Başbakan: Yahudi düşmanlığı yapmayın

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Galataport ihalesine yönelik eleştirilere, "Kimse kuru kuruya Yahudi düşmanlığı yapmasın. Daha fazla parayı kim veriyor, biz ona bakıyoruz" yanıtını verdi.
Haber: NAZİF İFLAZOĞLU / Arşivi

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Galataport ihalesine yönelik eleştirilere, "Kimse kuru kuruya Yahudi düşmanlığı yapmasın. Daha fazla parayı kim veriyor, biz ona bakıyoruz" yanıtını verdi. AKP'nin Kızılcahamam kampına katılan Başbakan Erdoğan, Galataport ihalesini Ofer'in kazanması nedeniyle yapılan eleştirilere cevap verirken "Hiçbir şeyi kimseye peşkeş çekmedik. Kendi karanlık geçmişlerini, kalkıp aynaya bakarak bize fatura etmesinler" diye konuştu.
OFER ÇIKIŞI: Muhalefet partisi lideri çıkıp konuşuyor. Ofer ile niye görüştün? Görüştüğümüz Ofer tuttu da bu yeri aldı mı, alabildi mi? Niye alamadı? Daha fazla veren oldu da onun için alamadı. Bunlar kapalı kapılar ardında olmadı. Galataport'u Ofer mı aldı? Ofer'ın yanındaki Türk ortaklarını niye görmek istemiyorsunuz. Ofer'ın hissesi ne, Türklerin hissesi ne orada? Daha fazla parayı kim veriyor, biz ona bakıyoruz.
DÜNYANIN BİR NUMARALI TURİZM FİRMASI: Galata rıhtımı çocukluğumun geçtiği yerdir. Yıllık kazancı 5 milyon dolardır. 50 yılda 250 milyon dolar yapar. Şimdi ise 3 milyar doların üzerinde bir rakam var. İnsaf et. Yatırımı da katarsan 4 milyar dolar yapar. Burayı alanın kim olduğunun hesabı da önemli. Alan ortaklardan birisi dünyanın bir numaralı turizm firması. Dünyanın en önemli işadamları aileleriyle İstanbul'a gelecek. İstanbul, dünyada farklı şekilde tanınacak. Tophane'nin halini bu fakir bilir, onlar benim kadar bilmez. Kimse kuru kuruya Yahudi düşmanlığı yapmasın. Bunu yapmak istiyorlarsa, bunu Türkiye'nin genel politikası olarak değil, partilerinin politikası olarak ilan etsinler.
KİMSE KARPUZ KABUĞU KOYMASIN: Hiçbir şey gizli yapılmamıştır. Milletin, medyanın gözü önünde yapılmıştır. Hiçbir şeyi kimseye peşkeş çekmedik, bu konuda huzurluyuz. Kendi karanlık geçmişlerini, kalkıp aynaya bakarak bize fatura etmesinler. Hangi ihalelere, kimler kimlerle beraber girmiş, bunları takip edin, medya da bunları yazsın. Kimse bu ihalelerden geri kalmadı. Kimse birinin ayağının altına da karpuz kabuğu koymaya çalışmasın.
RİSK ALIRIZ: Kredibilitemiz giderek yükseliyor. Ama birileri, yabancı yatırımın Türkiye'ye gelmesinden endişe ediyor. Yabancı yatırımın Türkiye'ye girmesinden endişe edenler Türkiye'nin dünyaya açılmasını istemeyen zihniyetlerdir. Yabancılara açılmadan nasıl bir piyasa oluşturalım. Diyorlar ki bunlar stratejiktir. Stratejik diye bir şey yok artık. Silahtan öte stratejik bir şey var mı? Dünyada silah üretimi özel sektörün elinde, bundan ötesi var mı? Dünyadaki ortak aklı görüp adım atmalıyız. Ticaretin 10'da 9'u risktir. Sadece ticaret değil, siyaset, hayat risktir. Bunları endişe haline getirmeyelim. Biz risk alacağız.
B PLANIMIZ C PLANIMIZ VAR: Bundan sonra da kimse olumsuz bir sürpriz beklemesin. Rüzgârdan nem kapan, aksıran tıksıran ekonomik yapıyı çok şükür geçmişte bıraktık. Artık her türlü senaryoya karşı hazırlıklarımız var. Beklenmedik her olaya karşı B planımız, C planımız var. Türkiye ekonomisi, güven ortamından, mali disiplinden taviz vermeden yoluna devam edecektir. Nereden geldiğimizi hatırlamazsanız, nerede olduğumuzu, nereye gittiğimizi göremezsiniz.
YARGIYA ELEŞTİRİ: Yasama olarak, yürütme olarak elimizden geleni yapıyoruz. Ama bu ülkede sadece yasama ve yürütme yok yargı da var. Bu üçü koordineli çalışacak ki hedefe çabuk ulaşılabilsin. Bir de bu ülkede kurumlar var. Bürokratik oligarşi, kendine göre presleme yapmaya devam ediyor. Sonra bize kadrolaşma yapıyor diyorlar. Kaliteli, iyi niyetli bürokratın başımızın üstünde yeri var. Başarılı bürokratı kapıya koymak kadar cehalet olamaz. Başarısızlığı tescil edilmiş birini de tutmak kadar cehalet olmaz.