Bölgesel köprü Türkiye

Türk bankacılık sektörüne yoğun ilgi gösteren birbiri ardına ortaklıklar gerçekleştiren yabancı yatırımcılar, Türkiye'yi bölgede büyüyebilecekleri bir merkez olarak da gördüklerini sıkça dile getiriyorlar.
Haber: YASEMİN KAPIYOLDAŞ / Arşivi

İSTANBUL - Türk bankacılık sektörüne yoğun ilgi gösteren birbiri ardına ortaklıklar gerçekleştiren yabancı yatırımcılar, Türkiye'yi bölgede büyüyebilecekleri bir merkez olarak da gördüklerini sıkça dile getiriyorlar. 70 milyonluk nüfusuyla gelişmeye, büyümeye son derece açık bir pazar olarak dikkat çeken Türkiye'nin, Avrupa ile Asya arasındaki köprü niteliğini hatırlatan Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Özlem Cinemre, "Yabancı bankalar, kısa vadede Türkiye pazarını maksimize etmek istiyorlar. Bölgesel güçlenme ise orta ve uzun vadeli planların parçası" diye konuştu.
Finans sektöründe geçen yıl gerçekleşen Garanti Bankası-GE Capital, Dışbank-Fortis işlemleri, yüksek değeriyle de yıla damgasını vuran yabancı alımlarıydı. 2005'in başlarında sonuçlanan TEB Mali Yatırımlar-BNP Paribas ortaklığında olduğu gibi bu işbirliklerin ardından yapılan açıklamalarda, altı çizilen konulardan ilki, Türk bankacılık sektörünün büyümeye yönelik potansiyeliyse ikincisi bölgesel konumuydu.
Büyümenin merkezi
Nitekim, Garanti Bankası'nın yüzde 25 hissesini alan GE Capital'in açıklamaları arasında bankanın bölgesel olarak güçlendirilmesi hedefi de yer aldı.
Dışbank'ı geçen yıl devralan Belçika-Hollanda kökenli Fortis'in icra kurulu başkanı Jean Paol Votron da "Türkiye, Fortis'in bölgesel büyüme merkezi olacak" diyerek ülkeye yatırımda vizyonun ne kadar geniş tutulduğunu ifade etmişti. Yabancılar tarafından kapısı çalınan finans kurumları arasındaki Finansbank'ın dış ilişkilerden sorumlu genel müdür yardımcısı Özlem Cinemre, konuyla ilgili şunları söyledi:
"Yabancı bankalar, sadece Türkiye'deki potansiyel için gelmediklerini söylüyorlar. Türkiye, bireysel bankacılıkta tüketici, konut kredileriyle, KOBİ şirketlerine yapılacak mikro kredilendirmeyle son derece cazip bir pazar. Yani üreten ve tüketen bir pazar. Ancak, Türkiye'nin rolü de önemli. Avrupa ile Asya arasında köprü olma durumu çok önemli. Kültürlerin karıştığı bir ülke. Bunu da değerlendirmek istiyorlar."
Kültürel yakınlık etkili
Şu aşamada ülkenin bölgesel özelliğinin sadece sözle vurgulandığını belirten Özlem Cinemre, "Bunlar zamanla şekillenecek. Bölgesel faaliyetlerde Türk bankaları görevlendirilecek" dedi.
Finans sektöründe bugüne kadar gerçekleşen ortaklıklar ve satın almalara bakıldığında ilginin ağırlıklı olarak Batı kaynaklı olduğu görülüyor. Türkiye'nin Ortadoğu ile kültürel ve tarihsel yakınlığının bu bölgelerde iş yapmasını kolaylaştırdığını söyleyen Cinemre, Amerika'dan, Avrupa'dan gelen bankalar için bu ülkelerin uzak düştüğüne dikkat çekti. Dolayısıyla 'Türkiye'ye verilecek rol, Avrupa'da değil de Orta Asya, Ortadoğu bölgesinde öngörülüyor'. Bölgede büyümek isteyen yabancı bankaların, Türkiye'ye Rusya ve bağlantılı cumhuriyetler, Ortadoğu'da Bahreyn, Kuveyt gibi ülkelerde rol vereceğini ifade eden Cinemre, kültürel ve tarihsel yakınlığa dikkat çekti.
Rusya'da, Romanya'da 30 civarında şubesiyle bireysel bankacılık yapan ve Ukrayna'da da banka kurmaya hazırlanan Finansbank'ın yurtdışı faaliyetleriyle de ilgili bilgi veren Cinemre, "Bunlar, girmesi de kalması da zor pazarlar, ancak bankanın etiketine değer katıyor" diye konuştu.
Yabancıya cazip, çünkü...

  • Asya ile Avrupa arasında köprü,
  • Üyeliği gerçekleştiğinde AB'nin en yüksek nüfuslu ülkesi olacak,
  • Gerek Ortadoğu, gerek Orta Asya ülkeleriyle ortak dil, kültürel ve tarihsel bağları var,
  • Modern bir İslam ülkesi olarak bölge ülkelerine örnek olabilir, Avrupa'nın bakışını taşıyabilir,
  • 70 milyonluk pazarıyla keşfedilmemiş bir cevher.
    'İstanbul'dan operasyon ucuz'
    Yabancıların, Türkiye pazarına ilgisinin esas nedenini 'Sahip olduğu büyüme potansiyeli' diye açıklayan İş Bankası Dış İşler Müdürü Turgay Atalay, "Türkiye'nin bölgesel cazibesi işin bonusu" dedi. Çevre ülkelerde büyümek isteyen yabancı yatırımcılar için İstanbul'da olmanın avantajlarını kabul eden Atalay, şu açıklamayı yaptı: "Orta Asya'ya Londra'dan ulaşmak yerine İstanbul'dan ulaşmak daha kolay, daha az maliyetli. Yabancı finans kurumları bunun farkında ve İstanbul'daki ofislerinden çoğunlukla Ortadoğu, Balkanlar ve Orta Asya bölgesini de kontrol etme yoluna gidiyorlar. İstanbul, merkez olarak neden önemli? Çünkü, bölgesel operasyonlar için lokalizasyon özelliği göz ardı edilemez. Tarihsel, kültürel yakınlığı var. Çalışanların niteliğinin altını çizmek lazım. Hem Doğuluya hem Batılıya hitap ediyor. İstanbul'dan operasyon yürütmek daha ucuz."