vuracak.
Kültür Bakanlığı 1952 yılında çıkarılan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda değişikliğe gidiyor. 58 yılda 8 kez değişen kanunda dokuzuncu değişiklik için hazırlanan taslak tartışmaya açıldı. Fikri mülkiyet hakları ve telif konusunda uzman Avukat Cahit Suluk’a göre, taslak da birçok sorunları çözmekten uzak. 

Tek meslek birliği olacak
Avukat Cahit Suluk’un hazırladığı çalışmaya göre, taslak metin bu haliyle yasalaşırsa, meslek birliklerinin adı telif birlikleri olarak değişecek. Her alanda sadece bir adet telif birliği kurulabilecek. Bugün aynı alanda kurulmuş birden çok meslek birliği bulunuyor. Sözgelimi, müzik eser sahipleri alanında MESAM ve MSG, fonogram yapımcıları alanında MÜYAP, MÜZİKBİR ve MÜYABİR faaliyet halinde.
Eğer taslak yasalaşırsa bu birlikler birleşmek ya da tamamen tasfiye edildikten sonra yeni bir meslek birliği kurulmak zorunda. Böylece her alanda bir adet telif birliğini öngören bakanlık, uygulamada yaşanan kaosu önlemeyi amaçlıyor. 

Sanatçının gelirine katkı
Taslağın bir diğer dikkat çekici düzenlemesi ise her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı imal veya ithal edenlerin, bu ürünlerin bedelinden en fazla yüzde 3’lük payı bakanlığa yatıracak olması. Bakanlık da bu miktarın belli bir yüzdesini telif birlikleri aracılığıyla hak sahiplerine dağıtmak zorunda. Mevcut uygulamada bu pay tamamen bakanlıkta kalıyor. Özellikle bu madde sanatçılar için sevindirici bir haber. Avrupa Birliği ( AB ) uzun süredir bu sorunun çözülmesini istiyordu. Bakanlık da nihayet buna yönelik bir adım attı.
Ancak bu olumlu adıma karşın yayıncıyı vuracak bir madde de taslağa konuldu. Bir eserin arşivlenmek amacıyla doğrudan veya dolaylı olarak ticari bir amaç güdülmeksizin kütüphaneler, arşivler, müzeler ve eğitim kurumları tarafından dijital ortama aktarılması veya başka teknik yöntemlerle çoğaltılması serbest hale getiriliyor. Avukat Suluk, böyle bir uygulamanın yayıncılığı sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu. Suluk, “Bu madde e- kitap gibi elektronik eserleri vuracak” dedi.
Bakanlığın tartışmaya açtığı taslak metnin bir diğer ilginç maddesi de hapishane ve hastanelere yönelik. Buna göre, yayımlanmış eserlerin, hapishanelerde ve kamuya ait hastanelerde kâr amacı güdülmeksizin çoğaltılması, yayılması, temsili ve umuma iletimi tamamen serbest bırakılıyor. Bu kurumlar teliften muaf olacak.

Sorunları çözmekten uzak
Telif hukuku uzmanı Avukat Suluk, AB’nin baskısıyla hazırlanan taslağın olumlu bir çok çıkış noktası olmasına karşın telif konusunda yaşanan sıkıntıları ise çözmekten uzak olduğuna dikkat çekti. Suluk, uzlaştırma komisyonu kararlarının bağlayıcı olmamasının, meslek birliklerinin topladıkları bedellerin dağıtımına dair kriterleri kendilerinin belirlemesinin ve sözleşmelerle ilgili hükümlere dokunulmamasının  eksik yönler olduğunu söyledi. Suluk, bakanlık ile toplantıların sürdüğünü anlatarak, “Kaygılarımızı söyledik. Taslak tartışılma aşamasında ama eksikler giderilmediği zaman ileride yeni bir değişikliğin daha gündeme gelmesi kaçınılmaz olur” dedi.

Yeni taslaktaki dikkat çeken düzenlemeler
1- Taslak metin, meslek birliklerinin adının telif birlikleri olarak değişmesini ve her alanda sadece bir adet telif birliği olmasını öngörüyor.
2- Kamu kurum ve kuruluşları ile eğitim ve araştırma kuruluşlarına ait kütüphaneler ve ihtisas kütüphaneleri ödünç kitap verirken bedel ödemeyecek.
3- Bir eseri arşivlemek amacıyla kütüphaneler, arşivler, müzeler ve eğitim kurumlarının dijital ortama aktararak çoğaltılması serbest hale getiriliyor.
4- CD, DVD vb. ile eserleri çoğaltan cihazları imal veya ithal eden, bunun bedelinin yüzde 3’ünü bakanlığa verecek. Bunun bir kısmı da birlikler üzerinden hak sahiplerine dağıtılacak.
5- Yasada öngörülen uzlaştırma komisyonu kararları bağlayıcı değil. Bu konuda taslak metinde de bir iyileştirme yapılmıyor ve eski sistem aynen muhafaza ediliyor.
6- Hak sahibi, hakkını takip ve idare yetkisini telif birliğine devretmemiş olsa bile ilgili alandaki telif birliği, bu hakları takip etmekle yetkili kılınıyor. 
7- Telif yasasının sözleşmelerle ilgili hükümlerine hiç dokunulmadı. Oysa uygulamada en fazla telif davası bu konuda yaşanıyor. Taslak buna herhangi bir çözüm getirmiyor.
8- Yayımlanmış eserlerin hapishane ve kamuya ait hastanelerde kâr amacı güdülmeksizin çoğaltılması, yayılması, temsili ve umuma iletimi serbet oluyor.