Banka Yasası Köşk'ten döndü

Cumhurbaşkanı Sezer, IMF tarafından stand-by için şart koşulan, yeni Bankacılık Yasası'nın üç maddesini veto etti.

ANKARA - IMF'nin baskısı nedeniyle TBMM'nin olağanüstü çalışmasına neden olan Bankacılık Yasası'nın üç maddesi Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildi. Sezer, yasanın munzam sandıklar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na (BDDK) ilişkin yetkileri düzenleyen madde ve kurum personeline ilişkin maddeleri veto etti.
Sezer'in vetosu Yapı Kredi Bankası'nın satışını da zora soktu. Koç-İtalyan Unicredito, Yapı Kredi satışı için Bankacılık Yasası'na konulan munzam sandık sorununu çözen maddeyi bekliyordu. Sezer'in vetosuyla gözler yasayı ikinci gözden geçirmede önkoşul yapan IMF'ye çevrildi. Ertelenen ikinci gözden geçirme çalışmalarının eylül ayında yapılması beklenirken, IMF gözden geçirmesi öncesinde yasanın yeniden çıkarılabilmesi için ekim ayında açılacak TBMM'nin olağanüstü toplantıya çağrılabileceği belirtiliyor.
Sezer Bankacılık Yasası'nı inceleme süresinin son gününde kısmen veto etti. Cumhurbaşkanı Sezer yasanın geçici 23, 92 ve 121'inci maddelerini geri gönderdi.
Veto edilen 92. maddede BDDK personeline ilişkin düzenlemeler var. Veto edilen 121'inci madde ise yasayla TMSF'ye verilen görevlerin gerektirdiği hizmetlerin fon avukatları, fon denetçisi ve denetçi yardımcıları fon uzmanı ve uzman yardımcılarından oluşan meslek personeli ile yönetim personeli eliyle yürütüleceğini düzenliyordu.
Sezer'in veto gerekçesinde, meslek personelinin öğrenim düzeyi ve eğitim alanları seçimi konusunun açıkta bırakıldığına dikkat çekerek, bu konunun yönetmeliğe bırakılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu savunuldu.
Sandıklar devredilemez
Veto edilen geçici 23'ncü madde, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret ve sanayi odaları, borsalar ve bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulan sandıkların yasanın yayım tarihinden itibaren üç yıl içinde SSK'ya devredilmesini öngörüyordu. Sezer, söz konusu maddenin veto gerekçesinde özel sosyal güvenlik sandıklarının iştirakçilerinin, bu kuruluşlardan aylık alanların, bunların hak sahiplerinin özel hukuktan doğan sigorta ilişkilerinin sona erdirildiğini belirterek, "Bu gibi çalışanların aylık ve diğer sosyal hakları ellerinden alınıyor. Özel sosyal güvenlik sandıkları ve bu gibileri çalıştıran kuruluşlar sosyal güvenlik kurumuna borçlandırılıyor" dedi.
Gerekçede, özel sandıkların mali güçlerinin kalmayacağı, sosyal sigorta yardımı görevlerini sürdüremeyeceği de belirtildi. Sandıkların ilgili kuruluşlara yükü olmadığı, kendi gelirleriyle mensuplarının sosyal güvenlik haklarını verdiği anımsatılan açıklamada "İncelenen yasanın geçici 23'üncü maddesinin haklı bir gerekçesi yoktur. Haklı bir neden ortaya konulmaksızın, devletin kurduğu örgütten daha üstün sosyal güvenlik hakkı sağlayan özel sosyal güvenlik sandıklarına el atılması, Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesi ve 60. maddesiyle bağdaşmamaktadır" denildi.
Yapı Kredi'de sıkıntı
23'üncü madde, Koç-Unicredito ortaklığındaki Koç Finansal Hizmetler'in, Yapı Kredi Bankası'nı almasına engel olarak gösterilen munzam sandık sorununu çözüyordu. Yapı Kredi'nin yüzde 57.4 hissesinin Koç Finansal Hizmetle're satılması için 8 Mayıs'ta hisse satış sözleşmesi imzalanmıştı. Sözleşmeye göre Çukurova Grubu'na ait yüzde 44.53, TMSF mülkiyetinde yüzde 12.89 oranında hisse Koç'un olacaktı.
Sezer, baypasa geçit vermedi
Sezer dün ayrıca istatistik alanındaki çalışmaların, uluslararası standartlara uygun olarak yapılması amacıyla Türkiye İstatistik Kanunu'nun (TÜİK) atamalara ilişkin iki maddesini "yasama görevi Bakanlar Kurulu'na devrediliyor", "Cumhurbaşkanı'nın yetkisi baybas ediliyor" gerekçesiyle veto etti.
Sezer veto gerekçesinde, TÜİK'a atanacak sözleşmeli personelin çalışma usul ve esasları ile her türlü özlük haklarının Bakanlar Kurulu'nca tespit edilmesinin Anayasa'nın "memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile her türlü özlük işlerinin yasayla düzenlenir" ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Sezer, kurumda 1. Hukuk Müşaviri hariç olmak üzere tüm atamaların TÜİK Başkanı tarafından yapılmasını öngören düzenlemenin de Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'nın yetkilerini düzenleyen maddelerine aykırı olduğunu belirtti. Sezer, devletin üst düzey bürokratlarının atama kararnamelerinin Cumhurbaşkanı'nın onayıyla yürürlüğe girdiğini anımsattı.