Başbakan Erdoğan: Sermayenin yabancısı olmaz

Başbakan Erdoğan, 2. Türk-Arap Ekonomik Forumu'ndaydı: Paranın dini, ırkı olmaz. Arap ülkeleriyle sadece dost değil, kardeşiz de. Lügatimizde yabancı sermaye yok, uluslararası küresel sermaye diyoruz.

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk ekonomisinin yıllardır yaşadığı yapısal sorunlardan kurtulmaya başladığını belirterek, "Hükümet olarak uyguladığımız ekonomik programı başarıyla yürütüyoruz" dedi. Türk ekonomisinin son yıllarda büyük ivme kazandığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, bu ivmenin sürdürülmesinde Arap ülkeleriyle ekonomik ve ticari işbirliğine büyük önem verdiklerini anlattı.
Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz sadece dost değil, dostluğun da ötesinde aynı zamanda kardeşiz. Biz aynı medeniyeti paylaşıyoruz, aynı medeniyetin mensuplarıyız. Aynı medeniyeti paylaşan bu ülkeler ve insanlar acaba aynı medeniyeti paylaştıkları oranda birbirleriyle alışveriş yapıyorlar mı, bu soruyu kendimize sormamız lazım. Ticaret ve yatırımlarla sağlanacak karşılıklı etkileşimin bölgemizde istikrar, kalkınma ve refaha katkıda bulunacağını düşünüyorum. Bu yolda atılacak adımları desteklemekte ısrarlıyız. Coğrafi konumumuz, tarihi, insani ve kültürel bağlarımız tamamlayıcı nitelikteki ekonomik paylarımız iş ve yatırımlarımız da elverişli zemine sahip olduğumuzu gösteriyor. Aslında birçok şey var, ama helvayı yapmakta zorlanıyoruz. Şeker var, un var, yağ var, hâlâ helva ortada yok. Helvayı yapmamız şart.
'Dünyanın 17. ekonomisiyiz'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son üç yılda kaydedilen ortalama yüzde 8'lik büyüme oranıyla dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasına girdiklerini, 2005 sonu itibarıyla 360 milyar dolarlık GSMH ile dünyanın 17. büyük ekonomisi konumuna gelindiğini dile getirdi.
Enflasyonun son iki yıldır tek haneli rakamlara düştüğünü ve buraya yüzde 30'lardan gelindiğini ifade eden Erdoğan, "Merkez Bankası rezervleri 26 milyar dolarken 60 milyarlara doğru yaklaşmıştır. Bu rakam bir bakıma Türk ekonomisinin iç ve dış piyasalarda meydana gelebilecek muhtemel dalgalanmalara karşı gücünü göstermektedir" diye konuştu.
Erdoğan, dış ticaretin hızlı ve düzenli olarak gelişmeye devam ettiğini, geçen yıl dış ticaret hacminin 190 milyar dolara yaklaştığını belirterek, devam eden özelleştirme, büyük enerji ve altyapı programlarının Türkiye'yi küresel yatırımcılar için daha çekici hale getirdiğini söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu: "Dinamik ekonomisi, büyüyen iç pazarı, rekabete açık endüstrisi ve kalifiye işgücüyle Türkiye, küresel yatırımcılara önemli imkânlar sunuyor." Bu konuda hukuki zeminin tamamlanması için çalışıldığını ifade eden Erdoğan, "Artık bizim lügatimizde yabancı sermaye ifadesi yok. Bunun yerine uluslararası küresel sermayeyi yerleştirdik" dedi. Erdoğan, yerli ve yabancı ayrımı yapılmadığını belirterek, "Kaldı ki paranın dini, milleti, milliyeti, ırkı, vatanı olmaz. Bunu mevzuatımıza da yansıtıyoruz" dedi.
