BDDK'dan uyarılar

BDDK Başkanı Bilgin: "Bankaların kâr marjları azalacak, mevzuat dışına çıkana ceza gelebilir. Çukurova Grubu ince buzda yürüyor, soğuk sulara gömülebilir."

ANKARA - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, Çukurova Grubu'nun borçlarını ödemesi ve banka sahipliği sorununun çözümü için 31 Ocak tarihinin önem taşıdığını ve BDDK olarak bu tarihi gözlemlediklerini belirtirken, grubu da "Donmuş su üzerinde yürüyorlar. Buz kırılırsa soğuk sulara gömülecek olan gruptur" uyarısında bulundu.
Bilgin, göreve geldiği tarihten bu yana ilk kez dün Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyelerinin katılımıyla basın toplantısı düzenledi; bankacılık alanındaki gelişmeleri ve geleceğe bakışını anlattı, soruları yanıtladı.
TMSF ile 'kol kola' yürüdüklerinini söyleyen Bilgin, BDDK'nın bağımsız çalıştığını vurguldı.
'Çukurova buz üstünde'
Çukurova Grubu ile Yapı Kredi Bankası'nın sahiplik sorununun çözümüne ilişkin soruya Bilgin, grubun 31 Ocak'a kadar YKB'ye ait Turcell hisselerini almak için son tarih olduğuna ve bankadaki hisselerini tek başına satma hakkının sona ereceği tarih olduğuna dikkati çekti. Bilgin, grubun Yapı Kredi Bankası'na olan ve aralıkta ödenmesi gereken 100 milyon dolarlık borç açısından da önemine işaret ederek şunları söyledi:
"31 Ocak'ı gözlemliyoruz. Biz teknik bir kurumuz ve teknik değerlendirmeler yaparız. Küçük donmuş su birikintisi düşünün; grup şu anda bu buzun üzerinde yürümekte. Bu buzun orta kısımlarında buz zayıflar. Grubun karşı tarafa sağ salim geçmesini istiyoruz. Ama buz kırılırsa soğuk sulara düşecek olan da gruptur. Biz sürekli iyi niyeti gösteriyoruz, 31 Ocak'ın sorunsuz geçileceğini düşünüyoruz. Grup iyi niyetli görüşmelerini sürdürüyor."
'Bankalar iyi durumda'
Başkan Bilgin, kamu-özel tüm bankaların iyi durumda olduğunu belirtip sektöre ilişkin olumlu bir tablo çizdi, ancak "Bunun önkoşulu istikrarın devam etmesidir" dedi. Bilgin banka ve ilgili taraflara şu uyarılarda bulundu:

