Betil: Bankacılıkta neden başarısız olduğumu 'gönüllü' olunca anladım

Betil: Bankacılıkta neden başarısız olduğumu 'gönüllü' olunca anladım
Betil: Bankacılıkta neden başarısız olduğumu 'gönüllü' olunca anladım

Görevi gereği sık sık çocuklarla bir araya gelen Betil, ?Bu yıl itibarıyla ?sivil toplum ve gönüllü çalışmalara? katıldığım süre 14 yıla ulaştı. Bankacılık mesleğindeki çalışma dönemim ise 13 yıl? dedi.

TOG Başkanı İbrahim Betil, 'Bire bir insanlarla bir amaç uğruna her şeyinizi paylaşıyorsunuz. Burada yarattığınız ilişkiler gerçek olduğu için bir gecede yok olmaz. Öbür tarafta para ile büyüttüğünüz dünya yapay bir dünyadır' dedi

İSTANBUL - Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Betil mesleki kariyer sürecini ve sivil toplumcu kimliğini değerlendirerek, “Bankacılıkta neden başarısız olduğumu, ‘Toplum Gönüllüsü’ olduğumda daha iyi anladım. Gönüllü çalışmalarda para amaç değil, gerçek bir araç haline geliyor. Birebir insanlarla bir amaç uğruna maddi ve manevi deneyimlerinizi ve birikimlerinizi paylaşıyorsunuz. Burada yarattığınız ilişkiler gerçek olduğu için bir gecede yok olmaz. Öbür tarafta parayla büyüttüğünüz dünya ise yapay bir dünya. Bir gecede servetini kaybeden ne kadar çok insan var. Şimdi ben eğitim alanında, ve toplum gönüllüsü olarak yaptığım çalışmalarla gerçek zenginliği yaşıyorum ve bu zenginliğin de elimden hiçbir zaman uçup gitmeyeceğine eminim” dedi.

Gemiyi batırmadım ama
Betil, “Bankacılıkta başarısız mı oldunuz” sorusuna, “İşin sonuna baktığım zaman, iş hayatı ve bankacılık kriterleriyle olayı değerlendirdiğimde ben bankacıkta başarılı olamadım. Ben bankacı iken büyük bir krizde gemiyi bir limana yanaştırıp teslim etmek durumunda kaldım. Evet gemiyi batırmadım.
Belki batırmamak bir başarıydı. Limanda bir yerde teslim etme ihtiyacı duydum ve o geminin kaptanlığı sürdüremedim. O kriterlerle baktığınız zaman başarılı olamadım. Başarılı olsaydım onun tanımı nedir bunu belirlemek de zor. Zaten benim, mesleki kariyerimin orta yerinde bir yerde bankacı olarak ölmek istemiyorum diye beyanda bulunmuştum. Bankacılıkta belirli bir başarıyı oluşturup, ardından eğitim alanında yatırımlar yapmak gibi bir amacım vardı. O dönem yaşadığımız kriz bu süreci hızlandırdı. Başka kanallardan eğitime girdim” yanıtını verdi.

Bütçe 7.6 milyon TL
Toplum Gönüllüleri Vakfı ile ilgili bilgi veren İbrahim Betil, Toplum Gönüllülerinin 2002 sonunda kurulduğunu ve bu yıl yedinci yıl içinde bulunduklarını ifade ederek,” 90 üniversitede TOG kulüpleri oluştu. 20 bine yakın TOG üyesi genç var. Sadece bir yılda 688 proje yaptılar. Bu krizde şirketler, insanlar baş aşağı giderken, küçülürken TOG hem kaynak hem de proje sayısı olarak büyümeyi başardı. 2009 bütçemiz 7.6 milyon lira. Bir sivil toplum kuruluşu için böylesi kriz koşullarında oldukça iyi bir bütçe. İlk kurulduğumuzda bütçemiz 400 bin liranın biraz üzerinde idi. 2008’de ise 7.5 milyon liraydı. Kriz dolayısıyla revize edelim dediler ve 6.8 milyon TL’ye indirdik bütçemizi. Ancak sağ olsun bizim bağışçılarımızın cömertliği sayesinde bütçeyi yeniden 7.6 milyon TL’ye çıkarabildik” diye konuştu.