Erdoğan, özel sektöre sağlanan teşviklere de dikkat çekerek, 2005 yılında özelleştirmeyle birlikte Türkiye'ye gelen doğrudan küresel sermaye yatırımlarının 17 milyar dolara çıktığını anlattı. Uluslararası firmaların kamu ve özel bankalara ilgi gösterdiğini de dile getiren Erdoğan, yılın ilk beş ayında uluslararası yatırımcıların 5.1 milyar dolar hisse senedi satın alarak Türk bankacılık sektörüne girdiğini belirtti.
'GAP'a gelin' çağrısı
Başta GAP, Türkiye'nin büyük projelerine değinen Erdoğan, GAP ile 3.5 milyon kişiye iş imkânı sağlanacağını, bölgede organik tarım, enerji ve sulama alanlarında imkânların bulunduğunu anlattı. Erdoğan, dünya çapında büyük projelere imza atan yabancı firmaları başta GAP olmak üzere Türkiye'ye yatırıma davet ettiklerini söyledi. Türk inşaat sektörünün dört kıtada 65 ülkede 3 binden fazla proje yaptığını belirten Erdoğan, üçte biri Ortadoğu bölgesinde olmak üzere bu alanda 75 milyar dolara ulaşıldığı bilgisini verdi.
Erdoğan, Türkiye ve Arap ülkeleri ilişkilerin geliştirilmesine yaptıkları katkılardan dolayı üç kuruluşa ödül verdi. Yaşam Boyu Başarı Ödülleri'ni Enka Grubu Onursal Başkanı Şarık Tara, Shaya Group Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Al-Shaya ve Amwal Vice Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sehikha Hanadi Nasser Bin Khalid Al Thani aldı.
Yatırımcılar yorulmayacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin karşılıklı yarar ve 'win win (kazan kazan)' esasına göre çalıştığını dile getirerek, işadamlarını Türkiye'nin sunduğu yatırım imkânlarını ve özelleştirmelerle ortaya çıkan fırsatları değerlendirmeye çağırdı.
Bu konuda her türlü yardıma hazır olduğunu belirten Erdoğan, yeni çıkacak olan Yatırım Promosyon Ajansı Kanunu'na da dikkati çekerek, böylece yatırımcıların yorulmayacağını, bu ajanstaki elemanların işleri takip edeceğini anlattı. Erdoğan, Türkiye'nin son dönemde gerçekleştirdiği makroekonomik performansın bölgesindeki dinamizmini açıkça ortaya koyduğunu belirterek, bu başarının arkasında 'güven ve istikrarın' yattığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, öngörülebilirlik, şeffaflık, sürdürülebilirlik ve mali disiplin, Türkiye'ye iç pazarın yanı sıra uluslararası iş çevrelerinde de itibar kazandırdı" diye konuştu.
'Barış küreselleşmezse yerini terör alır'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, barış ve istikrarın küreselleşmesine katkı sağlayacak her imkânın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Eğer barışın küreselleşmesini sağlayamazsak, şunu iyi bilmemiz gerekiyor ki o noktadan itibaren terör küreselleşmeye başlıyor. Şu an onun bedelini ödüyoruz. Mal ve hizmetleri alıp-verirken, bizleri de birbirine yakınlaştıran ticari ilişkilerin önünü mümkün olduğunca açmalıyız" dedi.
Tayyip Erdoğan, İran konusunun süratle ortadan kalkmasını istediklerini, bölgenin artık bir Irak'ı daha yaşamak istemediğini belirterek, "Biz Ortadoğu'da huzur istiyoruz, barış istiyoruz, dost ve kardeş ülkeler olarak aydınlık geleceğe beraber yürümek istiyoruz. Çünkü, bu bölgenin insanları artık yorgun düştü. Çok kan kaybetti, çok ölüm vakalarıyla karşı karşıya kaldı. Binlerce, on binlerce insanını kaybetti. Aslında görünüşte, artık ben buna savaş demek istemiyorum ama kayba baktığınız zaman ortada adeta savaş var. Burada mal götüren TIR'larımızın, orada altyapıda çalışan mühendislerimizin, işçilerimizin ölüm sayısı 100'ü aştı. Koalisyon güçleri içerisindeki Almanya, İngiltere bile bizim kadar kayıp vermedi" açıklamasını yaptı.