Basına 'haksız rekabet' sansürü

Türk ticaret kanunu tasarısında, basına sansür sürprizi çıktı. 'Haksız rekabeti' yeniden düzenleyen tasarı...
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Türk ticaret kanunu tasarısında, basına sansür sürprizi çıktı. 'Haksız rekabeti' yeniden düzenleyen tasarı, yazı, ilan veya reklam yoluyla yapılan haksız rekabette basına 'manevi tazminat' ödeme yükümlülüğü getiriyor. Manevi tazminat talebinde bulunabilmek için doğrudan zarar görmek gerekmeyecek.
Herhangi bir yurttaş, tüketici olarak 'Türkiye'nin en iyi X'i' diye başlayan yazı veya reklam için bile dava açabilecek. Adalet Bakanlığı'nca oluşturulan geniş bir komisyon tarafından beş yılda hazırlanarak Bakanlar Kurulunca TBMM'ye sunulan 1514 maddelik Türk ticaret kanunu (TTK) tasarısında "haksız rekabet" hükümleri yeniden düzenlendi. Haksız rekabeti 'iktisadi rekabet' çerçevesinde ele alan ve iktisadi rekabetin kötüye kullanılmasını koşul olarak kabul eden Mevcut TTK'nın aksine yeni TTK tasarısı, haksız rekabet fiilinin taraflarını "ekonomi, tüketici ve kamu" olarak düzenliyor. Bu da, haksız rekabet fiiline ilişkin dava açabilmek için 'doğrudan zarar görme' şartını ortadan kaldırıyor.
Hasta demek de suç
Maddenin gerekçesinde, 'haksız rekabet' düzenlemesiyle sadece rakipler, işletmeler ve soyut anlamda haklı, dürüst, hukuka uygun rekabetin değil, alıcılar ve dar anlamda tüketicilerin korunmasının da amaçlandığı vurgulandı. 'Haksız rekabetin' tanımını oldukça genişleten tasarıya göre, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini kötülemiş kabul edilmek için "kusurun varlığı" aranmayacak. Bu nedenle, 'X kuru temizleyici, verdiği hasar sebebiyle dava edildi' veya 'Ünlü dişçi X, çalışamayacak kadar hasta' demek de suç olacak.
Özellikle, gerçek olup olmadığını bilmeden, aksaklığı, aşılmışlığı, elverişsizliği, sağlığa zararlı madde içerip içermediğine dikkat etmeden bir ürünü veya şirketi övmek 'alıcıların alım kararlarını etkilemeye yönelik' fiil olarak nitelendirilecek ve dava konusu olabilecek. Davacı, iddiasını ispatlamak zorunda olmayacak. Bir otomobil dergisinde, yanlış test yöntemi uygulanarak başka bir markaya üstünlük sağlandığına ilişkin haberler de dava konusu olacak. Hakkı olmayan unvanları kullanan kişilerle ilgili haber yapmak da suç oluşturacak.
Reklamlara dikkat
Haksız rekabetin kapsamını genişleten tasarı, bu fiilin sadece haber olarak değil, ilan ve reklam yoluyla işlenmesi halinde de basını yaptırımla karşı karşıya bırakıyor. Bir kişi, ürün veya şirketle ilgili 'tepede yalnız', 'Türkiye'nin en iyi X'i' gibi ibarelerle verilen ilan ve reklamlara, sadece bundan zarar gördüğünü iddia eden rakip firmalar tarafından değil, 'tüketici' olarak herhangi bir yurttaş tarafından dava açılabilecek. Belirli bir meslek grubuna yönelik kötüleyici nitelikteki haber ve yazılar da davayla karşılaşacak.
Yanlış, yanıltıcı ve rakibi sömürücü karşılaştırıcı reklamlar ile abartılı reklamlar haksız rekabet kapsamında değerlendirilecek. Örneğin, bir reklamda, 260 km. hızla giden X marka otomobilde duyulan sesin motordan değil, radyodan gelen müzik sesi olduğu belirtiliyorsa ve bu gerçek değilse dava konusu olabilecek.
Müdüre de şefe de dava
Davalar, yazı sahibi veya ilan veren aleyhine açılabilecek. Yazı veya ilan, yazı sahibinin ya da ilan verenin haberi olmaksızın veya rızalarına aykırı olarak yayımlanmışsa; yazı sahibi veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılırsa; başka sebepler yüzünden yazı sahibi veya ilanı verenin aleyhine bir Türk mahkemesinde dava açılması mümkün olmazsa, bu davalar sırasıyla yazıişleri müdürü, ilan servisi şefi, yayımlayan ve basımevi sahibi hakkında açılacak. Bunun yanı sıra, yazı işleri müdürüne, ilan servisi şefine, yayımlayana ve basımevi sahibine bir kusur yüklenebilirse, söz konusu sıralamaya bakılmaksızın dava açılabilecek.
Tehlikeyi sezmek yeterli
Haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabileceğini iddia eden kimse öncelikle, kusur varsa, zarar ve ziyanın tazmini talebinde bulunabilecek.
Bu kişiler ayrıca manevi tazminat da talep edebilecekler. Söz konusu yazı, haber, ilan veya reklamdan zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabileceğini düşünen yurttaşlar da aynı davaları açabilecekler. Ticaret ve sanayi odaları, esnaf dernekleri, tüzüklerine göre üyelerinin iktisadi menfaatlarınıı korumaya yetkili diğer meslek örgütleri de aynı gerekçelerle dava açmaya yetkili olacak.