'Birleş, amele olma'

33 Türk firmasını Erdemir ihalesi için bir araya getiren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Erdemir'in bize ucuz fiyata verilmesini istemiyorum. En yüksek parayı kim verirse Erdemir onun olsun" dedi.
Ortaklık kültürünün gelişmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: Gücünü birleştirmezsen büyüyemezsin. Sonuçta taşeron ya da amele olmaya mahkûmsun.

İSTANBUL - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu şu anda Türkiye merkezli 33 firmanın yer aldığı ve kendilerinin koordinasyonunu yaptıkları Ortak Girişim Grubu'nun Erdemir ihalesini kazanmasını istediklerini, ancak kazanmasa da yaratacağı rekabet ortamıyla ülke ekonomisine en iyi katkıyı sunacak yüksek fiyatın verilmesini sağlayacağını söyledi.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, "Ama kesinlikle ne Başbakan Tayyip Erdoğan, ne de başka birileriyle (ucuza verilsin) görüşmeleri içinde değiliz. Ben ucuza almak, kayırılmak istemiyorum. (Yerli mi, yabancı mı sömürsün) mantığı çok yanlış. İhaleyi en yüksek fiyatı veren kazanacak" diye konuştu.
'Türkiye kazanmalı'
Erdemir özelleştirmesinde başarılı olabileceklerini, demir-çelikte Erdemir'in kendi know-how'ının bulunduğunu, işletme personelinin sektörde çok iyi yetiştiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, kesinlikle yabancı sermaye karşıtı olmadıklarını, ancak yanlış değerlendirmeler nedeniyle 'milli sermaye bunu ucuza kapatacak' imajı doğduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu koordinatörlüğünü yaptıkları grupta Türkiye merkezli ancak yabancı ortaklı şirketlerin de bulunduğunu belirterek "Önemli olan kazandığının Türkiye'nin hesabına yazılması. Bu şirketlerin oluşturduğu yapının Erdemir'i almasını istiyoruz' dedi. Hisarcıklıoğlu, grubun ihaleyi kazanması halinde gerekli görülürse TOBB'un da 3 yıl sonra hisselerini satıp çıkma şartıyla ortak olabileceğini belirtti.
Şu anda Türkiye'de 5 milyon işsize iş bulmanın maliyetinin 250 milyar dolar olduğuna, hızlı büyümeye rağmen geçen yıl sadece 45 milyar dolarlık istihdam yaratıldığına işaret eden Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:
"Özelleştirmeye ve yabancı sermayeye karşı değiliz. Bugün 'yabancı sermaye gelmesin' deme lüksümüz yok. Türkiye'deki ilk 500 şirketin yüzde 30'u yabancı. Ancak maalesef yabancı sermaye konusunda hâlâ net bir stratejimiz yok. Hangi sektörlere kim girmeli, ne yatırım yapmalı bunlar belli değil. Bunları belirleyip onları kapılarına kadar gidip davet etmeliyiz."
'Devletin yapacağı iş üzerimize kaldı'
Hisarcıklıoğlu Formula 1 konusunda, "Devletin yapması gereken işi biz yapıyoruz. Bu Türkiye'nin tanıtımı için önemli bir fırsattır. Dünyanın her yerinde tesisleri devlet yapar. Türkiye'de bu iş İTO gibi, TOBB gibi sivil toplum kuruluşlarının üzerine kaldı. Vatan, millet, Sakarya deyip girdik bu işe" dedi.
Hisarcıklıoğlu, Formula 1'in 19'u canlı olmak üzere 203 ülkenin televizyonlarından gerçekleştirilecek yayın sayesinde Türkiye'nin 2 milyar dolara eşdeğer tanıtımının yapılacağını vurgulayarak, "Yarışı izleyenlerin binde 2'si o ülkeye turist gidiyor. Bu da 4 milyon kişi yapıyor. Ortalama 1000 dolar harcasalar 4 milyar dolar eder. Bu da önümüzdeki yıllarda Formula 1'in getireceği ilave turist sayısı ve geliridir" diye konuştu. Formula 1 için gelen turistlerin İzmit, Yalova, hatta Bursa'daki otellerde konakladıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, "Formula 1 Türkiye'nin tanıtımı açısından çok önemli. Sadece turistlerin yapacağı alışverişten kalacak katma değer vergisinin 16 milyon dolar olacağı tahmin ediliyor" ifadesini kullandı.
Hisarcıklıoğlu, "Formula 1'de en çok sponsorluk konusundan çektik. Yarışların ana sponsoru yok. Çünkü global, uluslararası olmuş markamız yok. Bu işin bedeli 3 milyon dolar. Hiç kimseden teklif gelmedi. Bu sadece bizim değil, hepimizin işi. Herkesin destek vermesi lazım. Ülke ekonomisi minimum 3 milyar dolar kazanıyorsa bunu yapmak lazım. Devletin yapacağı iş hasbelkader üzerimize kaldı. Dünyanın diğer ülkelerinde bu işin arkasında devlet desteği var" dedi.