  • "Bankaların potansiyeli yüksek, siyasi istikrarla bu kat be kat artacak. Kamu ve özel bankalarımızın hepsi iyi durumda.
  • Kamu bankalarında 61 katrilyon lira, özel bankalarda 60 katrilyon lira menkul değer var. Bunun getirdiği en büyük risk faiz. Biz bunu izliyor ve gerektiğinde bankalarımızı uyarıyoruz.
  • Mevduatta vadeler hâlâ çok kısa, mevduatın yüzde 62'si üç ay. Bu sürenin uzamasını bekliyoruz.
  • Mevduatta 50 milyar liralık sigorta uygulaması sonrası mevduatta parçalanma oldu, ama özelden kamuya kayma olmadı. Kamunun sınırlamadan önce yüzde 45.8 olan payı yüzde 44'e indi.
  • Sektörün kârlılığı 3.6 milyar dolardan 4.1 milyar dolara çıktı.
    'Oksijen çadırı kalktı'
  • Enflasyondaki düşüşle birlikte oksijen çadırı artık kalktı. Şimdi gerçek büyüme başlayacak. Kâr marjları da düşecek. Kâr, bundan sonra gelir elde edecek aktivitelerden sağlanacak. Artık, işten çıkarmalarla kârlılıklar artmayacak. Bankaların ve BDDK'nın artık en zor görevi, düşük enflasyon ortamında başarılı olmak.
  • Oligopol piyasanın özellikleri daha da belirginleşecek. Verimlilik artışı için bankaların birleşmeler gibi yol haritalarını yapmaları gerekiyor. Sorun varsa BDDK birleşmeye de zorlayabilecek.
  • AB 2007'de Basel'e geçecek. Bilançolar şeffaflaşmazsa bankalar kredi verecek müşteri bulamaz.
  • Müşteriler de artık bankalardan bedelsiz hizmet beklemesinler. Bankalararası ücretlendirmede farklılıklar olabilir. Bunun sınırlarını BDDK belirlemelidir.
    Yabancı payı yüzde 15
  • Yabancı bankaların sistemde payı yüzde 3. iki-üç yıl içinde yabancı bankaların payı yüzde 25-30'u bulacak. 2005 için bu oranın yüzde 15-20 olacağını tahmin ediyorum. Öngörü bana ait, sistemde yabancıların muhtelif görüşmeler yaptıkları biliniyor.
  • BDDK yabancı bankalara sınır koymaz, isteyen istediği banka ile birleşebilir. Bir sınır var, milli bankaların bu ülkede bulunması gereçeği bu sınırı koyacaktır. Türkiye'nin her zaman en az bir kamu bankasına ihtiyacı var.
  • Yabancı yatırımcılara iznin iki önkoşulu var. Mali açıdan güçlü ve itibarlı olmak. Mali açıdan çok güçlü olabilir ama itibarı yoksa BDDK'dan lisans alamazlar.
  • Kâr marjları azalacaktır. Bu nedenle kârı artırmak isteyen bankalar mevzuat dışı işlemler yapmaya yönelebilir. BDDK buna karşı alarm halinde. Sınırları zorlayın ama geçmeyin diyoruz. Elimizdeki imkânları şiddetli uygularız. Ceza adli ceza da olabilir."
    Başkanı Bilgin, kurulun Kentbank ve Demirbank'la ilgili yargı kararlarının uygulanmasında fiili ve hukuksal imkânsızlık olduğu kararına vardıklarını ve bunu da her iki tarafa ilettiklerini söyledi.
    Medya-banka sahipliğiyle ilgili bir soruya da Bilgin, gönderdikleri taslakta öyle bir maddenin olmadığını belirterek, bunun Avrupa'da basın yasasında yer aldığını, kararı hükümetin ve Meclis'in vereceğini söylemekle yetirdi.
    Bilgin, murakıplara ilişkin bir soru üzerine, denetimin ve gözetimin kimsenin tekelinde olmadığını belirtip, kendi içlerinde yeniden yapılanmaya gittiklerini söyledi. Bilgin, BDDK'daki 13 daire başkanının beşinin murakıp kökenli olduğunu ve kurumun 'tıkır tıkır' çalıştığını kaydetti.
    '18-20 ay taksiti anlamak zor'
    BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, hem kredi kartı kullanıcıları hem bankaların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen kanun taslağı üzerinde çalışmaları sürdürdüklerini, muhtemelen gelecek ay ortasında kanun taslağını ilgili bakana sunacaklarını söyledi.
    Bilgin, kredi kartının teşvik edilmesi gerektiğini, 25 milyon kartın 47 katrilyon lira hacme sahip olduğunu ve 13 katrilyonunun kullanıldığını söyledi. Bilgin, takipteki kart borcunun da yüzde 0.5 (599 trilyon lira) olduğuna işaret ederken, "Kredi kartı pazarını öldürmeyiz" dedi. Bilgin, birkaç ülkede örneği görülen taksitli kredi kartı uygulamasının, Türkiye'de yaygın kullanıldığını, üzerinde durdukları bu konuyu ise yasa ile değil genelge, duyuru ya da Bankalar Birliği'ne yazı göndererek düzenleyebileceklerini söyledi.
    Gıda ve benzin gibi bir defada tüketilen ürünlerde taksitin mantığı olmadığını belirten BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, şunları söyledi:
    "Kredi kartı, para yokken değil, varken ya da para beklentimiz varken kullanılması gereken bir araçtır. Bankaların bu anlamda aktif-pasif vade uyumu son derece önemli. Bu vade yapısına bakmadan 18-20-24 aylık kredi kartına taksit yapan bankalarımızın bunu nasıl yaptıklarını ben bir otoritenin başı olarak anlamakta çok güçlük çekiyorum."
    'Bankalara 'Oturun' diyeceğiz'
    "Bir tribün düşünün, maçı seyrediyorsunuz, herkes otururken hiçbir sorun yok. Ama heyecanla herkes ayağa kalkıyor. Burada da bir sorun yok. Bu ayaktakileri bankaların yerine koyabiliriz... Bir müddet sonra yorulmaya başlıyorlar. Akıllarından hep şunu soruyorlar: 'birileri otursa da biz de otursak', kimse oturmuyor, çünkü pazar payı kaygısı var, ama herkes şikâyetçi. İşte birisinin tribünün önüne geçip, 'Hepiniz birden yerinize oturun' demesi gerekiyor. Bu, serbest piyasa sistemine aykırı mıdır? Bence aykırı değil. Biz sadece topluca yapılması gereken bir hareketin yönlendirilmesini yapmak istiyoruz."
    Faiz de düzenlenmeli
    BDDK Başkanı Bilgin, bireysel kredilerde sabit faiz uygulamasının sistemi tehdit ettiğini vurgularken, Tüketici Yasası'na göre yapılan bu uygulamanın değişken faiz seçeneğini içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istediklerini söyledi.