Bilgin'e 25 yıl hapis talebi

İstanbul 8. Ağır Ceza' da yargılanan Etibank' ın eski sahibi Dinç Bilgin hakkında 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırılıcık' tan 25 yıla kadar hapis cezası istendi. Aynı mahkemede, Sümerbank' ın eski sahibi Hayyam Garipoğlu 27 yıl hapis almıştı.

İSTANBUL - El konulan Etibank'ın eski sahibi Dinç Bilgin'in de aralarında bulunduğu 23 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, 8 sanığın 3 ile 25.5 yıl arasında hapis cezalarına çarptırılmasını, 15 sanığın ise beraatini talep etti.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün yapılan duruşmaya, tutuksuz sanıklar katılmadı. Duruşmada söz alan Dinç Bilgin ve Önay Şevket Bilgin'in avukatı Asım İplikçioğlu, mahkeme heyeti hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nde 25 bin YTL manevi tazminat istemiyle dava açtıklarını, ayrıca Adalet Bakanlığı'na şikâyette bulunduklarını ifade etti.
Mahkemeyi ret talebi
Mahkemenin, Hayyam Garipoğlu'nun 27 yıl hapis cezasına çarptırıldığı Sümerbank Davası'nın gerekçeli kararında, TMSF ile anlaşma yapılmış olmasını 'suçu ikrar' saydığını kaydeden İplikçioğlu, bu gerekçenin, mahkemenin kararını önceden açıklaması anlamına geleceğini söyledi. İplikçioğlu, bu nedenlerle mahkeme heyetini reddettiklerini belirtti. Mahkeme heyeti ise sanık avukatlarının ret gerekçelerinin objektif olmadığını belirterek, taleplerini reddetti.
Mehmet Sert ve Ufuk Akalın'ın avukatı Prof. Dr. Erdener Yurtcan da itirazın değerlendirilmesi için dava dosyasının ilgili merciye gönderilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bugünkü celseye son verilsin" dedi. Mehmet Nail Keçili'nin avukatı Ali Yağız Dağlı da söz alarak, mahkeme heyetinin 'reddi hâkim' talebini reddetmesini 'usulsüzlük' olarak nitelendirdi.
Bu sırada söz almak isteyen TMSF'nin avukatı Salih Oktar'a Mahkeme Heyeti Başkanı Mustafa Akın, "Siz de mi reddediyorsunuz" şeklinde espri yaptı. Davadaki bazı suçlamaların 7.5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmak üzere olduğunu söyleyen avukat Oktar'ın sözünü Dağlı, mahkemenin 'reddi hâkim' konusunda karar vermesi gerektiğini belirterek kesti. Mahkeme heyeti, avukat Dağlı'nın talebini de kabule şayan olmadığı ve davayı uzatmaya yönelik bulunduğu gerekçesiyle reddetti.
Söz verilen sanık avukatları, önceki celse gelen bilirkişi raporuna ilişkin görüşlerini açıkladı. Bilirkişi raporu konusunda görüşü sorulan avukat Bahri Öztürk, 'reddi hâkim' talebinin reddedilmesine yapılan itiraz değerlendirilmeden bu konudaki görüşlerini açıklamak istemediğini kaydetti. Öztürk, itirazın ilgili merciye gönderilerek, bu konuda karar verilinceye kadar yargılamanın durmasını talep etti. Bunun üzerine mahkeme heyeti, avukat Öztürk'ün talebi konusunda daha önce karar verildiğini belirterek, talebi reddetti.
Verilen aranın ardından cumhuriyet savcısı Selamettin Celep, 86 sayfalık esas hakkındaki görüşünü mahkemeye sundu. Dinç Bilgin, Şevket Önay Bilgin ile İsmail Hakkı Karakaya'nın 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından 13.5 ile 25.5'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep eden savcı Celep, Mustafa Dinçer, Zeki Ünal ve Şükrü Karahasanoğlu'nun da 'zimmet' suçundan 9 ile 18'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını istedi.
Çağlar için 7.5 yıl
Cavit Çağlar ile oğlu Mustafa Çağlar'ın 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan 3 ile 7.5 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep eden savcı Celep, Mehmet Nail Keçili, Yalçın Ayaydın, Türker İnanoğlu, Yasin Kadri Ekinci, Nevzat Ak, Aziz Başkurt Okaygün, Hakkı Cengiz Kırgül, Ali Cüneyt Ortan, Mehmet Sert, Ufuk Akalın, Ali Fuat Yener, Ferhat Yengilioğlu, Murat Yüksel, Ayşe Hande Güven ve Ziya Koşay'ın beraatini istedi.
Mahkeme heyetinin reddedilmesine ilişkin taleplerin reddedilmesi konusundaki itirazın değerlendirilmesi için dava dosyasının İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar veren mahkeme heyeti, yaklaşık 7 saat süren duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Garipoğlu örneği
Etibank davasının görüldüğü 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Sümerbank davasında Hayyam Garipoğlu'nu 27 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Kararın 256 sayfalık gerekçesinde Garipoglu'nun bankayı 360 bin dolar zarara uğrattığı ve bu nedenle TMSF ile anlaşma yaptığı belirtilmişti. Gerekçede TMSF ile yapılan anlaşmanın 'suçu ikrar olduğu' belirtilmişti. Bu miktarda paraya ilişkin protokolün bir şahıs tarafından malvarlığı ne kadar çok olursa olsun imzalanmasının hayatın normal akışına aykırı bulunduğu belirtilen kararda, "Sanık Garipoğlu'nun iyi niyetli hareket etmeyerek banka kaynaklarını kendisine veya grup firmalarına aktardığı ve hatta bir kısım sanıkların da içinde bulunan yakınlarını buna alet ettiği anlaşılmıştır" denildi.