Bankaların kâbusu geliyor

Adalet Bakanlığı'nca yedi yılda hazırlanarak Başbakanlığa gönderilen ve daha çok kiracıları koruyan hükümleri öne çıkan yeni Türk borçlar kanunu tasarısı, 'genel işlem koşulları' ve...
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Adalet Bakanlığı'nca yedi yılda hazırlanarak Başbakanlığa gönderilen ve daha çok kiracıları koruyan hükümleri öne çıkan yeni Türk borçlar kanunu tasarısı, 'genel işlem koşulları' ve kefaletle ilgili maddeleri nedeniyle uzun süre tartışmaya aday görünüyor. Tasarı tartışmaya açıldığında Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) 'Kriz çıkar' uyarısıyla itiraz ettiği düzenlemeler, Başbakanlığa sunulan tasarıda da aynen korundu. Tasarı bu haliyle yasalaşırsa bankalar kriz çıktığı gerekçesiyle kullandırdıkları kredilerin faizini tek yanlı olarak yükseltemeyecek ve uzun vadeli kullandırdıkları kredileri kriz bahanesiyle vadesinden önce geri çağıramayacak.
Gerçek kişilerin borçla ilgili kefalet süresini 10 yılla sınırlayan tasarı bu yıl yasalaşırsa, 1996 ve daha önceki yıllarda kredi kartına kefil olanlar, kefaletlerini yazılı yenilemedikleri takdirde bu sorumluluktan kurtulacak.
35 maddeye itiraz geldi
Bakanlar Kurulu'nun imzasına sunulmak üzere geçen hafta Başbakanlığa sevk ettiği 649 maddelik yeni Türk borçlar kanunu tasarısı şubat ayında tartışmaya açıldığında, TBB 35 maddeye itiraz etmişti. TBB'nin itirazı üzerine faize ve temerrüt faizine sınırlama getiren düzenlemede 'ticari işler'de geri adım atılarak, sınırlama sadece 'adi işler'le ilgili sözleşmelere getirildi.
Tasarıyı hazırlayan 33 kişilik komisyonun başkanı Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Turgut Akıntürk'ün ifadesiyle, 'güçlü karşısında zayıfı koruyan' tasarının tartışılan hükümleri ve TBB'nin itirazları ise şöyle:
Karınca duasına karşı koruma: Kredi kuruluşları, sigorta şirketleri, seyahat acenteleri, elektrik, gaz ve su dağıtım şirketlerinin müşteri ve aboneleriyle imzaladığı sözleşmelerle ilgili çeşitli sınırlamalar getirildi. Bu şirketlerce sözleşmelerde müşteri ve abonelerin menfaatine aykırı konulan tek taraflı düzenlemeler geçersiz sayılacak. Birden fazla anlama gelen muğlak ifadeler, müşteri ve aboneler lehine yorumlanacak.
TBB 'Kriz çıkar' dedi ama...: Bu sözleşmelerde, sözleşmenin bir hükmünü abone aleyhine tek yanlı değiştirme olanağı sağlayan kayıtlar geçersiz sayılacak. Böylece, krizi gerekçe gösteren bankalar konut, araç gibi kredilerinin faizini artıramayacak veya erken ödeme talep edemeyecek.
TBB ise özellikle uzun vadeli kredilerde faizlerin sabit kalmasınin 'kabul edilemez' olduğunu belirterek Adalet Bakanlığı'na gönderdiği yazıda, "Hatta bu konudaki imkânsızlığın yeni bir bankacılık sistemi krizine yol açabileceğinin düşünülmesi yanlış olmayacaktır" ifadesine yer verdi.
'Sınırlama AB'de de var': Tasarıyı hazırlayan komisyonda görev alan Başkent Üniversitesi'nden yardımcı doçent Mürsel Başgül, bu düzenlemenin AB sözleşme hukukunun önemli unsurunu oluşturduğunu söyledi. Başgül, Almanya'da faaliyet gösteren Türk bankalarının da bu hükümlere tabi olduğunu ifade etti.
Ömür boyu kefalet bitiyor: Tasarı, yıllar önce bir yakınının kredi kartına kefil olan ve bankalar tarafından her yıl yükseltilen kredi limitleri nedeniyle riske girenleri de kurtarıyor. Herhangi bir borca kefalette eşin rızasını zorunlu kılarak bu yönde bir yenilik getiren tasarı, bir 'gerçek kişi'nin verdiği her türlü kefaletin, verilmesinden başlayarak 10 yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağını hükme bağlıyor. Tasarının bu şekilde yasalaşması halinde, 1996 ve daha önceki yıllarda alınmış kredi kartlarıyla ilgili tüm kefaletler, yenilenmezse 2006'da ortadan kalkacak.
TBB 10 yıllık sürenin, kefaletin verildiği tarihte değil, borcun muaccel hale geldiği tarihte başlaması gerektiğini savunuyor.
Kanuna karşı hileye önlem: Tasarı, kefili koruyan hükümlerden kurtulmak amacıyla, gerçek kişilerle başka ad altında yapılan sözleşmelerin de kefalet hükümlerine tabi olmasını öngörüyor.
TBB, tasarının, garanti sözleşmeleri veya borç tasfiye sözleşmelerini etkileyeceğini, dolayısıyla gerçek anlamda garantiyi engelleyeceğini öne sürdü.
Adi işlerde faize sınırlama: Tasarının ilk halinde sözleşme ile kararlaştırılan faiz ve temerrüt faizine sınırlama getiriliyordu. TBB'den gelen itiraz üzerine geri adım atılarak, sınırlama sadece adi işler için korundu. Buna göre, adi işlerde yıllık faiz yüzde 12'yi, gecikme faizi yüzde 24'ü aşamayacak. Bu düzenlemeden, okul taksiti, kooperatif aidatı, elektrik, su, telefon, doğalgaz vb. gibi ödemelerini aksatanlar etkilenecek.