Bir varmış bir yokmuş

Kayıt dışı ekonomi Türkiye'nin ana sorunu. İncelenen mükelleflerde kaçak oranı yüzde 46'ları bulurken, kayıtlı mükellefler de karabatak gibi.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi


Büyütmek için tıklayınız

ANKARA - Kayıt dışı ekonomi Türkiye'nin ana sorunu. İncelenen mükelleflerde kaçak oranı yüzde 46'ları bulurken, kayıtlı mükellefler de karabatak gibi. Yani bir var bir yok. Ağır finansal krizin yaşandığı

Büyütmek için tıklayınız
2001'de kepenk kapatan işletmeler, toparlanma sürecine girerken ve geçen yıl yüzde 9.9'luk büyüme sağlanırken, bunun vergiye yansımadığı, aksine mükellef sayısının yine azalma eğiliminde olduğu belirlendi. Artış eğilimi gösteren bir mükellef kitlesi var ama onlar da 'potansiyel', yani henüz devlete vergi ödemiyorlar.
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü verileri, vergi mükelleflerinde olumlu bir seyir ortaya koymuyor. Krizin etkisiyle daralan mükellef sayısı çok sayıda işletmenin kapanmasıyla birlikte 2001'de 5 milyon 478 bine geriledi. Krizin hemen ardından toparlanma sürecine girildi.
Gelir vergisinde umut
Gelir, kurumlar, stopaj ve basit usulde vergi ödeyen beyannameli mükelleften oluşan mükellef sayısı 2002 yılında 60 bine yakın artışla 5 milyon 538 bine yükseldi. 2003'te bu rakam 5 milyan 686 bin, 2004'te ise 5 milyon 936 bine çıktı. Ancak, bu olumlu seyir 2005'in ilk çeyreğinde gözlenmedi. 2005 yılı mart sonunda mükellef sayısı 5 milyon 913 bine geriledi.
Vergi türlerine göre yapılan değerlendirmede, gelir vergisinde olumsuz seyir daha çok ön plana çıkıyor. Kriz yılı 2001 yılında 1milyon 768 bin
olan mükellef sayısı, geçen yıl 1 milyon 774 bine kadar yükseldi. Ancak hemen bu yılın ilk çeyreğinde yeniden azalarak bu sayı 1 milyon 730 bin ile kriz yılının da gerisine indi.
Kurumlar istikrarlı
Kurumlar vergisinde mükellef sayısı hızlı artmıyor ama istikrarlı bir büyüme trendinde. Kriz yılında 566 bin seviyesinde olan kurumlar vergisi mükellef sayısı, hızla toparlanmaya başladı ve 2002'de 586 bine, 2003'te 605 bine, 2004'te 632 bine çıktı. Ancak, kurumlar vergisi mükellefleri de bu yılın ilk üç ayında 12 bin azalarak 620 binlere kadar geriledi.
Kira vergisi ödeyen arttı
Kriz döneminin ardından en hızlı büyüyen mükellefler ise kira geliri elde edenlere ilişkin mükellefiyet tesisi. Ekonomik krizin yaşandığı 2001'de toplam 387 bin kira geliri beyan eden mükellef varken, bu sayı 2002 yılında 436 bine, 2003 yılında 491 bine, 2004 yılında 573 bine ve bu yılın mart sonu itibarıyla da 622 bine yükseldi.
Kira geliri elde edenlerin vergi ödemeye başlamaları, yani mükellef konumuna gelmelerinde ise ücretlilere ödenen 'vergi iadesi' bildirimleri
önemli bir rol üstlendi. Bu bildirimlerden yola çıkarak inceleme başlatan Maliye Bakanlığı, kriz yılından bu yana kira geliri elde eden 235 bin kişiyi 'vergi mükellefi' olarak kayda aldı.
5.5-6 milyon arasında değişen vergi mükellefinin 2 milyonunu ise stopaj yoluyla vergi ödeyen mükellefler oluşturuyor. Kaynağında kesilen vergi anlamına gelen stopaj, faiz, ürün bedeli gibi gelirlerden alınıyor. Hâlâ çalışanların vergileri de stopaj yoluyla tahsil ediliyor. Ama onlar henüz 'mükellef' sınıfına girebilmiş değiller. Yani beyannamelerini kendileri değil onlar adına işverenleri tarafından veriliyor.
Basit usulde vergilendirilen esnaf sayısı ise kriz yılında 808 bin iken 2004 sonunda 714 bine yükseldi ama 2005 Mart sonunda 797 bine geriledi. Artan nüfusla birlikte KDV ödeyenlerin, yani harcama yapanların sayısı artıyor. Ancak, KDV gelir ve kurumlar vergisi gibi beyannameli mükellefler tarafından beyan edilerek ödeniyor. Mükellef sayısı değişiklik gösteriyor ama çok fazla azalmıyor, buna rağmen KDV mükellefi sayısındaki düşüş dikkat çekiyor.
KDV mükellefi de azaldı
Kriz yılında 2 milyon 871 bin seviyesinde olan mükellef sayısı 2003 yılının temmuz ayında 2 milyon 933 bin ile en yüksek seviyeye ulaşırken, 2003 yılının aralık ayında 790 bin gerilemeyle 2 milyon 143 bine iniyor. 2005 yılının mart ayı sonunda ise bu rakam 2 milyon 197 bine geriledi.
Potansiyel iyi ödeme yok
Maliye Bakanlığı verileri, vergi mükelleflerinin 'potansiyel' olarak iyi durumda olduğunu ortaya koydu. 30 milyon 57 bin potansiyel vergi mükellefi bulunuyor. Taşıt ve gayrimenkul alım satımı yapan, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan, bina inşa ettiren ve benzeri gibi kişiler 'potansiyel mükellef' olarak tanımlanıyor. Maksat bu kişileri kayda alıp, daha sonraki faaliyetlerini izlemek ve doğabilecek vergileri tahsil etmek. Buradan kaç mükellefin vergi ödeyen gerçek mükellef haline dönüştüğü ise bilinmiyor.