'Bu da bir hortumlama'

Bülent Ecevit hükümetinin 2001'de, AKP hükümetinin ise 2003 yılının başında tasfiye kararı aldığı ve o tarihte özelleştirmeden sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in...

ANKARA - Bülent Ecevit hükümetinin 2001'de, AKP hükümetinin ise 2003 yılının başında tasfiye kararı aldığı ve o tarihte özelleştirmeden sorumlu olan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in, "Yıl sonuna kadar tasfiye edilecek" dediği Türkiye Demir Çelik İşletmeleri (TDÇİ), aradan beş yıl geçmesine karşın ne tasfiye edildi, ne de başka bir şirketle birleştirilebildi, hâlâ faaliyette.
AKP Amasya Milletvekili Hamza Albayrak, özel sektörde 16 yıl üst üste zarar eden bir şirketin bulunup bulunmadığını TDÇİ yönetiminin ve Özelleştirme İdaresi yetkililerinin yanıtlaması gerektiğini söyledi.
Şirketin 4.8 milyar YTL'ye ulaşan 1989-2004 yılları arasındaki birikmiş zararına dikkati çeken Hamza Albayrak, "Bu bir yolsuzluk ve kamunun hortumlanması değil midir" diye sordu.
AKP hızlı başladı ama
Türkiye'nin demir çelik üretiminde dışa bağımlılıktan kurtarılması için 1955 yılında kurulan TDÇİ ilk yıllarda bu görevini başarıyla yerine getirdi. Ancak 1984 yılına gelindiğinde TDÇİ'ye bağlı Karabük Demir Çelik, görevini tamamladığı, ekonomik ve teknolojik ömrünü doldurduğu gerekçesiyle bir lira bedelle özelleştirildi. Bunu takiben 1998'de Sivas Demir Çelik, 1999'da Gerkonsan özelleştirilirken, 2002 yılında da İsdemir fabrikası Erdemir'e devredildi.
Böylece, esas faaliyet alanı olan demir çelik üretiminden uzaklaşan TDÇİ'nin fonksiyonlarını yitirdiği, işletme faaliyetlerinden doğan finansman açığının ticari bankalardan karşılanmasının açığının daha da büyümesine neden olduğu, demir cevheri gelirleri dışında başka bir geliri bulunmadığı dikkate alınarak tasfiyesi kararlaştırıldı. Bu konuda ilk karar 2001 yılında alındı.
Tasfiye işlemi gerçekleştirilemeyince 5 Temmuz 2002 tarihinde süre iki yıl uzatıldı. 3 Kasım 2002'de iktidara gelen AKP, güvenoyu aldıktan kısa bir süre sonra, 3 Ocak 2003 tarihinde bir karar alarak, tasfiye için, tamamı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı personelinden oluşan yönetim kurulunu yetkili kıldı.
Ancak şirket 2005 yılına kadar tasfiye edilemeyince AKP hükümeti 4 Mayıs 2005'te bir karar daha alarak, TDÇİ'nin özelleştirme kapsamında bir başka kuruluşla birleştirilmek suretiyle tüzelkişiliğinin sona erdirilmesini kararlaştırdı. Aradan yaklaşık bir yıl geçmesine karşın şirketin tüzelkişiliğini sona erdirme işlemi de bir türlü gerçekleştirilemedi.
Zararı giderek artıyor
TDÇİ'nin bünyesinde şu an sadece dört maden sahası bulunuyor. Bu sahalar rödovans usulüyle (üretilen madenden pay alma) özel sektöre devredildi. 2000 yılında 1844 personeli bulunan şirkette, İsdemir'in Erdemir'e devriyle personel sayısı 2002'de 112'ye, 2004'te ise 49'a düştü. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun (YDK) tespitine göre, tüzelkişiliğinin sona ermesi beklentisi içine girilmiş olması nedeniyle maden sahalarında rödovansla yapılan üretimleri kontrol ve denetim altında bulundurma imkânı da kalmadı.
YDK, 1989'dan beri sürekli zarar eden şirkette özkaynaklar birikmiş zararların etkisiyle tamamen yitirildi. Birikmiş zararların 4 milyar 782 milyon YTL'ye ulaştığını saptadı. Şirketin özkaynakları tümüyle bittiği gibi, artık zararını finanse edebilmek için de bir süredir borç almak zorunda kaldığı açıklandı.
YDK: Tüzelkişiliği acilen sonlanmalı
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK), TDÇİ'nin Sivas'ta 16.3 milyon metrekare, Karabük'te 122.3 bin metrekare, Kayseri'de 1850 metrekare arsası bulunduğunu, ancak bunların da gerektiği gibi korunamadığını bildirdi. Şirketin mevcut haliyle hukuki varlığını sürdürmesinin kamu zararına neden olduğuna dikkati çeken YDK, tüzelkişiliğinin sona erdirilerek kamu maliyesi üzerindeki külfetine son verilmesini istedi. CHP'li Kemal Sağ da 4.5 milyar YTL'lik zararın sorumlularının belirlenmesi gerektiğini belirtirken, tasfiye kararı alınmasına rağmen şirketin üç yıldan beri tasfiye edilemeyip bir başka şirketle birleştirilmek istenmesini, yolsuzlukların izini kaybetme çabası olarak nitelendirdi.