Bilgin: Bankalar birleşmeli

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin: Yabancı sermayeye sınır yanlış. Milli bankalarımız bir araya gelerek güçlenmeyi denemeli.

İSTANBUL - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, bankacılık sektöründe yabancı sermaye konusunda herhangi bir sınırın söz konusu olamayacağını belirterek, "Ancak, milli bankalarımız bir araya gelip, bir şekilde güçlenmeyi denemeliler. Bu, onlar için bir açılım olabilir" dedi.
Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin İstanbul'da gerçekleştirdiği toplantıya katılan Bilgin, yabancı sermaye sınırına ilişkin ısrarlı sorulara, "Herhangi bir sınır yok" diye yanıt verdi.
Yabancı bankaların Türk bankaları ile ilgisini çok yakından izlediklerini, kendileriyle de görüştüklerini ifade eden BDDK Başkanı Bilgin, edindikleri bilgileri, ilgili makamlara raporladıklarını söyledi. Bilgin, şöyle konuştu: "Bunlar sonucunda alınacak kararlar veya politika tercihleri, elbetteki BDDK odaklı olacaktır ama BDKK ile beraber diğer aktörlerin vereceği kararlardır. Bir sınır telaffuz etmenin yanlış olacağını düşünüyorum."
Yabancının payı arttı
Yabancı bankaların payının 2004 yılı sonunda yüzde 3'lerden 12-13'lere gelmesinin önemli bir gelişme olduğunu, yabancı bankalarla ilgili her ülkede farklı uygulamaları bulunduğunu vurgulayan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Bilgin, "Önemli olan yerli bankalara talip olan yabancı bankaların aynı ülkeden olmaması" ifadesini kullandı.
BDDK Başkanı Bilgin şunları söyledi: "Yabancı bankaların, ülke bankalarına yoğunlaşmasında ülkeler kadar bölgelerin de farklılaştırılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Yani aynı ülkelerin bankaları Türk bankalarına talip olmamalı. Bu ülkeler de farklılaştırılmalı, bölgeler de farklılaştırılmalı. Bu, bir anlamda bankacılıktaki sermayenin de, riskin de tek sepette toplanmaması anlamına gelir."
'Koşullar eşitlenmeli'
Yabancı sermayenin bulunduğu seviye açısından bir risk görmediklerini ifade eden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin, bankacılık sisteminin sermayeye ihtiyacı olduğunu buna karşılık 'milli bankaların' önemini de bildiklerini söyledi. "Milli bankalarla yabancı bankaların rekabet koşullarını aynı seviyeye getirmemiz birinci ödevimiz olmalı." diyen Bilgin, bankaların aracılık maliyetlerinin eşit seviyelere çekilmesinin önemine işaret etti.
'Milli bankalar birleşsin'
Tevfik Bilgin, milli bankalara, banka birleşmeleri seçeneğini de denemelerini önerdi. İki özel finans kurumunun birleşme isteğiyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na başvurduğunu, bunun önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Bilgin, "Bunu bankalarımız da denemeli. Küçük olsun benim olsun değil, büyük olsun bizim olsun mantığı ile yola çıkarak kendi güçlerini daha da artırmaları gerekir. Bunun hem küçük ve orta ölçekli bankaların geleceği daha net görmeleri anlamında yararlı olacağını hem de rekabeti daha da artıracağını düşünüyoruz. Olumlu gelişme olarak görüyoruz. Bunun için üzerimize düşen teşvik mekanizmaları varsa bunları uygulamaya, gerekli girişimlerde bulunmaya hazırız" diye konuştu.
'Yapı Kredi'de başvuru yok'
Bilgin, Yapı ve Kredi Bankası'ndaki sahiplik sorununun çözümüyle ilgili bir soru üzerine, Çukurova Holding ve Koç Grubu'nun hisse değişimi için henüz kendilerine başvurmadıklarını söyledi. Bilgin, konuyla ilgili şunları söyledi: "Bir ara Yapı Kredi Bankası'nda mihmandarlık yaptık, yol gösterdik. Çünkü buna hakkımız vardı. Sektörün yüzde 10'nunu kapsayan, büyük bir banka. Sahiplik sorununun çözülmesini istedik. Şu anda herhangi bir başvuru olmadı bize Çukurova Grubu ve Koç tarafından. Başvuru olduktan sonra hızlıca değerlendirilip son kararı BDDK verecektir. Bunun da çok yakın olduğuna inanıyorum."
'Anadolu Yaklaşımı' geliyor
Büyük işletmelerin borcunu yapılandıran İstanbul Yaklaşımı'ndan sonra Anadolu Yaklaşımı'nı da gündeme getireceklerini kaydeden Bilgin, "Anadolu Yaklaşımı, işletme sermayesi sıkıntısı olan küçük-orta ölçekli firmaların, örnek gerekirse, tulumbaya az bir su koyduğunuz zaman tulumbadan su getirecek firmaların, ekonomiye kazandırılması için düşündüğümüz bir girişimdir." dedi.
Konut kredileriyle ilgili tüketicilere uyarılar da yapan Bilgin, "Konut kredisi kullanacak banka müşterileri, daha az faiz ödemek için konutu toplam bedelinin en az yarısı kadar öz kaynakla almalılar" diye konuştu. Bilgin, olabildiğince kısa vadeli kredi kullanılmasını da önerdi.
13 milyar dolar dış kaynak geldi
BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, ilk beş ayda bankacılık sektörünün bilanço büyüklüğünün yüzde 6 artışla 324.7 milyar YTL, dolar bazında yüzde 4 artışla 237.7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Finans sisteminin toplam büyüklüğünün yüzde 92'sini bankaların oluşturduğunu kaydeden Bilgin, faizlerdeki düşüşe paralel, kredi hacmi ve kredilerin bilançodaki payının belirgin şekilde arttığını kaydetti. Bilgin, 2001'den bu yana ilk kez yıl sonunda aktifler içinde kredilerin payının Devlet İç Borçlanma Senetleri'nin payını geçeceğini savundu. Bilgin, sektörün 30 Haziran itibarıyla dış piyasalardan sağladığı kredi tutarının 13 milyar dolar, sisteminin açık pozisyon tutarının oldukça düşük olduğunu belirtti. Bankacılık sektörünün bu yılın ilk yarısında dış piyasalardan toplam 13 milyar dolarlık kaynak sağladığını kaydeden Bilgin, son dönemde Türk bankacılık sektörüne yabancı ilgisinin arttığına da dikkati çekti. Bunda, makroekonomik iyileşme, istikrar, dezenflasyon süreci gibi etkenlere işaret eden Bilgin, Koçbank-UniCredito ortaklığından yüzde 50, TEB'in BNP Paribas tarafından alımı nedeniyle yüzde 50, Yapı Kredi'nin Koç-UniCredito tarafından alımından yüzde 57.4'ünün yüzde 50'si, Dışbank'ın Fortis tarafından alınmasıyla yüzde 89.3'ü ve Şekerbank'ın yüzde 36.5'ine Rabobank'ın talip olmasıyla, ilgili bankaların aktif büyülüklerinin de benzer oranlarda yabancılara geçtiği varsayımları ile yapılan hesaplamaya göre, bugün yabancı sermayenin payının yüzde 10.6 olduğunu, aslında bu satın almaların bir anlamda bankaların yüzde 100'ünün alımı olduğu görüşüyle de yabancı payının yüzde 13.49'a yükseldiğini söyledi.