Krizde sınavı geçtik
Betil, şirketlerin krizde zora düşmesi, iflas etmesi ile toplum gönüllüleri gibi bir sivil toplum hareketinin ekonomik olarak varlığını sürdüremez hale gelmesi arasındaki ilişkiyi şu sözlerle değerlendirdi:
“Böyle bir şey umarım hiçbir zaman olmaz. Çünkü gönüllük esasında varlığını bu noktaya getiren bir kurumun zora düşmesi bir umutsuzluk yaratır. İnsanların toplum gönüllülerine, bu gençlere ihtiyacı var. Onların sadece kendi sayılarıyla sınırlı görmemek lazım, bağışçılar var, etkiledikleri insanlar var. Burada belki 1 milyon, belki 5 milyon insandan bahsediyoruz. Bu bir ekonomi alanında faaliyet gösteren kuruluşun zora düşmesinden daha fazla etki yaratır. Çünkü toplumsal bir dayanışmayı ve değerleri temsil eden ve yılların emeğiyle taş taş üstüne konarak oluşturulmuş bir yapıyı temsil ediyorsunuz. Yaşadığımız kriz çok önemli bir sınav oldu. Ve biz bu sınavı geçtik ve krizden daha da güçlenerek çıktık. Hem katılımcı sayımız hem de projelerimiz daha da arttı.”
Betil bankacılık kariyeri ile gönüllük ve sivil toplum kariyerinde bu yıl itibarıyla önemli bir dönüm noktası yaşadığını belirterek şu yorumda bulundu: “Bu yıl itibarıyla sivil toplum ve gönüllü çalışmalara katıldığım süre 14 seneye ulaştı. Bankacılık mesleğindeki çalışma dönemim ise 13 yıl devam etti.
Bu durumda sivil toplumcu olarak artık bankacılık kariyerimi aşmış durumdayım. Kuşkusuz ki bankacılığı da yaparken çok keyifle yaptım. Ama bu işten daha fazla keyif alıyorum. Sivil toplum çalışmaları bir banka yönetiminden, şirket yönetiminden çok daha çetin ve zor. Çünkü gönüllü yönetimi diye bir olay yok. İşbirliği ve çalışma var. Patron, yönetim kurulu başkanı bile olsanız gönüllülerle çalışmak çok daha farklı zorluklar içeriyor.Gönüllü çalışmalarda para gücü yok, prim, maaş ikramiye yok. Terfi gücü de yok, seni daha kıdemli gönüllü yaparım da diyemezseniz. Katılım çok önemli. İnsanları kararlara katabildiğiniz sürece onlar gönüllülüklerini sürdürüyorlar.”

Bütçenin yüzde 93’ü
İnsanın yaşamında edindiği bazı birikimleri büyüyen bir organizasyon içinde aktarabilmesi konusunda kendisini sorumlu gördüğünü ifade eden Betil, “En büyük hazzım şu ki, bu kuruluş hayata geçtiğinde insanlar TOG’u bilmiyordu ve ben başında olduğum için, belki bana güvenerek bağış yapıyorlardı. Son iki yıldır burası için üretilen kaynaklara benim hiçbir dahilim yok.
Gençler, yaptıkları organizasyonlar bu kaynakları kendisi üretiyor. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum Topladığınız kaynakların amaca yönelik olarak harcanması tabi ki çok önemli.
Bütçenin yüzde 93’ünü amaca yönelik harcar noktaya geldik. Sadece yüzde 7’yi idari giderler için harcıyoruz. Oysa yasalar bize yüzde 33’ünü idari giderler için, yüzde 67’sini amaca göre harcayabilirsin diyor. Biz daha fazlasını amaca yönelik harcamak istiyoruz. Şeffaflık ve hesap verebilirlik dürtüsü içinde bunu yapıyoruz, yoksa bizi zorlayan yok” diye konuştu. (anka)

