Beni bulut da anlamıyor!

Beni bulut da anlamıyor!
Beni bulut da anlamıyor!
Bilgi çağı, hem yaşı itibariyle hem de 'bu dünya beni anlamıyor' edalarıyla ergen gibi sorunlu. Ebeveynlerinin de en büyük derdi onun güvenliği!
Haber: ZİYA ÖZIŞIK / Arşivi

Ne güzel zamanlardı. Ebeveynlerimize göre teknolojik aletlerin en büyük düşmanı “toz”du ve icat edilmiş en büyük güvenlik aygıtı “kuru bez”di. Şimdi? Uzun yıllardır virüs deyince aklımıza ilk hastalık gelmiyor. Siber saldırılar, güvenlik açıkları, data kayıpları vs. vs. Bir tedirginliktir gidiyor. Çünkü “bilgi çağı” adıyla doğan bu dönem gelecek ile ilgili hem yarattığı kaygılarla hem de umutlarıyla tam tamanı bir “ergen” artık. Bu “akıllı” ergenimiz de tıpkı akranları gibi “her şeyi biliyor” havalarında dolanıyor ancak onu üretenler ve ona yön veren fikir sahiplerinin, gidişatı ile ilgili kaygıları günden güne artıyor. “Güvenlik” bu “ebeveyn” grup için önümüzdeki senelerin teknoloji ve bilişim dünyası açısından en önemli gündemi zira. 

Güvenlik artık ürün adı 
Geçen hafta tam da bu “güvenlik sorununun” irdelendiği bir toplantı düzenlendi İstanbul’da. IT Future 2012 adıyla düzenlenen konferansın önemli bir de konuğu vardı. Fujitsu’nun bu alandaki en yetkin ismi Joseph Reger. Şirketin CTO’su (Chief Technology Officer) Reger ile toplantı sonrası konuşma fırsatı bulduk ve elbette ilk sorumuz “Geleceğin teknoloji dünyasının en önemli sorunu ne olacak” oldu. “Güvenlik” dedi Reger. “Hem şirketler bazında hem de bireysel kullanıcı için global bazda bilgi teknolojileri dünyası bu gündemi konuşacak” diyen Reger’ın bu sorunun çözümü olarak sunulan “bulut bilişim” ile ilgili tespitleri de enteresan. “Bulut bilişim önemli bir adım ama elbette açıkları mevcut. Özellikle şirketlere stratejik datalarını koruyabilecekleri bağımsız bir bulut öneriyoruz artık” diyerek bu konuda çalışmaları hakkında bilgi verdi Reger. Fujitsu’nun “güvenli bulut” adıyla geliştirdiği mevcut teknoloji de bu “ikili sistem” esasına dayanıyor. Firmalar genel bir bulut içerisinde kendi özel, güvenli bulut sistemlerinde çalışabiliyorlar. 

Görüldüğü gibi geleceğin teknolojisini yaratanlar artık olası yeni ürünlerden, cihazlardan bahsetmiyorlar. Ya da “güvenlik” bizzat ürünün adı haline gelmiş. Ve anlaşılan teknoloji bilişim dünyası, ergenlik çağında, başına gelecek felaketleri düşünerek daha çok sivilce patlatacak. Biz de toz alırken, toz olan datalarımızın arkasından daha çok “error” vereceğiz!

Artık oyunu da var
Geçen hafta nur topu gibi yeni bir internet fenomenimiz doğdu. Kendisine “dayılanan” genci “Oğlum bak git” diye defalarca uyaran temizlik işçisinin, uyarılarına yanıt alamayınca elindeki çöp süpürgesi ile delikanlıya temiz bir dayak attığı video tıklanma rekorları kırdı. Gencin lümpen tavırlarına karşı temizlik işçisinin olgun ve mazlum edası, kendisine karşı yapılanlara pek ses çıkarmaya alışmamış memleketimizde bilinçaltı fışkırması gibi popüler olunca girişimcilere de feyz oldu. Apphic Limited, android yazılım ile olayı bir cep telefonu oyununa entegre etti. Oyunun altbaşlığı da ironik: Kötülük ve iyiliğin amansız savaşı.

Facebook bumerangı
Sosyal medya girişimcileri için mihenk taşı olan, onları cesaretlendiren Facebook, halka arz fiyaskosundan sonra bu sefer sektör için tam tersi etkiye neden oldu. Bugüne kadar borsada da reel piyasadaki gibi güneşli günler geçiren Silikon Vadisi’nin tepesinde artık bulutlar var ve analistlere göre bu bulutlar dağılmadan vadide kimse “halka arz”dan bahsetmeyecek.

Galaxy’de 3. dönem
Samsung akıllı telefon ile tablet teknolojisini birleştirme yolundan devam ediyor. Galaxy Note ile bu alanda adım atan şirket yeni ürününde de bu güzergâhtan yürümeyi sürdürüyor. Samsung Galaxy S3’ün özellikleri şu şekilde: 4.8 inç büyüklüğünde Super AMOLED HD ekran, 1.4GHz hızında 4 çekirdekli Exynos Quad 4 işlemci, 1GB RAM, Android 4.0 işletim sistemi, Cihaz 1 Haziran’da satışta.

bigPara.com