'Bireysel emeklilik'te vergi avantajından yararlanan yok

'Bireysel emeklilik'te vergi avantajından yararlanan yok
'Bireysel emeklilik'te vergi avantajından yararlanan yok
'Bireysel emeklilik'e katılan sayısı sürekli artıyor. Ancak sistemin en büyük getirisi olan vergi avantajı neredeyse kullanılmıyor.
Haber: NOYAN DOĞAN / Arşivi

Önce bir tespitle başlayalım. Son açıklanan verilere göre bireysel emeklilik sistemine katılanların sayısı 2 milyon 215 bin kişiye ulaştı, fon büyüklüğü de 11.4 milyar TL’yi geçti.
Anlayacağınız bireysel emeklilik sistemine katılanların sayısı, buna paralel fon büyüklüğü de artıyor. Net bir şekilde sistemin tuttuğunu ve benimsendiğini söyleyebiliriz.
Sistemin bu boyutta benimsenmesinin nedenlerine de kısaca değineyim. Birincisi, yasal olarak bireysel emeklilik çok iyi kurgulandı. Geçmişte hayat sigortalarında yaşanan birçok sıkıntı göz önüne alınarak bertaraf edildi. İkincisi, gerek sistem gerekse de şirketler üzerindeki denetim arttırıldı. Üçüncüsü, sisteme girecek olanlara tanınan hak ve avantajların alanı geniş tutuldu ki, bunların en başında da vergi teşviki geliyor. 

Katılımcı para kaybediyor Tüm bunları alt alta koyduğunuzda ortaya, küçük tasarrufların uzun dönemde değerlendirildiği bir emeklilik sistemi çıktı.
Şimdi diyeceksiniz ki, bu sistemin hiç mi sorunu yok? Var… Hem de önemli bir sorun. Bu sorun da vergi teşviki. Maalesef bireysel emeklilik sisteminin katılımcılar açısından en önemli avantajı olan vergi teşviki, yine sisteme katılanlar tarafından neredeyse hiç kullanılmıyor. Araştırmalar sisteme katılanların yüzde 70’e yakınının bu avantajdan yararlanmadığını ortaya koyuyor. Oysa bireysel emekliliği diğer yatırım enstrümanlarından ayıran en önemli özellik bu vergi teşviki. Bugün bireysel emekliliğe tanınan vergi avantajı hiçbir yatırım enstrümanında bulunmuyor.
Hem de bu öyle bir avantaj ki, kişiye her yönüyle para kazandırıyor. Bundan yararlanmayan da çok ciddi para kaybediyor. Şimdi vergi teşviki konusunu biraz açmak istiyorum. İstiyorum ki, kim ne kazanıyor, kim ne kaybediyor daha net anlaşılsın. 

Görev şirketlere düşüyor Basit bir örnekle anlatayım. Diyelim ki, aylık brüt ücretiniz 2 bin TL ve bireysel emeklilik için de aylık 100 lira katkı payı ödüyorsunuz. Vergi diliminin de yüzde 15 olduğunu varsayalım. 100 liralık katkı payınızdan yüzde 15’lik vergi dilimine denk gelen 15 lira, size vergi teşviki olarak dönüyor. Böylece, cebinizden 100 lira yerine 85 lira çıkıyor. İşin daha ilgincini de söyleyeyim. Sisteme katılanlar emeklilik fonlarındaki getiriye odaklılar. Buradaki 2-3 puanlık getirileri ciddi avantaj olarak görüyorlar. Ancak fon getirisine odaklanırken, daha büyük bir parçayı göz ardı ediyorlar. O da vergi avantajı. Bu avantajı kullanarak, yüzde 50’lere varan getiriler elde etmek varken, bundan yararlanmayıp da fonlardaki yüzde 2-3’lere odaklanmak gibi bir yanlış içine giriliyor.
Bir örnek daha vereyim. Bugün 25 yaşında, bireysel emeklilik sistemine üye olan bir kişi ki, emekliliğine 31 yıl var demektir. Her ay 200 lira yatırdığı ve yüzde 27 de vergi diliminde olduğu varsayımıyla… 56 yaşına geldiğinde elde edeceği yaklaşık fon büyüklüğü 260 bin TL’yi buluyor. Cebinden 31 yıl içinde çıkacak olan para da 75 bin TL gibi bir rakam oluyor. Eğer vergi avantajı kullanılırsa, cebinden çıkacak olan para 40 bin TL’ye düşüyor. Yani, 31 yılda 45 bin TL ödüyorsunuz, 250 bin TL birikiminiz oluyor.
Peki neden bu avantajdan yararlanılmıyor? Sorunun cevabını emeklilik şirketleri de bulamıyor. Anlatıyorlar, gösteriyorlar ama sonuç alamıyorlar.
En iyi ihtimalle kimileri bilmiyor, kimileri umursamıyor, kimileri de emeklilik şirketinden makbuz alıp, çalıştığı kuruma vermekle uğraşmak istemiyor. Uğraşanlar da çalıştıkları kurumların muhasebe servislerinin bu işi angarya olarak görmesinin azizliğine uğruyor.
Son olarak şunu da belirteyim: Bireysel emeklilikteki vergi avantajı bilinse, anlaşılsa eminim sistemdeki kişiler aylık ödedikleri katkı paylarını arttıracak; girmeyenler ise sadece bu avantaj yüzünden sisteme katılacak. Bence burada de en büyük görev yine bireysel emeklilik şirketlerine düşüyor. 


