BDDK: Avrupa'da bankalarımızı zorluyorlar, biz de 'karşılık' verelim

Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerine endekslendiği şu günlerde İstanbul'da düzenlenen Finans Zirvesi'ne ülkemizde ofisleri bile olmayan yabancı finans kurumlarının Türkiye'deki faaliyetleri ve Türk bankalarının Avrupa ülkelerinde yaşadığı zorluklar damgasını vurdu.

İSTANBUL - Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerine endekslendiği şu günlerde İstanbul'da düzenlenen Finans Zirvesi'ne ülkemizde ofisleri bile olmayan yabancı finans kurumlarının Türkiye'deki faaliyetleri ve Türk bankalarının Avrupa ülkelerinde yaşadığı zorluklar damgasını vurdu.
Zirvenin ilk gününde konuşan Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince'nin yabancı hedge fonlar ve Türkiye'de şubesi olmayan yabancı kuruluşların faaliyetlerine ilişkin uyarılarına dün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin'den destek geldi. Bilgin, Hollanda ve Almanya'daki otoritelerin bu ülkelerde faaliyet gösteren Türk bankalarına karşı eşit olmayan uygulamalarına dikkat çekerken, hedge fonlarında yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Bilgin, "Bizdeki otoriteler mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesini uygulama cesareti gösterebilmelidir" dedi.
'Bunları konuşmalıyız'
4. Uluslararası Finans Zirvesi'nin ikinci gününün açılışında konuşan BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, küresel ilginin, yakından izlenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Diğer bazı ülkelerin bu konuda gösterdiği hassasiyetin nedenlerini anlatan değerlendirmeler de konuşulabilmeli. Örneğin Hollanda'da, bir çok bankamız var. Hollanda'daki Türk bankası Türkiye'ye kredi verdiği zaman rezerv tutmak zorunda ama bir Hollanda bankası Türkiye'deki bir firmaya kredi verdiği zaman rezerv yükümlülüğü yok. Bizim herhangi bir bankamız Almanya'da tüzel kişilik kurmak istediği zaman Almanya otoritesi o bankanın Türkiye'deki ana ortağından belirsiz bir taahhütname alıyor. Bu taahhütnamenin de tutarı belli değil. Bir bankanın Avrupa'da mevduat toplamasına dahi limit getiriliyor. Bizim direktiflerinde esas aldığımız AB'deki bazı ülkelerindeki uygulamaları bunlar. Gerektiği zaman bu ülkenin otoritesi de, ilgili kurumları da mütekabiliyet ilkesini uygulama cesaretini gösterebilmelidirler."
'700 milyar dolar olmalı'
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Türk bankacılık sisteminin 2006 Eylül itibarıyla büyüklüğünün 460 milyar YTL (310 milyar dolar) olduğunu belirterek, "Hem finans sistemimiz, hem de bankacılık sistemimizin büyüklüğü yetersizdir. Bugün Türk bankacılık sistemi gerçek ölçeğini yakalamış olsaydı büyüklüğünün yaklaşık 700 milyar dolar olması gerekirdi. Ölçüt, GMSH'nin iki katıdır. Hedef bu ölçeği yakalayacak adımlar atmaktır" diye konuştu.
'Ankara'ya gelmiyorlar'
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı'na göre, bankacılıkta 1990'lı yıllara göre 2000'lerde gözlenen en önemli farklardan biri de, banka üst yönetimi ve patronlarının sorunları algılama biçimi ve çözümündeki değişim oldu. Bilgin, "Banka yöneticileri ve patronları artık sorunların Ankara'ya gelerek çözülmeyeceğini öğrendiler" dedi.
'Hedge fonlar izlenmeli'
Konuşmasında Hedge fonlara (yüksek riskli yatırım fonları) da değinen Bilgin, hem yatırımcısı hem de girdiği piyasalar bakımından Hedge fonların büyüklüğünün, davranış kalıplarının yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. BDDK Başkanı Bilgin, "Bu piyasalarda Amazon'da bir kelebeğin kanat çırpışı, dünyanın başka yerinde fırtınalar yaratabilmektedir. Kanat çırpan ABD, Çin, Japonya, İngiltere gibi bir dev ise fırtına bizim gibi ülkeler için kasırgaya dönüşebilmektedir. Bunu da dönem dönem yaşadık" diye konuştu.
'Maaşımız beş yıldır donduruldu'
Finans zirvesinde konuşan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) İkinci Başkanı Doç. Dr. Turan Erol, gazetecilerin kurumda beş yıldır maaşların dondurulduğuna ilişkin iddialarla ilgili sorusu üzerine, BDDK ve SPK'da büyük maaş artışları olmasına karşın SPK'nın maaşlarının beş yıldır dondurulduğunu söyledi ve "Bizim maaşlarımızın da onlara yakın noktaya taşınmasını arzu ediyoruz" dedi. Erol, Yimpaş'la ilgili sorulara verdiği yanıtta da, Meclis Araştırma Komisyonu'nun çalışmasını tamamladığını belirterek şöyle devam etti: "SPK'nın bu konuda çalışmaları var zaten. Kurumumuz bu konuda yakın zamanda karar alacak diye düşünüyorum. Bu şirketlerin en büyük sorunları kayıt altına alınma, ortak sayılarının tespiti. Bu şirketlerden bazıları kâğıt üzerinde. Bunları ayıklamaya çalışıyoruz."