Bank Kapital davasında 'zaman aşımı' uyarısı

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 'Bank Kapital davası'nda daha önce verdiği kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından kısmen bozulması üzerine yeniden yaptığı yargılama sonucu kurduğu hükmün gerekçesini hazırladı.

İSTANBUL - İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 'Bank Kapital davası'nda daha önce verdiği kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından kısmen bozulması üzerine yeniden yaptığı yargılama sonucu kurduğu hükmün gerekçesini hazırladı. Kararda sanık tarafının davayı uzatma girişimlerine yer verilerek, bazı sanıkların zamanaşımını kullanarak cezadan kurtulabileceğine dikkat çekildi.
Bankanın eski sahibi Mahmut Ceylan'ın da aralarında bulunduğu sanıklarla ilgili dava 4 Temmuz 2005'te sonuçlanmış ve sanıklar 'zimmet, BDDK'nın yazılı uyarı ve hükümlerine uymamak, dolandırıcılık' suçlarından 1 yıl ile 12 yıl 3 ay 23 gün hapis cezalarına çarptırılmış, 'çete' suçundan beraat etmişti. Yargıtay 7. Ceza Dairesi kararı bazı sanıkların savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kısmen bozmuştu. Yargıtay, sanıklar Murat Demirel, Veli Yıldırım ve Ali Çelen hakkındaki 'dolandırıcılık' suçundan açılan davanın zamanaşımından ortadan kaldırılmasına karar vermişti. Mahkeme ise geçen temmuz ayındaki duruşmada önceki kararında direnmişti.
Murat Demirel'e atıf
8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, hazırladığı gerekçeli kararda, sanık tarafının davayı uzatmaya yönelik girişimleri olduğu belirtilerek şöyle denildi:
"Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde 'Fair Trial' olarak geçen ve ülkemizde son zamanlarda 'Adil Yargılama' olarak tercüme edilen, ancak önceki tercümeler gibi gerçekte 'Dürüst Yargılama' şeklinde anlaşılması gereken bu kavram, yargılama süjelerinin tamamının dürüst hareket etmeleri gerektiğini içermektedir. Dürüst yargılamanın süjelerinden sanık müdafileri de haklarını kullanırken bu kurala uymak durumundadırlar.
Bizzat sanık tarafların sundukları delile ve bu delilin tekrarı mahiyetindeki ceza hukukçusu uzman tanığın beyanlarına karşı, tam da hüküm aşamasında bu talebi öne sürmek yargılamayı uzatmaktan başka bir anlam taşımadığı halde bunun savunmanın kısıtlanması olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle suça konu olayın sübutunu değerlendirmek gereksizdir. Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerle haklarında mahkûmiyet hükmü tesis edilen sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri yolunda tam bir vicdanı kanaat sahibidir. Aksine davranış yargılamayı uzatabileceği gibi bir kısım sanıkların bu uzatmadan istifadeyle haklarında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle sanık Murat Demirel'de olduğu gibi zamanaşımına uğrama tehlikesiyle karşılaşacağı da açıktır."