Bankaların kriz uyarısı

Türkiye Bankalar Birliği Makro Ekonomi Alt Çalışma Grubu'nun yaptığı değerlendirmede, global dengesizliklerin ne şekilde sonuçlanacağının önemine işaret edilip...

İSTANBUL - Türkiye Bankalar Birliği Makro Ekonomi Alt Çalışma Grubu'nun yaptığı değerlendirmede, global dengesizliklerin ne şekilde sonuçlanacağının önemine işaret edilip, iki ayrı senaryoya dikkat çekildi ve geç gelecek bir düzeltmenin, bugünkünden çok daha maliyetli olacağı vurgulandı.
2000 yılından sonra dünya ekonomisinde global dengesizliklerin arttığı ve bu durumun günümüze kadar devam ettiğinin düşünüldüğü belirtilen değerlendirmede, global dengesizlik olarak tanımlanan gelişme ve süreçlerin en önemlilerinden birinin, ABD özel kesiminin güçlü özel tüketim paralelinde çok düşük net tasarruf oranlarına sahip olması ve buna bağlı olarak GSYİH'nin yüzde 6'sına ulaşan cari işlemler açığı olduğu kaydedildi.
Bol para korkutuyor
Dünya çapında ucuz ve bol likiditenin 2001 yılında yüzde 2.2 olan dünyadaki büyüme oranını 2004'te yüzde 5.1'e taşıdığı, likidite bolluğunun doğal bir sonucu olarak gelişmekte olan ülkelerin, başta Çin olmak üzere yüksek büyüme oranlarına ulaştığı vurgulanan değerlendirmede, gelişmekte olan ülkelerin ucuz ve bol likiditeyle beraber rezervlerini artırarak, ABD'deki cari işlemler açığını finanse ettiklerine işaret edildi. Değerlendirmede, "Diğer bir ifade ile dengesizliklerin en başında gelen iki faktör ABD'deki düşük tasarruf oranları sonucunda cari açığın tarihi yüksek seviyelerine ulaşması ve global likiditeyle beraber gelişmekte olan ülkelere giden yatırımların Amerika'daki cari açığı finanse etmek için kullanılmasıdır" görüşü dile getirildi. Yaşanan bu dengesizliklerin sonucunda yapılan tespitler de şöyle:
"ABD'de emlak fiyatları tarihindeki en yüksek seviyelere çıktı ve eski FED Başkanı Greenspan tarafından bu durum muhtemel bir 'balon' olarak nitelendirildi. Gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkelerin borçlanma tahvilleri arasındaki faiz marjı daraldı. Dünya genelinde yüksek büyüme oranları paralelinde canlı seyreden taleple birlikte petrol fiyatları 2000 yılında varil başına 10 dolardan 2005 yılında 60 dolara geldi. ABD'de son 16 ayda kısa vadeli faizlerin yüzde 1 seviyelerinden yüzde 4'lere çıkmış olmasına karşın, uzun vadeli faizler buna eşlik edemedi ve muamma olarak adlandırılan yatay ABD verim eğrisine ulaşıldı. Çin'de sorunlu kredi oranının yüksekliğine karşın, kredi genişlemesi oldu ve yatırım patlaması yaşandı."
Makro Ekonomi Alt Çalışma Grubu'nun değerlendirmesine göre, global dengesizliklerin ne şekilde sonuçlanacağı ise büyük bir önem taşıyor.
Bununla ilgili senaryolara bakıldığında, ABD dışı merkez bankalarının ABD cari işlemler açığını finanse etmeyi durdurması en büyük korku olarak önde duruyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, cari işlemler açığının azaltılması için doların hızla değer kaybetmesi ve ABD Merkez Bankası FED'in faizleri agresif olarak artırmaya devam etmesi bekleniyor. Bu gelişmelerin yaşanması durumunda ABD'de aktif fiyatlarında ani dalgalanmaların gerçekleşebileceği beklentisi mevcut. Tüm bu gelişmelerin sonucunda ABD ekonomisinde yavaşlama ve bu nedenle ABD'deki tüketimle büyümeye devam eden Çin'de deflasyon ihtimali ortaya çıkabilecek.
'ABD tasarruf etmeli'
Diğer senaryo ise mal fiyatları enflasyonu sonucunda FED'in faizleri hızla artırması, global likiditenin gelişmekteki ülkelerden bu nedenle çekilmesi ve global büyümenin yavaşlaması sonucunda dünya ekonomisinin stagflasyona girmesi beklentilerini içeriyor. Değerlendirmede şu görüşler yer aldı:
"Dengesizliklerden çıkış yolunun, ülkelerin dengesizlikler hakkında kendileri dışındaki kaynakları suçlamak yerine politika koordinasyonuna gitmelerinden geçtiğini düşünmekteyiz. ABD'nin bütçe açığını düşürecek ve özel tasarrufu artıracak önlemler alması, Asya'daki ülkelerin dolara endekslenmiş para birimlerini esnek hale getirmeleri, Avrupa ve Japonya'nın ise iç talebi harekete geçirmek için işgücü, bankacılık, hizmet sektörü ve vergi reformları yapması çözüm yolu olabilir.
Global dengesizliklerden nasıl çıkılırsa çıkılsın, yukarıda ele alınan iki senaryodan birinin gerçekleşmesi durumunda, ABD'de daha düşük büyüme oranları ve dolarda değer kaybı beklenmektedir. Bu olumsuz gelişmeler arzu edilmemekle beraber, global dengesizliklerin uzun vadede sürdürülemeyebileceği ve geç gelecek bir düzeltmenin, bugünkünden çok daha maliyetli olacağı düşünülmektedir."