BDDK'dan 'gizlilik' direnişi

TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun talebi üzerine, 2001 krizi sonrası bankaların sermaye yeterlilik rasyolarının (SYR) tespiti için gerçekleştirilen üçlü denetimlerde...
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun talebi üzerine, 2001 krizi sonrası bankaların sermaye yeterlilik rasyolarının (SYR) tespiti için gerçekleştirilen üçlü denetimlerde aynı banka için birbirinden çok farklı SYR hesaplanmasının nedenini araştıran Başbakanlık Teftiş Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) direnciyle karşılaştı.
BDDK, 2001 krizi sonrası bankaların mali durumlarının iyileştirilmesi için ilave etmeleri gereken sermayeyi belirlemek amacıyla her banka için önce iki ayrı bağımsız denetçiye denetim yaptırdı. Bankaların mali durumları bir de bankalar yeminli murakıplarınca denetlendi. BDDK içinde oluşturulan çalışma grubu ise bu üç denetim raporuna dayanarak o bankanın SYR'sinin ne olduğunu ve sermaye yeterliliğine ulaşabilmek için ne kadar ilave kaynağa ihtiyaç olduğunu belirledi.
Rasyolar farklı oluştu
Ancak, üçlü denetim ve ardından çalışma gruplarının bazı bankalarla ilgili belirlediği sermaye yeterlilik rasyoları arasında çok büyük farklar oluştu. Örneğin bir bankanın SYR'sini 1. denetçi yüzde 22.14, 2. denetçi yüzde 19.12 olarak hesapladı. Murakıp ise bu oranı eksi yüzde 3.54 olarak belirledi. Üç raporu birlikte değerlendiren çalışma grubu söz konusu bankanın SYR'sini eksi yüzde 0.13 olarak belirledi.
İmar Bankası'nda ise daha çarpıcı bir durum yaşandı. Üçlü denetimde
İmarbank'ın SYR'si sırasıyla yüzde 18.85, 10.06 ve 2.81 olarak belirlendi. BDDK içindeki çalışma grubu ise iki ayrı senaryo hazırladı. Bankadan Uzan Grubu'na kullandırılan kredi riski dikkate alınan birinci senaryoda SYR eksi yüzde 48.97 olarak hesaplandı. İkinci senaryoda ise Uzan Grubu'nun ödeme sıkıntısına girmemiş olmasından hareketle kredilere karşılık ayrılmadı ve bankanın SYR'si yüzde 8.35 hesaplandı. Bir üst komisyon ise ikinci senaryoyu kabul etti.
BTK yazışmaları istedi
Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK), aynı bankayla ilgili çok farklı oranlarda SYR belirlenmesi nedeniyle yaptığı soruşturmayı tamamlayarak bir rapor hazırladı.
Rapora göre, BDDK bünyesinde oluşturulan çalışma gruplarında görev yapanlar, raporlardaki farklı oranlara karşılık, belli bir SYR belirlenirken, üst komisyonda alınan prensip kararlarından hareket ettiklerini, bu prensip kararlarının bütün bankalarda uygulandığını bildirdiler.
Ancak çalışma gruplarında görev alanlar, söz konusu prensip kararlarını yazılı olarak BTK'ya sunamadılar. Bazı üyeler ise alınan prensip kararlarının elektronik posta yoluyla kendilerine bildirildiğini ifade ettiler.
Bunun üzerine Başbakanlık Teftik Kurulu, SYR incelemesiyle ilgili çalışma gruplarında görev alan kurum çalışanlarının, 1 Ocak 2002 ile 31 Aralık 2002 tarihleri arasındaki elektronik posta yazışmalarının tamamını BDDK'dan istedi. Başbakanlık Teftiş Kurulu, çalışma gruplarında görev alan ve çoğu artık aktif görevde olmayan BDDK çalışanlarının, 'müşterek bir direnç' oluşturarak üst komisyonca alındığı bildirilen prensip kararlarını vermediklerini, bu nedenle elektronik posta yazışmalarının BDDK'dan talep edildiğine dikkat çekti.
'Özel hayata müdahale'
BTK'nın talebini reddeden BDDK ise karşı yazıda 'Hukuk düzeninde ilgililerin haberleşme hürriyetine ve özel hayatın gizliliğine müdahale niteliği taşıyacak bir tasarrufta bulunulmasına izin veren bir kanun bulunmadığından' e-posta bilgilerini veremeyeceğini bildirdi. BDDK, bilgiler mahkeme kararıyla talep edilse dahi yazışmalarda kişilerin
özel hayatlarına ilişkin mesajlar bulunmasının muhtemel olduğunu vurguladı. BDDK, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun bilgi taleplerine de bankacılık sırrını gerekçe göstererek olumsuz yanıt vermişti.