Sistemden ne şekilde yararlanılır?
Ücretli çalışanlar, bireysel emeklilik için ödedikleri aylık katkı payını, aylık brüt gelirinin yüzde 10’unu ve brüt asgari ücretin de yıllık tutarını aşmamak kaydıyla Gelir Vergisi matrahından düşebiliyorlar. Aynı şekilde beyana tabi Gelir Vergisi mükellefleri de ödedikleri katkı paylarını, beyan edilen gelirin yüzde 10’unu ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla Gelir Vergisi matrahından indirim konusu yapabiliyorlar.

Diyelim ki her ay sisteme katkı payı olarak 100 lira yatırıyorsunuz. Vergi dilimleri 15-20-27-35 diye gidiyor. Yüzde 35’lik vergi dilimini örnek alırsak, her kuruşun yüzde 35’ini geri alıyorsunuz. 100 lira ödediyseniz, 35 lira hesabınıza yatırılıyor. Cebinizden 65 lira çıkarken, sonraki ay 100 liranız oluyor.

Bir örnek daha verelim. Diyelim ki, aylık brüt ücretiniz 2 bin TL ve bireysel emeklilik için de aylık 100 lira katkı payı ödüyorsunuz. Katkı payı, maaşınızın yüzde 10’unu, asgari ücretin yıllık tutarını da geçmiyor. Vergi diliminin de yüzde 15 olduğunu varsayalım. 100 liralık katkı payınızdan yüzde 15’lik vergi dilimine denk gelen 15 lira, vergi teşviki olarak dönüyor. Böylece, cebinizden 85 lira çıkıyor. Ama şirket tamamını yatırıma yönlendiriyor.

Vergi avantajından yararlanmak için de ödediğiniz katkı payı dekontlarını, çalıştığınız şirketin insan kaynaklarına vermeniz yeterli.


Tüketiciler ne diyor?
- “Bursa Serbest Bölgesi’nde bir fabrikada çalışıyorum. Serbest bölgelerde ücretler, Gelir Vergisi’nden istisna olduğu için vergi avantajından yararlanamıyorum. Sistemin bana aylık getirisi şu an için sadece aylık yönetim giderini nötrleyebiliyor. Sistemin benim için hiçbir teşvik edici yanı olmadığını düşünüyorum.”
- “Bireysel emeklilik aracılarından biriyim. Çoğunluk bu avantajı uygulamaya niyeti olmayan, bunu yansıtmayı kendilerine bir iş yükü gibi gören ve yansıtmamak için ellerinden geleni yapan devlet memurları. Bütün çabalarıma rağmen vergi avantajını yansıttıklarından bile emin değilim.”
- “Emekli Sandığı’ndan emekli oldum. 2003 yılında, 47 yaşında bireysel emeklilik sistemine girdim. Maalesef vergi indiriminden emekli olduğum için faydalanamayacağım söylendi.”
- “Emekliyim. 5 yıl önce öğrenci olan torunlarıma sigorta ettiren olarak ismimle bireysel emeklilik hesabı açtırdım ve primleri düzenli olarak ödedim. Torunlar, üniversiteyi bitirdiler ve çalışmaya başladılar. Vergi avantajından yararlanabilmeleri için başvurduğumda ‘poliçelerin, sigorta ettiren olarak da kendi adlarına düzenlenmesi gerekir’ denildi. ”

bigPara.com

    ETİKETLER:

    hayat