Hisarcıklıoğlu: Türkler amele mi olsun?
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Hisarcıklıoğlu, Erdemir özelleştirmesi için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin koordinasyonunda oluşturulan Ortak Girişim Grubu ile Türkiye'de ortaklık kültürünü geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Bu kültürün geliştirilebilmesi için birilerinin öncülük etmesi lazım. Neden bizim 100 yıllık şirketlerimizin sayısı çok az. Global dünyada gücünü birleştirmezsen büyüyemezsin. Büyüyemezsen yok olmaya, taşeron, amele olmaya mahkûmsun. Yani bunları yapmayalım da Türkler amele mi olsun? Kendi duygularımızdan vazgeçip bir arada yaşamayı, kazandıklarımızı paylaşmayı öğrenmeliyiz" dedi.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na göre Türkiye'nin Turkcell, Tüpraş ve Erdemir olmak üzere global oyuncu olabilecek 3 firması var. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin dünyada global bir oyuncu olmak istiyorsa global şirketleri bulunması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin maalesef global şirketi yok. Dünyada ilk 100'de bir Türk şirketi yer almıyor. İlk 1000 de var. Globallik, sadece askeri veya siyaseten olmuyor. Bu global bir şirketin varlığıyla da mümkün olur. Türkiye'nin global oyuncu olabilecek 3 firması var: Turkcell, Tüpraş ve Erdemir... Erdemir 2010'da çelik şirketleri arasında dünyada ilk 10'a girmeyi hedefliyor ki 15 milyon tonu yakaladığında global oyuncu olabilir."
Hisarcıklıoğlu, Erdemir için nisan ayında iş dünyası, basın ve kamuoyundan "Eğer bu iş Türk firmalarında kalacaksa bunu TOBB organize etsin" şeklinde yoğun bir baskı geldiğini, bunun üzerine mayıs ayında özelleştirmeyle ilgilenebilecek firmalarla görüştüklerini belirtti. O günlerde Türk firmalarının beklemekten yana olduklarını söylediklerini ifade ettiklerini belirten Hisarcıklıoğlu haziranda da TOBB'un koordinatörlüğünde yapılanmanın tamamlandığını söyledi. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin en önemli ihtiyacının ortaklık kültürünün geliştirilmesi ve paylaşılması ile global oyuncu yaratabilmesi olduğuna işaret ederek, "Biz yoksa rengine bakıp Türk kanı mı değil mi diye değil, Türkiye'de yerleşik yabancı ortaklı Türk firmalarının da içinde bulunduğu bir konsorsiyum oluşturduk. Bu da yabancı firmalara düşmanlık beslemediğimizin en iyi göstergesi" diye konuştu.
500 milyon dolarlık taahhüt
Erdemir ihalesinde, altın hissenin yanı sıra alıcı firmadan 'yatırım' için de taahhüt alınacak. Edinilen bilgiye göre, ihale şartnamesi gereği alıcı olan firma, Erdemir'in yapmakta olduğu ve yapmayı planladığı yatırımları, zorunlu olarak devam ettirecek. Bunun için firmadan 500 milyon dolarlık teminat mektubu alınacak.
Alıcı firma ayrıca Erdemir'in kapasitesini koruyacak, kapasite azaltamayacak, şirketin entegrasyonunu korumak mecburiyetinde olacak ve bununla ilgili hiçbir birim kapatılamayacak.
Özelleştirme İdaresi yetkilileri, konuyla ilgili olarak, tüm bunların garanti altına alınabilmesi için, teminat mektubunun yanı sıra Erdemir, İsdemir ve Erdemir Maden şirketlerine altın hisse konulduğunu kaydetti.
Özelleştirme İdaresi: Kural belli
Özelleştirme İdaresi olarak, oyunun kurallarını düzgün koyduklarını kaydeden yetkililer, "13 oyuncu sahada, biz hakemlik yapıyoruz. Kuralları koyduk, kazanan da kaybeden de kendi belirleyecek" ifadesini kullandı.
Öte yandan Özelleştirme İdaresi yetkilileri, Erdemir özelleştirmesinde kimsenin mağdur olmayacağını belirtirken, öncelikle istihdam garantisi bulunduğunu hatırlattılar. Bunun iki yıl süreyle geçerli olacağına işaret eden yetkililere göre, iki yılın sonunda ise Erdemir ve İsdemir'deki kapasite artırıcı yatırımlar tamamlanacak, dolayısıyla ek çalışana ihtiyaç duyulacak.