'Bölgesel ücret, primleri düşürür'

Türk-İş, önümüzdeki aylarda toplanacak, 2006 yılı başından itibaren geçerli olacak yeni asgari ücretin belirleneceği toplantılarına damgasını vurması beklenen bölgesel asgari ücret önerilerine karşı bir rapor hazırladı.

ANKARA - Türk-İş, önümüzdeki aylarda toplanacak, 2006 yılı başından itibaren geçerli olacak yeni asgari ücretin belirleneceği toplantılarına damgasını vurması beklenen bölgesel asgari ücret önerilerine karşı bir rapor hazırladı. Türk-İş, ülkenin sorunlarını yoksullar sırtından çözmeye çalışan bir öneri olarak değerlendirdiği bölgesel asgari ücretin SSK'nın prim gelirlerinde azalmaya ve hukuki karmaşaya yol açacağı, iç göçe neden olacağı uyarısında bulundu.
İşçi, işveren ve hükümeti temsilen beşer üyeden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 1 Ocak 2006'dan itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere önümüzdeki aylarda toplanacak. Ancak toplantılara işsizliği önleyeceği ve istihdamı artıracağı gerekçesiyle Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan tarafından gündeme getirilen bölgesel asgari ücret tartışmalarının damgasını vurması bekleniyor. Türk-İş de asgari ücret toplantıları başlamadan önce konuya ilişkin görüşlerini 'Asgari Ücret Gerçeği' başlıklı raporda topladı.
Hazırlanan raporda, bölgesel düzeyde asgari ücret uygulamasının memur maaşları, emekli aylıkları, elektrik ve benzin fiyatları gibi birçok alanda benzeri talepleri gündeme getirebileceği uyarısında bulunuldu.
SSK prime esas kazancın alt sınırını asgari ücret oluşturduğu ve kurumun bütçesini prime esas kazancın alt ve üst sınırlarını dikkate alarak yaptığı anımsatılan raporda, "Alt sınırların bölgeler itibarıyla farklılaşması kurumun büyük ölçüde prim kaybına yol açacaktır. Böyle bir uygulama finansman darboğazında bulunan kurumun prim gelirini düşürerek görevini yerine getiremez duruma yol açabilecektir" denildi.
Asgari ücretin çoğu ceza uygulamalarında temel ölçü olduğuna dikkat çekilen raporda, asgari ücretin bölgesel olarak uygulanması durumunda farklı asgari ücrete dayalı farklı ceza uygulamaları nedeniyle hukuki bir karmaşa doğabileceği uyarısında bulunuldu. Bölgesel asgari ücret uygulamasında ücret farklılığından dolayı daha yüksek asgari ücretin ödeneceği bölgelere iç göçün hızla artacağı savunularak, "Asgari ücretin bölgelere göre belirlenmesi, asgari ücretin genel anlam ve felsefesine aykırıdır" denildi.
'Neden ücret değil'
Türk-İş'in işsizliğin önlenmesi için uygulanacak politikaları desteklediği kaydedilen raporda, işsizliğin yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin temel sebeplerinden biri olduğu, işsizliğin azaltılmasının en etkili yolunun sadece ekonominin büyümesi değil, yeni yatırımların yapılması ve yeni iş alanlarının açılmasından geçtiği kaydedildi. Türkiye'de yatırımları ve istihdamı artırmanın önünde en büyük engel olarak işgücü maliyetlerinin yüksekliğinin gösterildiğine dikkat çekilen Türk-İş raporunda, "Bu durum ülke gerçekleriyle bağdaşmamaktadır. Türkiye'de emek maliyeti uygulanan ekonomik ve sosyal politikalarla düşürülmüştür. Ülkedeki yaygın işsizlikten yararlanarak emek sömürüsü yapılması her alanda olumsuz sonuç doğuracaktır" denildi.
Kayıt dışı istihdamla mücadelenin düşük asgari ücretle sağlanamayacağı ifade edilen raporda, asgari ücret düzeyinden kesilen primlerle çalışanların sosyal güvenlik harcamalarının karşılanmasının mümkün olmadığı belirtilerek, "Sosyal güvenlik açıklarını gerekçe yaparak hak kayıplarını gündeme getirenlerin, öncelikle kayıt dışı istihdam ve ekonomiyi azaltma konusunda etkin politikalar uygulanmasına öncelik vermeleri gerekiyor" denildi.
Türk-İş raporunda, bölgesel asgari ücretin ülkenin sorunlarını yoksullar sırtından çözmeye çalışan bir öneri olduğu ileri sürülerek, "Bu düşünce adil ve sosyal olmadığı gibi ekonomik de değildir. Türk-İş, ülkenin geleceği için daima fedakârlıkta bulunmuş ve bugünkü asgari ücret ile bunu sürdüren işçilerimizin haklarında gerilemeye asla izin vermeyecektir" ifadesi kullanıldı.
'IMF'den kurtulmalıyız'
Türk-İş tarafından hazırlanan Raporda, IMF ve Dünya Bankası politikaları dolayısıyla Türkiye'de ve özellikle çalışma hayatındaki sorunlara dikkat çekilerek, "Türkiye artık IMF'den kurtuluş yollarını düşünmek ve tartışmak aşamasına gelmelidir. İnsana öncelik veren ekonomik ve sosyal politikalar benimsenmeli ve ülkemizde uygulanmalıdır."