Biyodizelde ÖTV'yi sıfırladılar atık yağlardan üretileni unuttular

Kanola ve aspir gibi tarım ürünlerinden elde edilen, tarım sektörüne teşvik olarak tanımlanan yerli biyodizel üretimine ÖTV 17 Aralık'tan itibaren sıfırlanıyor.

ANKARA - Kanola ve aspir gibi tarım ürünlerinden elde edilen, tarım sektörüne teşvik olarak tanımlanan yerli biyodizel üretimine ÖTV 17 Aralık'tan itibaren sıfırlanıyor. ÖTV muafiyetinden lisanslı işletmeler yararlanacak ve motorinle harmanlanacak biyodizel oranı yüzde 2'yi geçemeyecek.
Bakanlar Kurulu'nun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı. Karara göre, biyodizelin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından biyodizel üretimi için verilen 'işleme lisansı' sahibi firmalar tarafından yalnızca 'Türkiye'de üretilen' tarım ürünlerinden elde ediyen biyodizel motorin ile harmanlanmak kaydıyla 65 kuruşluk ÖTV'den muaf tutulacak.
Altı ay önce imzaya açıldı
Yerli biyodizele sıfır ÖTV uygulaması rafinerici ve dağıtıcı firmalara tesliminde uygulanacak. Fakat kararname biyodizel üreticilerini mutlu etmedi. Ezici Yağ Sanayi Biyodizel ve Enerji Üretimi Pazarlama A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ezici, "ÖTV istisnası bitkisel atık yağlar için de getirilmezse, biyodizel olarak değerlendirebilecek 350 bin ton bitkisel atık yağ, Türkiye'nin sadece çevre sorunu olarak kalır" dedi.
Ziraat Odaları ile kanola ve aspir üreticisi çiftçilerin ÖTV muafiyeti taleplerini gündeme getirmelerinin ardından, Bakanlar Kurulu 6 Haziran'da Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve yerli biyodizel üretimini kapsayan kararnameyi imzaya açmıştı. Karaname, bu tarihten sonra yaklaşık altı ay sonra yürürlüğe girmiş olacak.
Erdoğan olumlu bulmuştu
Bakanlar Kurulu kararında, biyodizelde sıfır ÖTV uygulamasının kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren 10. günde yani 17 Aralık'ta yürürlüğe gireceği hükmü yer aldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kararnamenin Bakanlar Kurulu'nda görülerek imzaya açıldığı haziranda, biyodizel üretiminde kullanılan pamuk, buğday, ayçiçeği, soya gibi yağı çıkarılan yerli tarım ürünleriyle kanola gibi alternatif tarım ürünlerinin üretimini teşvik ettiklerini belirterek, "Akaryakıt üretimi için yurtdışına yapılan döviz ödemeleri azaltılıyor, dış ticaret açığı açısından da olumlu" demişti.
Yüzde 5 olması istendi
TBMM'de biyodizel üretilen tarım ürünleriyle ilgili olarak yapılan çalışmada da, sıfır ÖTV önerilirken, motorine karışım oranının da yüzde 2'den 5'e çıkarılması önerilmişti. Bu düzenlemenin Türkiye'de yılda yaklaşık 90 bin ton olan biyodizel üretimini 500 bin tona çıkaracağı vurgulanmıştı.
'Maliyet 1.2 YTL'yi aşıyor'
Bakanlar Kurulu bu öneriyi benimsemedi. AB'de de biyodizelin motorine katkı oranı yüzde 2 olarak uygulanıyor. AB Enerji Politikalarına göre, biyodizelin motorine karışım oranı 2012 yılında yüzde 5.75, 2020 yılında yüzde 20'ye çıkarılması öngörülüyor.
Yerli hammaddeden biyodizel üretiminde 'ÖTV'nin sıfırlanması' yönündeki Bakanlar Kurulu kararını eleştiren Mustafa Ezici ayrıca şunları söyledi: "Türkiye'de her yıl 350 bin ton bitkisel atık yağ çıktığının tahmin edilmesine karşın, lisanslı atık yağ toplama kuruluşları tarafından geçen yıl 1200 ton, bu yıl ekim ayına kadar da 1400 ton atık yağ toplandı.
Atık yağ toplama lisansı olan dört firmadan üçü, topladıkları atık yağı yemlik ve sabun olarak değerlendirme konusunda lisanslı. Sadece Ezici Yağ Sanayi'nin bitkisel atık yağı biyodizele dönüştürme lisansı var. Ancak, bakanlar kurulu, soya, aspir, kanola gibi yerli hammaddeden üretilen biyodizel için ÖTV istisnası getirirken, atık bitkisel yağları kapsam içine alınmamış. Bu durumda, atık bitkisel yağlardan üretilecek biyodizelde litrede 0.650 YKr'lik ÖTV devam edecek. Bu durumda, maliyet 1.2 YTL'nin üzerine çıkacağı için bitkisel atık yağlardan üretilecek biyodizelin piyasada satış imkânı olmayacak. Halen 500 tonun üzerinde bitkisel atık yağ stoku bulunuyor." (Radikal, aa)



'Sektörle dalga geçiyorlar'
Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği Genel Başkanı Tamer Afacan, kararın, neredeyse altı ay bekletilip, üstelik de sektörün önünü kapatacak şekilde çıktığını söyledi. Afacan, şöyle devam etti: "Çukobirlik başta olmak üzere tarım satış birlikleri, üyelerinin ürettiği yağlı tohumlardan biyodizel üretmek ve bunu tekrar üyelerine vermek için tesis kuruyor. Şimdi yüzde 2 katkı sınırlaması getirildi. Hiçbir şekilde yakıt maliyetinde bir avantaj sağlamıyor. Kimse, litrede belki 10 YKr'lik vergi avantajında, yüzde 2'lik katkı oranı için uğraşmaz. Kanola, eylülde ekilir. Ama kararname gecikti, çiftçi de ekimden vazgeçti. Biyodizel üreticileriyle dalga geçen, biyodizelin tarım boyutunu dikkate almayan bir kararname. Sektöre bir yıl daha kaybettirdiler."


'Yağlar denize akıyor'
İstanbul'da, 30 bin noktada bitkisel atık yağın toplanması gerekirken, bunun toplanamadığını, her gün 400 ton atık yağın Marmara Denizi'ne akıtıldığını ifade eden Mustafa Ezici, bitkisel atık yağdan üretilen biyodizele de ÖTV istisnası getirilmesi halinde, 4-5 milyon YTL yatırımla 20 bin noktada atık yağ toplama altyapısını oluşturabileceklerini, böylece çevre kirliliğinin de önleneceğini kaydetti. Halen, madeni yağlar için üretilen yağın 'yüzde 10'u kadar' atık yağın geri toplama zorunluluğu bulunduğunu, PETDER'in madeni yağ toplama işini organize ettiğini anlatan Ezici, bitkisel yağlarda ise bu kadar büyük çevre tehdidine rağmen geri toplama oranının düşük olmasının üzücü olduğunu vurguladı. Atık yağları toplama maliyetinin litrede 70 YKr olduğunu belirten Ezici, "ÖTV istisnası bitkisel atık yağlar için de getirilmezse, biyodizel olarak değerlendirilebilecek 350 bin ton bitkisel atık, Türkiye'nin sadece çevre sorunu olarak kalır" dedi.