Borcunu aksatana kart yok

Dar gelirlilerin 'kurtuluşu' haline gelen, ancak giderek artan 'batık' oranı ile sosyal bir yaraya dönüşme riski yaratan kredi kartları için uzun süredir beklenen yasal düzenleme için adım atıldı.

ANKARA - Dar gelirlilerin 'kurtuluşu' haline gelen, ancak giderek artan 'batık' oranı ile sosyal bir yaraya dönüşme riski yaratan kredi kartları için uzun süredir beklenen yasal düzenleme için adım atıldı. Kredi Kartları Yasa Taslağı, ilk Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılacak. Taslağa göre, bankalar talep olmadan kredi kartı veremeyecekler, borcunu ödemeyen bir daha kredi kartı alamayacak. Kartların limitleri de aylık gelirin iki katını aşamayacak. Kredi kartı kullananların gecikme faizleri de makul seviyeye çekiliyor.
Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasa Taslağı'nın ilk Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılacağını belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, tasarının TBMM'de öncelikli olarak ele alınması için komisyon başkanlarıyla görüşeceğini söyledi.
Abdüllatif Şener, kredi kartlarında son zamanlarda "takibe düşen alacaklarda az da olsa artış olması, tüketicilerden gelen şikâyetler ve hızla büyüyen kredi kartı hacmi" nedeniyle yasayı çıkaracaklarını ve sözleşmelerden kaynaklanan sıkıntıların da giderileceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener taslak hakkında da bilgi verdi. Buna göre, bankalar şu anda yaptıkları gibi 'istemeyen'e kredi kartı veremeyecekler. Kredi kartı kişinin talepte bulunması halinde verilebilecek. Borcunu ödemeyen kredi kartı sahipleri de bir daha kart alamayacaklar. Kredi kartlarının limiti, kişinin geliriyle bağlantılı olacak ve limitler aylık gelirin iki katını aşamayacak. Bu limit, kredi kartı sayısı ile artırılamayacak. Gelirin belirlenmesinde beyan esas alınacak.
Yasa taslağı, kamuoyunda en çok tartışılan 'yüksek faiz' için ise herhangi bir düzenleme içermiyor, ancak gecikme faizlerine sınır getiriyor. Şener, faiz oranlarıyla ilgili bir kısıtlama getirilmediğini, ancak faiz oranları hesabına ilişkin bir düzenleme yapıldığını söyledi. Başbakan Yardımcısı Şener, BDDK'nın bankaların belirlediği faiz oranlarını 'her ay ilan edeceğini', tüketicilere tercih olanağı sağlanacağı bilgisini verdi. Yeni sözleşmeler ile kredi kartı faiz oranlarındaki değişiklik hemen müşteriye bildirilecek, yeni oranlar geriye yürütülemeyecek.
Tüketiciye de uyarı
Mevcut uygulamada, gecikme faizi hesabında bankalar lehine sonuç doğuran uygulamaya son veriliyor. Şener, bankaların hesabın tamamına değil, ödenmeyen kısmına faiz yürütülebileceğini, bileşik faiz uygulanamayacağını, faiz hesabının hesap kesim tarihinden başlayacağını ve gecikme faizinin borcun yüzde 30'unu geçemeyeceğini açıkladı. Şener, müşterilere de "kredi kullanan müşterilerin, bütçe sınırını aşan harcamalarda bulunmaması temel kural olmalıdır. Dünyada herkesin imkânlarına ve bütçesine göre harcama yapması gerekir" uyarısında bulundu.
Şener, kredi kartı sözleşmelerinde, müşterilerin şartları belirleme gücüne sahip olmadıklarına, sayfalarca sözleşme metninin müşteri tarafından kavranamayacak ifadeler içerdiğini, ihtilaf halinde müşterilerin kazanma şansının olmadığına dikkati çekti. Çerçeve kanunla müşterilerin hakkı BDDK tarafından gözetilecek. Sözleşmedeki hususları BDDK belirleyecek. 'Karınca duası gibi' yazılara son verilecek. Şener, sözleşmelerin 12 punto ve koyu harfle anlaşır düzenleneceğini, tek yanlı haksız şartlara yer verilmeyeceğini söyledi. Şener, Banka ve Kredi Kartları Yasa tasarısının uygulamaya girmesinin ardından, bankaların faiz ile ilgili düzenlemelere bir ay, diğer hususlarda ise bir yıl içinde yasaya uyum sağlayacaklarını açıkladı. Şener, soru üzerine, tasarıya mevcut kredi kartları borçlarıyla ilgili bir düzenlemeye hukuki ihtilaflara neden olacağı gerekçesiyle yer verilmediğini söyledi.
'IMF ile faiz dışı fazla tartışılıyor'
Şener, özelleştirme gelirlerinin yüksekliği nedeniyle faiz dışı fazlanın indirilebileceği tartışmasına değinerek, şunları söyledi: "2006 yılı için yapılan çalışmalarda yüzde 6.5 faiz dışı fazla öngörülmüştü. Geldiğimiz noktada şöyle bir değerlendirme yapılıyor. Tüpraş, Telekom gibi gelir fazlası kuruluşlar faiz dışı fazlayı olumlu etkilemektedir. Bu kuruluşların özelleştirme işlemleri tamamlandığına göre 2006'nın faiz dışı fazlayı olumlu etkileyen bu kuruluşlara ait gelirler kamu hesaplarında görülmeyecek. Dolayısıyla yüzde 6.5 faiz dışı fazla öngördüğümüzde bazı dezavantajlar olacak. Bunları telafi amacıyla bu kuruluşların gelirlerinin oluşturacağı oranın hedeften düşürülmesi mümkün müdür değil midir, tartışılan bu.
Faiz dışı fazla, konsolide bütçe faiz dışı fazlası ve KİT faiz dışı fazlasından oluşuyor. Tartışmanın konsolide bütçe faiz dışı fazlayla ilgisi yok. Öngörülen fazla neyse o olmalı. Ama KİT faiz dışı fazlasında gelir fazlası olan kuruluşların satılmış olmasını dikkate almamız daha gerçekçi olmaz mı, sorusu var. IMF ile son görüşmelerde ele alınan bu. Bu konuda tam verilmiş karar yok"
Şener, Hazine'nin 2005 finansman programında 172 milyar YTL borçlanılacağına işaret ederek, özelleştirme gelirleri Hazine'ye aktarıldıkça finansman dengelerinde iyileşme meydana geleceğini, Hazine'nin daha az borçlanacağını, borç stokunun azalacağını söyledi.