Bir gecelik yemek parasıyla bir gencin hayatı değişebilir
Mevcut eğitim sisteminin üniversite gençliğini pasifize etmeye çalıştığını, gençleri sadece ders çalışmaya ve başka konularla, toplumsal meselelerle ilgilenmemeye yönelttiğini savunan Betil, “Aslında gençlikte büyük bir enerji ve heyecan var. Hepsi duyarlı ve ayrıca toplum hizmetine de duyarlı. Yeter ki onlara yetki verin, sorumluluk verin. Biz ise toplum olarak aksine böylesine büyük bir enerjiyi bastırmaya çalışıyoruz. Hangi üniversitede olurlarsa olsun gençlerin çok küçük çabalarla çözümlenebilecek kişisel sorunları var. Bugün ayda 150 liraya hayatını değiştirebileceğiniz gençler var. İstanbul’da yaşıyorsunuz, bu parayı bir gecede lokantada harcıyor insanlar. Ben zaten yıllardır gitmiyorum bu tür pahalı mekanlara. İnsanın içinden gelmiyor. Sadece lüksten kaçınma anlamında değil, harcarken elli kere düşünüyorsunuz. Ben buradan yapacağım 100 liralık tasarrufla bir gencin hayatını değiştirebileceğimi biliyorum. Artık her adım attığımda bunu hesaplıyorum. 50 lira aylık para vererek doğuda bir genç kızın okula liseye gitmesini sağlayabilir misiniz?Ailesine veriyorsunuz 50 lira, tamam diyor okula göndereceğim. O kadar da basit bazı şeylerin çözümü. Her 50 lira başka bir insanın hayatını değiştirebilir.”

Bağış yüzde 7’yi geçemez
Bağışlar konusunda da bilgi veren Betil, “Bizde şimdi başka bir standart da bağışlarla ilgili. Bağış yapıldığında 72 saat içinde bağış makbuzunun yapan kişiye gitmesi ilk koşul. Basit gibi görülmesin, bunlar da çok önemli. Standartları biz yaşayan standartlar haline getirdik. Ayrıca bağışın kaynağında da standart var. Hiçbir tek bağışçı bizim bütçenin yüzde 7’sinden fazlasını oluşturamaz. Al sana iki milyon diyen biri, henüz yok ama dese de kabul etmiyoruz. Biz iki milyonun peşinde değiliz, bize bu kaynağı dört-beş seneye yayarak verin diyoruz. Süreklilik önemli. Ben bu bütçeye güvenerek bir projeye girer ve bağışın devamı gelmezse sıkıntı yaşarız. Bugün bireysel bağışçılarımız yanında 70’den fazla kurumsal destekçimiz var. Bağış kaynaklarının yaygınlığı önemli” dedi.

Hesaplarımız denetleniyor
Kendilerini mecbur kılan bir durum olmamasına karşın TOG’un hesaplarının uluslararası bağımsız bir denetim şirketi tarafından denetlendiğini kaydeden Betil, bu konuda şunları söyledi: “Biz Vakıfların denetimi yanı sıra her yıl hesaplarımızı bağımsız dış denetime de açtık. Bağımsız denetim şirketi bu iş için bizden para almıyor, ama hesaplarımızı didik didik ediyor. Yanlış bir şey yapma şansımız yok. Bunun bize şu faydası oluyor, hem dışa karşı, hem de içe karşı rahatız, bağışçılarımıza karşı rahatız. 100 lira veren de 100 bin lira veren de bizim hesaplarımızı görebilir. Faaliyet raporlarımız herkese açık. İnternet sitesinde yayınlanıyor. Çünkü insanlara güven vermenin yolu şeffaflıktan geçiyor.Söylemlere değil eyleme, yaptıklarınıza bakıyorlar. İtalyanlar diyor ki söylemekle yapmak arasında okyanuslar yatıyor.”