Botaş'a 19.4 milyon dolara 'bozma baraka' sattılar

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattının Gürcistan sınırı-Erzurum arasındaki bölümünü oluşturan Lot A'nın yapımını üstlenen Tepe-Nacap konsorsiyumunun inşaatta kullandığı kampların Botaş tarafından 19.4 milyon dolara satın alındı.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattının Gürcistan sınırı-Erzurum arasındaki bölümünü oluşturan Lot A'nın yapımını üstlenen Tepe-Nacap konsorsiyumunun inşaatta kullandığı kampların Botaş tarafından 19.4 milyon dolara satın alındı. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK), çalışan işçilerin barınması için yapılan kampların satın alınması işlemini, Botaş'tan Tepe-Nacap'a kaynak aktarımı olarak nitelendirdi.
YDK, kampın maliyet hesaplamasında, kamp yapımı ile ilgisi olmayan veya okunmayan faturaların kanıt olarak gösterildiğini kaydetti. Rapora göre, kamplarda konteynırdan bozma barakalar, mutfaklar ve karavanlar var.
Sözleşme iptal edildi
YDK'nın Botaş için hazırladığı raporda ayrıntılarıyla anlatılan kaynak aktarımı süreci, Tepe-Nacap tarafından yürütülen işlerin zamanında bitirilemeyeceği ve BTC için uluslararası konsorsiyuma tazminat ödenmesi tehlikesi belirince, sözleşmenin feshedilip, işin kalan bölümünün, CHP'den AKP'ye geçen Batman Milletvekili Nezir Nasıroğlu'nun kuzeni Muzaffer Nasıroğlu'na ait Fernas'a verilmesinden önce başladı. Tepe-Nacap'ın boru hattı yapımı ve Tepe'nin tek başına istasyon yapımına ilişkin sözleşmeler sırasıyla 7 Ocak 2005 ve 29 Mart 2005 tarihlerinde feshedildi.
Ancak sözleşmeler feshedilmeden önce Botaş Yönetim Kurulu 23 Aralık 2004 tarihinde Kars'ın Köprüköy ilçesindeki Hanak kampının; 7 Aralık 2004 tarihinde de boru hattı üzerindeki beş istasyonda bulunan kampların toplam 20 milyon dolara kadar bir bedelle satın alınmasını kararlaştırdı. Tepe-Nacap konsorsiyumu ise kamplar için 24.9 milyon dolarlık talepte bulundu.
Bu arada Başbakanlık YDK, 2005'in mart ayında BTC ile ilgili hazırladığı özel inceleme raporunda Tepe-Nacap'a ilişkin çeşitli tespitlerde bulundu ve gruba 45.3 milyon dolar fazla ödeme yapıldığını, fazladan ödenen bu paranın tahsil edilmesini istedi.
YDK'nın bu tespitine karşın, kamplar için pazarlıkla 19.4 milyon dolar üzerinde uzlaşılan bedel, 2005'in ağustos ve ekim aylarında şirkete ödendi.
Okunmayan faturalar
İnşaatlarda kamp yerlerinin kuruluşu ve işçilerin barındırılması görevinin müteahhitlere ait bulunduğunu vurgulayan YDK, kampların Botaş tarafından satın alınmasıyla işten el çektirilen müteahhit firmaların önemli miktarda finansman kaynağı elde ettiklerini ileri sürdü.
Müteahhit firmaların, kampların yapım maliyetine ilişkin Botaş'a sunduğu harcama dokümanlarını inceleyen YDK, faturaların Ankara, Erzincan, Erzurum, Kars, Hanak, Ardahan, Konya, İzmir, Çorum ve Artvin gibi değişik illerdeki çok sayıda şirketten alındığını belirledi. Raporda, faturalarda yapılan basit bir incelemede, bazı fiyat farklılıkları ve kamp kurulması dışında olabilecek ödemeler, okunmayan fotokopiler görüldüğü belirtildi.
YDK'nın raporuna göre, kamp yerlerinde işçilerin barınması için konteynırdan bozma barakalar, mutfaklar, karavanlar gibi kamp malzemeleri bulunuyor.
164 milyon dolar istendi
Hazırlanan raporda, "Devralınan kamplar için ödenen 19.4 milyon dolar bedelin harcama belgelerinde kamplarla ilgisiz belgeler bulunması, belgeler arasında fiyat farklılıkları olması ve ödemenin finansman aktarımı niteliğinde görülmesi gibi nedenlerle muhasebe ve teknik elemanlardan oluşturulacak bir komisyonca inceleme yapılması önerilir" denildi. Tepe şirketinin istasyon yapımı işleri için Botaş'tan 164 milyon dolar fiyat farkı talebinde bulunduğu ifade edilen raporda, kamp kuruluşuyla ilgisi olmayan ödemelerin, bu alacaklardan düşülmesi istendi.
'Tazminat niteliğinde'
Tepe'ye yakın kaynaklar ise sözleşmenin Botaş tarafından tek yanlı olarak feshedilmesi nedeniyle, kamplar için yapılan ödemenin bir anlamda tazminat niteliğinde olduğunu savunurken, dolaylı olarak YDK'nın iddiasını da doğruladılar. Botaş yönetimi Tepe-Nacap konsorsiyumunun sözleşmesini, işlerin süresinde yapılamayacağının anlaşılması ve bu gecikme nedeniyle uluslararası konsorsiyuma Türkiye'nin tazminat ödeme tehlikesi doğması üzerine feshetmişti.